|
Banu Dağada
VİZYON Danışmanlık
Mühendislik ve Dış Ticaret Ltd.Şti.
ISO 9001 standardının Türkiye’de uygulanması ile beraber, ülkemizde
kalite konusu daha bir önem kazandı. Geriye dönüp bakıldığında, 1990’lı
yıllar ile birlikte kalite kavramı farklı ele alınmaya başlandı.
Özellikle de büyük firmalardaki uygulamalar ses getirdi. Büyük firmaların
aynı kalite çalışmalarını yan sanayilerinden talep etmesi, başlayan
çalışmalara hız kazandırdı.
1990 yıllarda verilen kalite eğitimlerinde, bir formülden bahsedildi. Daha
doğrusu iki formülden bahsedildi. Biri eski biri yeni;
eski
yeni
maliyet + kar = satış fiyatı
satış fiyatı – maliyet = ka
Formülün ikincisi kısaca şöyle diyor;
artık eskisi gibi fiyat belirlemekte serbest değilsiniz. Artık tekel olan
sektör çok az. Fiyatı rekabet şartlarında belirlemek zorundasınız. Ve de
maliyetlerinizi doğru yönetirseniz kar elde edebilirsiniz.
Hangi
sektörde yer alırsak alalım, bu gerçeği, her geçen gün çok daha iyi
yaşıyoruz. Özellikle de ülkemizin kısa dönem içinde yaşadığı krizler,
formülün hepimiz için kesinleşmesini sağladı. Artık maliyetlerimizi yönetmek
bir sanat haline geldi.
Satış yaparak para kazanabildiğimiz gibi maliyetlerimizi ve
israflarımızı azaltarak da para kazanabiliriz.
Hatta bu çalışmalar ile sektörümüzde karlı ve fark yaratabilen bir şirket
haline gelebiliriz. Maliyet ve israf azaltma çalışmaları, proseslerin
etkinlik ve verimlilik analizlerinden geçmektedir. Bu analizler sırasında
elde edilecek sonuçların değerlendirilmesi ile sürekli gelişim
sağlanacaktır. Sürekli gelişimi yakalayan, müşterisinin sesini duyan, fark
yaratan ve kaliteli ürününü/hizmetini zamanında ve optimum fiyatla sunabilen
şirketler yarının da şirketleri olacaklardır.
Yalın Üretim Teknikleri olarak
anılan ve temeli maliyeti azaltma ve israfları ortadan kaldırmaya dayanan
yönetim sistemi ile ilgili bilgi kaynaklarında “TOYOTA” her zaman
yer almaktır. Çünkü Toyota yalın üretim tekniklerinin ilk ve en iyi
uygulayıcılarından biridir. Toyota’nın kısaca tarihi gelişimine rakamlar
yardımı ile bakıldığında elde edilen sonuçlar çok net analiz
edilebilmektedir.
Toyoda ailesi büyüğü Sakichi Toyoda’nın 1910 yılında Amerika
gezisinde, çağın otomobil çağı olduğuna karar vermesi ile ilk adım
atılmıştır. Bu karar doğrultusunda aile otomobil şirketine yatırım yapılmaya
başlamıştır. 1940’lı yılların sonuna gelindiğinde, Toyota Motor
Company arkasında 7 yıllık bir geçmişi bulunan, tamamen marjinal bir
işletmeydi. Ürettiği otomobillerin toplamı, Ford’un Rouge’daki
fabrikalarında “bir tek günde” gerçekleştirilen üretimin yarısı bile
(Ford’un 7.000 araçlık üretimine karşı 2.685 otomobil) değildi. 1950
yılında Toyota’nın ürettiği toplam 11.706 araç dahi General Motors’un 4
milyon, Ford’un 2 milyon araçlık üretiminin yanında devede kulak kalıyordu.
45 yıllık iş yaşamının tamamını Toyoda ailesinin hizmetinde geçiren ve
Toyota Üretim Sistemi’ne temel oluşturan üretim felsefesinin fikir babası
Taiichi Ohno’nun, yöneticileri ile birlikte yaptığı Amerika gezisi ile
yalın üretim tekniklerinin temeli atılmıştır. Amaçları Amerika’daki firmalar
ile rekabet edebilecek üretim yapabilmektir. Ancak gördükleri sistem; Henry
Ford tarafından geliştirilen ve 1880-1940 yıllarında altın çağını yaşayan ve
günümüzde de halen kullanılan kitle üretim tarzıdır. Arzın ve talebin
düzenli olduğu dönemlerde ancak uygun olabilen bu sistem, Taiichi Ohno
tarafından benimsenmemiştir. Taiichi Ohno ve takım arkadaşları, daha
sonra Toyota Üretim Sistemi olarak adlandırılacak verimlilik,
etkinlik ve kaliteyi iyileştirme-geliştirme çalışmalarına başlarlar.
İşletmelerin hayatında kısa olarak kabul edilecek bir süre içinde öenmli son
uçlar elde etmeye başlarlar.
Elde edilen sonuçlardan birkaç örnek şunlardır:
-
Toyota
Motor Company 1980’li yıların başında, piyasaya sürdüğü 3.5 milyon
otomobille Batı’daki en büyük rakiplerinden yaklaşık 10 kat daha
az işçiyle dünya üreticileri arasında bir anda ikinci sıraya
yerleşmiştir.
-
1987
yılında, General Motors tesislerinde bir otomobil 31
saatte monte edilirken, Toyota’da bir otomobilin montajı 16 saati
bile bulmuyordu. Üstelik hata oranı da üçte ikiden
azdı.
-
General Motors’da her yüz otomobilde 145 hata ortaya çıkarken,
Toyota’da hata sayısı 45’ti.
-
Altı çizilmesi gereken en önemli başarı da büyük preslerde kalıp değiştirme
süresinin inanılmaz düzeyde azaltılmasıdır. Bu süre 8 saatten 3 dakikaya
indirilmiştir.
Bir önemli faktör Japonya’da çalışma saatlerinin daha fazla olması iken,
diğer anahtar unsur da tekniklerin sürekli olarak yenilenmesi ve
iyileştirilmesiydi.
1940’lı yıllarda Toyota Amerikan
otomobil firmaları ile rekabet etmeyi düşünürken, 1980’lerde ise
Amerika Japonlar ile rekabeti düşünmeye başladı. Amerika’da Toyota referans
alınarak yapılan çalışmaların sonucunda Dünyayı Değiştiren Makina (The
Machine That Changed The World isimli kitap yayınlandı. Bu da Amerika’daki
Yalın Üretim Teknikleri için yapılan çalışmaların ilk adımı oldu.
Toyota Üretim Sistemi’nin temelini oluşturan “entegre fabrika”
tanımıdır. Entegre fabrika teknik boyutlarıyla 6 sıfırdan oluşan bir üretim
modelidir. Entegre fabrika ile sıfır stok (sıfır mal fazlası, sıfır depo),
sıfır hata, sıfır çelişki, üretimde sıfır ölü zaman, müşteri için sıfır
bekleme süresi ve en nihayetinde de “sıfır kağıt” başka bir deyişle, sıfır
bürokrasi ve sıfır gereksiz iletişim hedeflenmektedir.
Toyota Üretim Sistemi’nin temelinde; iş basitleştirme, hatalar ve israflar
için detay sorgulama yatmaktadır. Taiichi Ohno, bir sorunla karşı
karşıya kalındığında, özünü anlayabilmek için kendi kendimize beş kez
“neden” diye sormamızı ve beş kez yanıt vermemizi öneriyor. Söylemesi
kolay, ama yapması zor olsa da bir örnekle açıklamak mümkün:
1.
Makina neden durdu?
Çünkü aşırı bir yükleme oldu ve sigortası
attı.
2.
Neden aşırı yükleme oldu?
Çünkü yataklar yeterince yağlanmamış.
3.
Yağlama neden yeterli değildi?
Çünkü yağ pompası iyi çalışmamıştı.
4.
Yağlama pompası neden iyi çalışmamış?
Çünkü titreşimlerden dolayı pompanın mili
hasar görmüştü.
5.
Neden hasar görmüştü?
Çünkü filtrajda bir hata olmuştu ve içeri metal parçası
kaçmıştı.
Yukarıdaki örnek için “neden” sorusu birkaç defa sorulmaz ise sadece sigorta
değiştirilecek ya da yağ pompası onarılacaktır. Temel sorun yerinde duracak
ve aynı arıza aylarca tekrarlanabilecektir.
Toyota Üretim Sistemi’nin
uygulanması yolundaki ilk adım kayıp faktörlerinin neler olduğunu açık ve
net olarak ayrıştırabilmektir. Bu da aşağıdaki noktaların incelenmesiyle
mümkündür.
-
Üretim fazlası
-
Ölü zamanlar
-
Gereksiz nakliye ve bakım
işlemleri
-
Gereksiz ve uygun olmayan işler
-
Stok fazlası
-
Gereksiz hareketler
-
Hatalı parça üretimi
Kısaca yalınlık;
malın veya hizmetin üretimi için gerekli olmayan, değer
katmayan işlemlerin, gereksiz malzeme hareketlerinin, gereksiz işgücü
hareketlerinin, gereksiz stokların, hataların ve uzun hazırlık sürelerinin
ortadan kaldırılmasıdır.
Son yıllarda temeli süreç analizine, etkinlik-verimliliğe,
istatistiksel proses kontrole ve sorun çözme tekniklerine dayanan
farklı metodolojiler geliştirilmiştir. Toplam kalite yönetimi, değişim
mühendisliği, değişim yönetimi, altı sigma, süreç yönetimi ve yalın altı
sigma gibi başlıklar bu metodolojilerden birkaçıdır.
Yalın üretim teknikleri diğer adı ile Toyota Üretim Sistemi olarak
adlandırılan metodolojinin temel uygulamaları aşağıdaki gibi tanımlanabilir.
-
Kanban sistemi
-
Tek
parça akışı,
-
Makinalar ve atölyeler arası senkronizasyon
-
U
tipi yerleşim planı
-
JIDOKA – Otonomasyon
-
JIT
(Just in Time) – Tam Zamanında Üretim
-
Poka-Yoke
-
5S
-
DOE
- Deney Tasarımı
-
TPM
- Toplam Üretken Bakım
-
SMED - Bir Dakikada Kalıp Değiştirme
-
Sorun Çözme Tekniklerinin Kullanılması
KANBAN:
Çekme sistemi olarak da tanımlanan sistemin temel yapısı; bir sonraki
operasyonun ihtiyaç duyduğu anda ve miktarda malzemeyi bir önceki
operasyondan almasıdır. Takiben eden şekilde de bir önceki operasyon da, bir
sonraki operasyonun çektiği kadar üretir. İtme sisteminde ise bir sonraki
operasyon, bir önceki operasyondan gelen malzemeleri işler. Kısaca, talep
son montajdan geriye dönük olarak yapılmaktadır.
TEK PARÇA AKIŞI:
Herhangi bir atölye içinde, bir parçanın son şeklini alması için gerekli
olan tüm makinaların, parçanın işlenme akışı esas alınarak
yerleştirilmesidir. Bu şekilde zaman kaybı olmadan ve uzun taşıma süreleri
olmaksızın malzeme akışı sağlanmaktadır.
MAKİNALAR VE OPERASYON BİRİMLERİ ARASINDAKİ SENKRONİZASYON:
Tek parça akışının ve kanban sisteminin işlemesi için, malzemenin arka
arkaya işlendiği makinaların kapasitelerinin denkleştirilmesi gerekir. Bu
aynı zamanda birbirini izleyen operasyon birimleri için de geçerlidir.
U TİPİ YERLEŞİM PLANI:
Bu yaklaşımda esas alınan, gereksiz iş gücü hareketlerinin elimine
edilmesidir. Makinalara parça yüklenmesi ve alınması mümkün olduğunca
otomatikleştirilerek, bir işçinin birden fazla makinayı çalıştırabilmesi
sağlanmaktadır. Bunun sağlanması için de makinaların U şeklinde
yerleştirilmesi gerekmektedir.
JIDOKA – OTONOMASYON:
Kısaca üretim hattını durdurma yetkisinin operatöre verilemesidir. Amaç bir
sorun tespit edildiğinde daha fazla israfa neden olmadan hattın durdurulması
ve sorunun derhal tespit edilmesidir.
JIT – TAM ZAMANINDA ÜRETİM:
Müşterinin talep ettiği ürünü; talep ettiği miktarda üretip, talep ettiği
zamanda ulaştırmaktır. Ana hatları ile; tam zamanında yan sanayiden gerekli
malzemelerin, gereken miktar ve spesifikasyonda temin edilip, tam zamanında
üretilip, tam zamanında müşteriye ulaştırılması hedeflenmektedir.
POKA – YOKE:
Unutkanlık, dikkatsizlik ve yanlış anlama gibi nedenlerle olabilecek
hataların elimine edilebilmesidir. Bunun için uyarı panoları, şablonlar,
kılavuzlar, sayaçlar ve sensörler gibi ekipmanlar ve yardımcı unsurlar
kullanılmaktadır. Esas olan insani unsurlardan kaynaklanan hata kaynakları
ortadan kaldırılmasıdır.
5S:
Tertip, düzen ve temizlik için gerekli olan temel noktaların Japonca
kelimelerinin baş harflerinden oluşan kavramdır.
SEİRİ -
YAPILANMA: Eşyaları doğru yerlere yerleştirmek ve
sınıflandırmak, temzilenmesi zor alanlardan kurtulmaktır.
SEİTON – DÜZEN: Fonksiyonel
yerleşim planı yapmaktır. Hızlı ulaşım için gerekli olan yerleşimin makine,
teçhizat ve taşıma araçları düşünülerek yapılmasıdır.
SEİSO – TEMİZLİK: temizlik amacıyla
çöp, fazlalık ve yabancı maddelerin ortadan kaldırılmasıdır. Bunun getirisi
olan sorumlulukların tanımlanmasıdır.
SEİKETSU – SÜREKLİLİK: Elde edilen ideal durumun devamı için standartların
ve sorumlulukların belirlenmesidir.
SHITSUKE - ÖZEN: İdeal durumun
sürekliliği için standartların alışkanlık haline getirilmesi yapılan
çalışmalardır.
DOE – DENEY TASARIMI:
Temel felsefesi; “kalite ürün ile birlikte tasarlanır” düşüncesi ile
üretimdeki kritik problemleri ortadan kaldıracak tasarımın yapılmasıdır.
Özellikle önceki tasarım doğrulama sonuçları veri olarak alınarak, daha
sonraki tasarımlarda üretim sırasında oluşabilecek problemleri önleyecek bir
tasarım yapılmasıdır.
TPM – TOPLAM ÜRETKEN BAKIM:
Bir firmadaki makina ve ekipmanların, verimlilik-etkinliğini artırmak ve
makina duruşlarını ortadan kaldırmak için yapılan arıza bakım,
koruyucu/önleyici bakım, kestirimci bakım, verimli bakım gibi tüm
çalışmaları kapsar. Temel amaç; makina ve ekipmanların ömrünü uzatmak ve
arızlar nedeni olaşan işgücü, malzeme ve zaman israflarını ortadan
kaldırmaktır.
SMED – BİR DAKİKADA KALIP DEĞİŞTİRME:
Tam zamanında üretim ve kanban sistemi ile çalışabilmek için kalıp
değiştirme sürelerinin mümkün olan en alt seviyeye indirilmesidir. Temel
yapı olarak; kalıp değiştirme öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılacak
işlemlerin, otomasyon ve 5S teknikleri kullanılarak, en kısa sürede
gerçekleştirilmesidir.
SORUN ÇÖZME TEKNİKLERİNİN KULLANILMASI:
Her şeyden önce, sorunlara etkin çözümler getirebilmek için, sorunlar
hakkında doğru, yeterli ve anlam ifade eden verilerin toplanması gereklidir.
Verilerin analizinin sonucunda, sürekli gelişim için temel noktalar
bulunabilecek ve sorunlar çözülebilecektir. Günümüzde kullanılan problem
çözme teknikleri arasında şunlardır mevcuttur:
1.
Beyin Fırtınası
2.
Gruplandırma
3.
Çetele tablosu
4.
Kontrol Çizelgesi
5.
Histogram
6.
Pareto Analizi
7.
Sebep – Sonuç Diyagramı
8.
Dağılım Diyagramı
9.
Afinite Diyagramı
10.
İlişkiler Diyagramı
11.
Ağaç Diyagramı
12.
Matris Diyagramları
13.
Matris – Veri Analizi
14.
Proses Karar Diyagramı
15.
Ok
Diyagramları
Ayrıca hataların etki analizi için de FMEA – Hata Etki Analizi Metodu
kullanılmaktadır.
Yukarıda tanımlanan kavramların uygulanabilmesi için her şeyden öncesi
firmada görüş açıklığının olması temel şarttır. Bazı tekniklerin
uygulanması, radikal değişiklikler getirmektedir. Amaç, KAİZEN (her
gün bir şey iyileştirerek sürekli gelişimin sağlanması) ile sürekli
gelişimin yakalanmasıdır. Ayrıca bu çalışmalar için firmada çalışan herkesin
katkısı olması önemli bir faktördür. Bu hem farklı fikirlerin ortaya
çıkması, hem de herkesin sistemin parçası olması açısından gereklidir.
İletişimi kuvvetli ve takım
çalışmasına inan firmaların; tüm sosyal paydaşlarını (sermaye sahibi,
firma çalışanları, yan sanayi, müşteri, toplum) düşünerek, yapacakları
iyileştirmeler ile atacakları her adım sürekli gelişim için çok önemlidir.
|