Ana Sayfa Eğitim Takvimi Eğitimlerimiz Sertifika Programları Eğitmenlerimiz Forum Referanslar iletişim
Konu Aç

40 Konu

Makaleler

Eğitimler

Oyun

Haberler

Eğlence

Zeka Soruları

Anasayfa Anasayfa/İŞ DÜNYASI GÜNDEMİ/İş Dünyasında Neler Oluyor
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - Patronların söylediği 10 yalan
  Yardim Yardim  Forum Aramasi   Foruma Kayit Olun Foruma Kayit Olun  Giris Giris

Biymed Foruma Hoş Geldiniz..

Patronların söylediği 10 yalan

 cevap Yaz cevap Yaz
Yazar
Mesaj
  Baslik Arama Baslik Arama  Konu Secenekleri Konu Secenekleri
Belgin Aksoy Acilir Kutu Gor
Moderatör
Moderatör


Kayit tarihi: 22.Şubat.2008
Durum: Offline
Puanlar: 2937
Mesaj Secenekleri Mesaj Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti Belgin Aksoy Alinti  cevap Yazcevap Mesajin Direkt Linki Baslik: Patronların söylediği 10 yalan
    Gonderildi: 08.Haziran.2009 saat 11:26

Fransız yazar Corinne Maier “Merhaba Tembellik – İşyerinde Olabildiğince Az Çalışmanın Yolları ve Gerekliliği” adlı kitabında orta kademe yöneticilere şimdiye kadar duyduklarından biraz (!) farkı tavsiyelerde bulunuyor…

07.02.09
Hüsniye GÜNGÖR
husniye.gungor@sabah.com.tr

“Yaşamınızı bir şirkette ay sonunu bekleyen modern zaman kölelerinden biri olarak mı geçiriyorsunuz? Kışın dondurucu soğuğunda, yazın çöl sıcağında kimler için çalışıyorsunuz? En güzel yıllarınızı havasız, iç karartıcı ofislerde tükettikten sonra sizden geriye ne kalacak?” Fransız yazar, araştırmacı, psikanalist Corinne Maier bu soruları kendine sorduktan sonra yaşamının kökten değiştirmeye karar vermiş. Bu aşamada kaleme aldığı “Merhaba Tembellik-İşyerinde Olabildiğince Az Çalışmanın Yolları ve Gerekliliği” (*) yalnızca Fransa’da değil, Avrupa’nın neredeyse tüm ülkelerinde, hatta ABD’de milyonlarca okura ulaşan bir tembellik manifestosu…

Orta kademe yöneticilerine 10 emir

Maier kitabında, “İşte bir şirketin orta kademe yöneticiden bekledikleri; bu beklentiler önemlidir ve sık sık birbiriyle çelişir. Bunları yerine getirmenin en iyi yolu düşünmemektir; ağır bir sorumluluk…” diyor ve şirketin bu on emrinin yazılı olduğu levhaları kırmak için alternatif bir duruş öneriyor. İş orta kademe yöneticilerine 10 emir ve Maier’e göre aslında ne anlama geldikleri…


1- İş bir nimet, çalışmak ayrıcalıktır. Bir işin mi var? Şansına şükret, pek çok insan bu şanstan yoksun

Maier: Ücretlilik köleliğin modern yüzüdür. Şirketin insanın kendini geliştirdiği bir yer olmadığını hatırlayın, öyle olsaydı bilirdik. Siz ay sonunda ücretinizi almak için çalışıyorsunuz, şirketlerde sık sık söylendiği gibi, “hepsi bu”.
 
2- Şirkete verdiğin zamanın hesabını tutma. Güvenli bir işe girmenin ve işini kaybetmemenin koşulu budur

Maier: Sistemi değiştirmeye çalışmak anlamsızdır, sisteme karşı çıkmak onu güçlendirip direncini artırır. Kuşkusuz, anarşik davranışlarda bulunabilir, işyerinize telefon edip hasta olduğunuz söyleyebilir ya da “İşten çalın çünkü iş sizden çalıyor” sloganını benimseyebilirsiniz. Bu her zaman hoştur, ama isyan 1970’lerin düzen muhaliflerinin yöntemiydi ve bunların ne olduklarını gördük (hepsi patron oldu).

3- Şirket senden çok şey bekler; ama bunun karşılığında sana hiçbir şey borçlu değildir. Düzen budur; “acımasız piyasa yasaları” böyle işler. Başka seçeneğin yoktur, zira gelecek, sosyal hayat, kendini gerçekleştirme, iş dışı yaşam diye bir şey yoktur.

Maier: Yaptığınız iş esas olarak hiçbir şeye yaramaz ve her an sokaktan geçen ilk salak yerinizi alabilir. O halde, olabildiğince az çalışın ve “kendinizi satmak” ve “etrafınızda bir koza örmek” için biraz zaman harcayın (gene de çok fazla değil). Böylece yeniden yapılanmaya gidilmesi halinde, sizi destekleyenler çıkar ve dokunulmaz (ve dokunulmamış) olursunuz.   

4- Oyunu kurallarına göre oyna. Şirkette herkes eşittir, bu nedenle sadece en iyiler başarır. Mevcut kurallar, en yetkili kişiler olan tepedekiler tarafından belirlenmiştir. Sana gelince, başarılı olmazsan bunun nedeni zarların hileli olması değil, senin bu başarıyı hak etmiyor olmandır. O halde başarısız olursan sadece kendine kız.

Maier: Hakkınızda hüküm verirken, işinizi nasıl yaptığınıza değil, sunulan modele uysalca uyma kapasitenize bakılacaktır. Ne kadar çok jargon kullanırsanız, o kadar işin içinde olduğunuza inanılacaktır. 

5- Uysal ve esnek ol. Konsensus her şeyin başında gelir; toplu olarak hata yapmak tek başına haklı çıkmaktan daha iyidir. Önemli olan hep birlikte ilerlemektir; tutulan istikametin ve kullanılan araçların önemi yoktur. Uyumsuz bir fikir beyan etmeye cüret eden herkes, ortak menfaatlere karşı gelmekten suçlu durumuna düşecektir.

Maier: Hangi nedenle olursa olsun sorumlu bir pozisyonu asla kabul etmeyin. Yoksa ek birkaç kuruş, (yani leblebi çekirdek parası) dışında hiçbir karşılık almadan daha çok çalışmaya mecbur kalırsınız.

6- Yaptığın işe fazla inanma, bu gereksizdir, hatta verimliliği düşürür. Kendilerine verilen görevleri ciddiye alanlar, teker çomak sokan tipler, hatta sistemi tehlikeye atan fanatiklerdir.

Maier: Büyük şirketlerde en gereksiz işleri seçin: danışmanlık, uzmanlık, araştırma, geliştirme. Bir iş ne kadar gereksizse, “şirketin zenginlik üretimine katkı”nızı ölçmek o kadar zorlaşır. Operasyonel (“sahada”) görevlerden vebadan kaçar gibi kaçın. En iyisi “kızağa çekilme”yi hedeflemektir; üretken olmayan, çoğunlukla “bölümler arası” bu işler hiçbir sonuç doğurmadığı gibi, her türlü hiyerarşik baskıdan uzaktır. Uzun lafın kısası, kaytarmak için idealdir.

7- Şirket dünyasını sorgulamadan kabul et. Birlikte çalıştığın insanların çoğu beyaz, Fransız, orta sınıf, heteroseksüel, üst kademelerdeyse erkektir. Bunda şaşılacak hiçbir şey yoktur; yabancılar Fransızlardan daha eğitimsiz ve vasıfsızdır, gay’lerin diğerlerinden daha fazla entegrasyon problemi vardır, kadınların işlerine ayıracak vakitleri erkeklerden daha azdır vs. Benden sonra tekrarla.

Maier: Bir kez kenara çekildikten sonra, bir şeyleri değiştirmekten özellikle kaçının; işten ilk çıkarılanlar en çok göz önünde olanlardır. 

8- Şunları inançla tekrarla: şirketlerin küreselleşmesi zorunludur, şirketlerin esnekliğe ihtiyacı vardır; vasıfsız elemanların işsizliği kalıcıdır, şu anki emeklilik sistemi toplum için çok ağır bir yüktür. Bitirdiğinde baştan başla ve söylediklerinden hiçbir kuşkun kalmayana kadar tekrarla.

Maier: Küçük işaretlerden (giysilerdeki ayrıntılar, farklı espriler, sıcak tebessümler) sistemden kuşkulanan ve ne kadar absürd olduğunu fark eden benzerlerinizi teşhis etmeyi öğrenin.

9- Yönetimin amentü duasını öğren: gelecek, bir tedarikçi ağıyla çalışan ekip ya da proje temelinde örgütlenmiş, müşteriyi tatmine yönelik, esnek şirketlerindir. “Belirsizliklerden” oluşan “karmaşık” bir ortamda “dalgaların üzerinde sörf yapma”nın tek yolu budur. Buna inanmıyorsan yarın çalışmak için işe gelmene gerek yok.

Maier: Şirkete geçici personel (kısa dönemli sözleşmeler, free-lance’ler vs) aldığınızda onlara dostça davranın; şirkette sadece onların “gerçekten” çalıştığını asla unutmayın.
       
10- Şu kelimeleri kullanmaktan kaçın: yapılar, işlevler, kariyer, idare, planlar, hedefler, hiyerarşi, statü. Bunlar modası geçmiş laflardır. Elbette büyük bir şirkette çalışıyorsan bütün bunlar var olmaya ve yukarıdaki emirle çelişmeye devam eder; bu da işleri epeyce karıştırır. Ama bu işin içinden çıkmak sana kalmıştır, yoksa sana neden para ödeniyor sanıyorsun?

Maier: Kendinize, şirketin destekleyip teşvik ettiği bu gülünç ideolojinin, komünist sistemin resmi dogma statüsüne yükselttiği diyalektik materyalizmden daha “doğru” olmadığını söyleyin. Bir gün bunun da sonu gelecek ve bu sistem de yıkılacak. Stalin sonunda hep ölümün galip geldiğini söylerdi. Bütün mesele bunun ne zaman olacağını bilmek…  



Duzenleyen Belgin Aksoy - 08.Haziran.2009 saat 11:40
Basa don
Sponsorlar



Basa don
omertk Acilir Kutu Gor
Usta Forumcu
Usta Forumcu


Kayit tarihi: 30.Haziran.2006
Konum: İstanbul
Durum: Offline
Puanlar: 890
Mesaj Secenekleri Mesaj Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti omertk Alinti  cevap Yazcevap Mesajin Direkt Linki Gonderildi: 08.Haziran.2009 saat 11:59
sevdim bu adamı. işi çözmüş.
Basa don
asener Acilir Kutu Gor
Aktif Üye
Aktif Üye


Kayit tarihi: 02.Şubat.2009
Konum: İstanbul
Durum: Offline
Puanlar: 6
Mesaj Secenekleri Mesaj Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti asener Alinti  cevap Yazcevap Mesajin Direkt Linki Gonderildi: 29.Temmuz.2009 saat 06:01
Şu anda Türkiye'de ucuz işçi dönemi bitti; ucuz okumuş ve ucuz doğal kaynaklar
dönemi başladı. Bunları da iyice sömürdükten sonra sömürecek birşey kalmayınca
yakamızı bırakacak bu sömürgeçler. Bazıları yavaş yavaş yurt dışı yatırımlarına başladı
zaten.
Düşünebiliyormusunuz bazıları bu milleti, yıllarca "yerlileştirilmiş" ürünleri "yerli"
diye satarak kandırdı ve hala kandırıyor.
Corinne Maier gelişmiş, sanayileşmiş bir ülkede yaşayan ve yazan bir insan. Bizim
gibi ülkelerde durum çok ağır; orada insanların alternatifleri var. Onlardaki ezilmek
kavramı ile bizdeki farklı. O yüzden benzer gibi görünür ama benzemez.
İki tür insan ve toplum vardır; öngören ve yaşayıp gören. Biz daima deneyip, yaşayıp
gören bir toplum olduğumuz için hiç bir şeyi öngöremedik ve bu günlere geldik.
Halbuki insanla diğer canlılar arasındaki fark, insanda geçmiş zaman, şimdiki zaman,
gelecek zaman kavramları vardır. İnsan geçmişe bakar, şimdiki zamanı değerlendirir
ve geleceği öngörür.
2010 yılına gireceğiz neredeyse, çok ciddi bir uluslararası (şu küresel lafına gıcık
kapıyorum) kriz yaratılacak (!) ve biz işsizlik gerçek rakamları ile 2 haneli olmuşken
ancak internet forumlarında bazı şeyleri yeni yeni paylaşmaya başladık.
Bir kişi bir şirkette çalışıyor, düzgün bir kişi ise başına gelenlerin o şirket kötü
olduğu için olduğunu zannediyor. Farkında değil ki, aynı kendisi gibi pek çok insan
aynı şeyleri yaşıyor. Bu noktada şu ortaya çıkıyor; demek ki bütün bu
maruz kalınan ortam, bir merkezden bilinçli olarak yaratılıyor ve yönetiliyor. Adını
ne koyarsanız koyun, 70 milyon (burada koyun kelimesi ile 70 milyon
istemeden yan yana geldi Türkçenin azizliği) insanın diyelim 35 milyonunu kontrol etmek ve
sömürmek için çaba sarfeden bir elit azınlık var; ya kazara bu 35 milyon gücünü
farkederse.
Şimdi bizler gibi yemek yiyen tuvalete giden bu elit zümre, doğal kaynakları ve
ucuz okumuş beyin gücünü tüketme sürecinin tüm hafifliğini yaşıyorken, bir kriz belirdi;
hem de suçlular dışarda. Tam istedikleri şey; şimdi doya doya kullanacaklar.
Haksızmıyım, üniversite diplomasını gizleyip işçi olarak çalışan, asgari ücretle
işe giren 2 dil bilen üniversite mezunlarının olduğu bir ülkede. Kendi
değerlerini bir millet nasıl bu kadar acımasızca harcar -düzeltiyorum harcanmasına
izin verir- bunu anlamak mümkün mü ?


Duzenleyen asener - 29.Temmuz.2009 saat 06:02
Basa don
omertk Acilir Kutu Gor
Usta Forumcu
Usta Forumcu


Kayit tarihi: 30.Haziran.2006
Konum: İstanbul
Durum: Offline
Puanlar: 890
Mesaj Secenekleri Mesaj Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti omertk Alinti  cevap Yazcevap Mesajin Direkt Linki Gonderildi: 29.Temmuz.2009 saat 10:01
bu dünyanın her yerinde her zaman böyle olmuştur aslında. her ülkede böyledir, bu açıdan türkiyenin bir ayrıcalığı yok. sevan nişanyan bir yazısında bu konuyu gayet iyi açıklamış. yazının başlığı kul, köle.

" Kul ta Orhun yazıtlarından beri varolan bir Türkçe kelime, hizmetkâr ve köle demek. Bu iki kategori arasındaki ayrım eski dillerde yoktur, ya da varsa net değildir. Latince servus hem hizmetçi (servant) hem köle (slave) demek. Arapça cabd da öyle. Yani bir adamı hizmetinde çalıştırıyorsan ha maaş vermişsin, teorik olarak “özgür” saymışsın, ha yemek ve yatak verip ben salmadan bir yere gidemezsin demişsin farketmez diye düşünmüş eskiler. Bugün için de düşünmeye değer bir konu: “çalışma özgürlüğü” dedikleri şey berbat bir kulluk düzeninin kamuflajı olmasın sakın? "

durum bundan ibarettir.  bir işcinin yapabileceği en iyi şey, kimin için çalışacağını seçebilmektir.  yeterince kalifiye olunca patronumuzu/lordumuzu/efendimizi seçebiliriz ve onun bize dayattığı gibi kendi şartlarımızı ona dayatabiliriz.
hayıflanmak gerçekleri değiştirmez, güç değiştirir. ahlak mı? o tanrıyla birlikte öldü.
Basa don
tascelik Acilir Kutu Gor
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayit tarihi: 07.Nisan.2011
Durum: Offline
Puanlar: 1
Mesaj Secenekleri Mesaj Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti tascelik Alinti  cevap Yazcevap Mesajin Direkt Linki Gonderildi: 07.Nisan.2011 saat 10:32
tesbitler yerinde ve güzel
Basa don
cryis Acilir Kutu Gor
Gerçek Forumcu
Gerçek Forumcu


Kayit tarihi: 02.Haziran.2010
Durum: Offline
Puanlar: 71
Mesaj Secenekleri Mesaj Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti cryis Alinti  cevap Yazcevap Mesajin Direkt Linki Gonderildi: 07.Nisan.2011 saat 12:07
Tüh yazıyı geç okudum ve malesef dün akşam çok sorumluluk isteyen bir pozisyona geldim. Hemde ek kuruş falanda yok :(((
Maier: Hangi nedenle olursa olsun sorumlu bir pozisyonu asla kabul etmeyin. Yoksa ek birkaç kuruş, (yani leblebi çekirdek parası) dışında hiçbir karşılık almadan daha çok çalışmaya mecbur kalırsınız.

Yazı için teşekkürler.

Basa don
osmanbedel Acilir Kutu Gor
Yönetici
Yönetici

Osmanbedel

Kayit tarihi: 03.Ocak.2006
Konum: istanbul
Durum: Offline
Puanlar: 29317
Mesaj Secenekleri Mesaj Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti osmanbedel Alinti  cevap Yazcevap Mesajin Direkt Linki Gonderildi: 09.Mayıs.2012 saat 16:00
Orjinalini yazan: Belgin Aksoy Belgin Aksoy yazdi:

Fransız yazar Corinne Maier “Merhaba Tembellik – İşyerinde Olabildiğince Az Çalışmanın Yolları ve Gerekliliği” adlı kitabında orta kademe yöneticilere şimdiye kadar duyduklarından biraz (!) farkı tavsiyelerde bulunuyor…

07.02.09
Hüsniye GÜNGÖR
husniye.gungor@sabah.com.tr

“Yaşamınızı bir şirkette ay sonunu bekleyen modern zaman kölelerinden biri olarak mı geçiriyorsunuz? Kışın dondurucu soğuğunda, yazın çöl sıcağında kimler için çalışıyorsunuz? En güzel yıllarınızı havasız, iç karartıcı ofislerde tükettikten sonra sizden geriye ne kalacak?” Fransız yazar, araştırmacı, psikanalist Corinne Maier bu soruları kendine sorduktan sonra yaşamının kökten değiştirmeye karar vermiş. Bu aşamada kaleme aldığı “Merhaba Tembellik-İşyerinde Olabildiğince Az Çalışmanın Yolları ve Gerekliliği” (*) yalnızca Fransa’da değil, Avrupa’nın neredeyse tüm ülkelerinde, hatta ABD’de milyonlarca okura ulaşan bir tembellik manifestosu…

Orta kademe yöneticilerine 10 emir

Maier kitabında, “İşte bir şirketin orta kademe yöneticiden bekledikleri; bu beklentiler önemlidir ve sık sık birbiriyle çelişir. Bunları yerine getirmenin en iyi yolu düşünmemektir; ağır bir sorumluluk…” diyor ve şirketin bu on emrinin yazılı olduğu levhaları kırmak için alternatif bir duruş öneriyor. İş orta kademe yöneticilerine 10 emir ve Maier’e göre aslında ne anlama geldikleri…


1- İş bir nimet, çalışmak ayrıcalıktır. Bir işin mi var? Şansına şükret, pek çok insan bu şanstan yoksun

Maier: Ücretlilik köleliğin modern yüzüdür. Şirketin insanın kendini geliştirdiği bir yer olmadığını hatırlayın, öyle olsaydı bilirdik. Siz ay sonunda ücretinizi almak için çalışıyorsunuz, şirketlerde sık sık söylendiği gibi, “hepsi bu”.
 
2- Şirkete verdiğin zamanın hesabını tutma. Güvenli bir işe girmenin ve işini kaybetmemenin koşulu budur

Maier: Sistemi değiştirmeye çalışmak anlamsızdır, sisteme karşı çıkmak onu güçlendirip direncini artırır. Kuşkusuz, anarşik davranışlarda bulunabilir, işyerinize telefon edip hasta olduğunuz söyleyebilir ya da “İşten çalın çünkü iş sizden çalıyor” sloganını benimseyebilirsiniz. Bu her zaman hoştur, ama isyan 1970’lerin düzen muhaliflerinin yöntemiydi ve bunların ne olduklarını gördük (hepsi patron oldu).

3- Şirket senden çok şey bekler; ama bunun karşılığında sana hiçbir şey borçlu değildir. Düzen budur; “acımasız piyasa yasaları” böyle işler. Başka seçeneğin yoktur, zira gelecek, sosyal hayat, kendini gerçekleştirme, iş dışı yaşam diye bir şey yoktur.

Maier: Yaptığınız iş esas olarak hiçbir şeye yaramaz ve her an sokaktan geçen ilk salak yerinizi alabilir. O halde, olabildiğince az çalışın ve “kendinizi satmak” ve “etrafınızda bir koza örmek” için biraz zaman harcayın (gene de çok fazla değil). Böylece yeniden yapılanmaya gidilmesi halinde, sizi destekleyenler çıkar ve dokunulmaz (ve dokunulmamış) olursunuz.   

4- Oyunu kurallarına göre oyna. Şirkette herkes eşittir, bu nedenle sadece en iyiler başarır. Mevcut kurallar, en yetkili kişiler olan tepedekiler tarafından belirlenmiştir. Sana gelince, başarılı olmazsan bunun nedeni zarların hileli olması değil, senin bu başarıyı hak etmiyor olmandır. O halde başarısız olursan sadece kendine kız.

Maier: Hakkınızda hüküm verirken, işinizi nasıl yaptığınıza değil, sunulan modele uysalca uyma kapasitenize bakılacaktır. Ne kadar çok jargon kullanırsanız, o kadar işin içinde olduğunuza inanılacaktır. 

5- Uysal ve esnek ol. Konsensus her şeyin başında gelir; toplu olarak hata yapmak tek başına haklı çıkmaktan daha iyidir. Önemli olan hep birlikte ilerlemektir; tutulan istikametin ve kullanılan araçların önemi yoktur. Uyumsuz bir fikir beyan etmeye cüret eden herkes, ortak menfaatlere karşı gelmekten suçlu durumuna düşecektir.

Maier: Hangi nedenle olursa olsun sorumlu bir pozisyonu asla kabul etmeyin. Yoksa ek birkaç kuruş, (yani leblebi çekirdek parası) dışında hiçbir karşılık almadan daha çok çalışmaya mecbur kalırsınız.

6- Yaptığın işe fazla inanma, bu gereksizdir, hatta verimliliği düşürür. Kendilerine verilen görevleri ciddiye alanlar, teker çomak sokan tipler, hatta sistemi tehlikeye atan fanatiklerdir.

Maier: Büyük şirketlerde en gereksiz işleri seçin: danışmanlık, uzmanlık, araştırma, geliştirme. Bir iş ne kadar gereksizse, “şirketin zenginlik üretimine katkı”nızı ölçmek o kadar zorlaşır. Operasyonel (“sahada”) görevlerden vebadan kaçar gibi kaçın. En iyisi “kızağa çekilme”yi hedeflemektir; üretken olmayan, çoğunlukla “bölümler arası” bu işler hiçbir sonuç doğurmadığı gibi, her türlü hiyerarşik baskıdan uzaktır. Uzun lafın kısası, kaytarmak için idealdir.

7- Şirket dünyasını sorgulamadan kabul et. Birlikte çalıştığın insanların çoğu beyaz, Fransız, orta sınıf, heteroseksüel, üst kademelerdeyse erkektir. Bunda şaşılacak hiçbir şey yoktur; yabancılar Fransızlardan daha eğitimsiz ve vasıfsızdır, gay’lerin diğerlerinden daha fazla entegrasyon problemi vardır, kadınların işlerine ayıracak vakitleri erkeklerden daha azdır vs. Benden sonra tekrarla.

Maier: Bir kez kenara çekildikten sonra, bir şeyleri değiştirmekten özellikle kaçının; işten ilk çıkarılanlar en çok göz önünde olanlardır. 

8- Şunları inançla tekrarla: şirketlerin küreselleşmesi zorunludur, şirketlerin esnekliğe ihtiyacı vardır; vasıfsız elemanların işsizliği kalıcıdır, şu anki emeklilik sistemi toplum için çok ağır bir yüktür. Bitirdiğinde baştan başla ve söylediklerinden hiçbir kuşkun kalmayana kadar tekrarla.

Maier: Küçük işaretlerden (giysilerdeki ayrıntılar, farklı espriler, sıcak tebessümler) sistemden kuşkulanan ve ne kadar absürd olduğunu fark eden benzerlerinizi teşhis etmeyi öğrenin.

9- Yönetimin amentü duasını öğren: gelecek, bir tedarikçi ağıyla çalışan ekip ya da proje temelinde örgütlenmiş, müşteriyi tatmine yönelik, esnek şirketlerindir. “Belirsizliklerden” oluşan “karmaşık” bir ortamda “dalgaların üzerinde sörf yapma”nın tek yolu budur. Buna inanmıyorsan yarın çalışmak için işe gelmene gerek yok.

Maier: Şirkete geçici personel (kısa dönemli sözleşmeler, free-lance’ler vs) aldığınızda onlara dostça davranın; şirkette sadece onların “gerçekten” çalıştığını asla unutmayın.
       
10- Şu kelimeleri kullanmaktan kaçın: yapılar, işlevler, kariyer, idare, planlar, hedefler, hiyerarşi, statü. Bunlar modası geçmiş laflardır. Elbette büyük bir şirkette çalışıyorsan bütün bunlar var olmaya ve yukarıdaki emirle çelişmeye devam eder; bu da işleri epeyce karıştırır. Ama bu işin içinden çıkmak sana kalmıştır, yoksa sana neden para ödeniyor sanıyorsun?

Maier: Kendinize, şirketin destekleyip teşvik ettiği bu gülünç ideolojinin, komünist sistemin resmi dogma statüsüne yükselttiği diyalektik materyalizmden daha “doğru” olmadığını söyleyin. Bir gün bunun da sonu gelecek ve bu sistem de yıkılacak. Stalin sonunda hep ölümün galip geldiğini söylerdi. Bütün mesele bunun ne zaman olacağını bilmek…  

Basa don
gameonsite Acilir Kutu Gor
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayit tarihi: 09.Nisan.2013
Konum: site
Durum: Offline
Puanlar: 1
Mesaj Secenekleri Mesaj Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti gameonsite Alinti  cevap Yazcevap Mesajin Direkt Linki Gonderildi: 09.Nisan.2013 saat 04:03
Şirket senden çok şey bekler; ama bunun karşılığında sana hiçbir şey borçlu değildir. Düzen budur; “acımasız piyasa yasaları” böyle işler. Başka seçeneğin yoktur, zira gelecek, sosyal hayat, kendini gerçekleştirme, iş dışı yaşam diye bir şey yoktur.
Basa don
long123 Acilir Kutu Gor
En Aktif Kıdemli Üye
En Aktif Kıdemli Üye


Kayit tarihi: 07.Temmuz.2015
Konum: hefei
Durum: Offline
Puanlar: 24
Mesaj Secenekleri Mesaj Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti long123 Alinti  cevap Yazcevap Mesajin Direkt Linki Gonderildi: 13.Ağustos.2015 saat 08:31
Tüh yazıyı geç okudum ve malesef dün akşam çok sorumluluk isteyen bir pozisyona geldim. Hemde ek kuruş falanda yok
Basa don
osmanbedel Acilir Kutu Gor
Yönetici
Yönetici

Osmanbedel

Kayit tarihi: 03.Ocak.2006
Konum: istanbul
Durum: Offline
Puanlar: 29317
Mesaj Secenekleri Mesaj Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti osmanbedel Alinti  cevap Yazcevap Mesajin Direkt Linki Gonderildi: 11.Ocak.2017 saat 17:29
Sizin patronlarınız nasıl yalan söylüyor?
Basa don
bilgiliacrr Acilir Kutu Gor
Aktif Üye
Aktif Üye


Kayit tarihi: 03.Şubat.2017
Konum: istanbul
Durum: Offline
Puanlar: 8
Mesaj Secenekleri Mesaj Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti bilgiliacrr Alinti  cevap Yazcevap Mesajin Direkt Linki Gonderildi: 15.Şubat.2017 saat 09:42
Paylaşım için teşekkürler. 
Basa don
 cevap Yaz cevap Yaz
  Konuyu Paylas   

Foruma Atla Forum izinleri Acilir Kutu Gor

Forum Software by Web Wiz Forums® version 11.07
Copyright ©2001-2016 Web Wiz Ltd.

Bu sayfa 0,188 saniyede yuklenmistir.

BiYMED Eğitim ve Danışmanlık
0 212 230 90 09

www.biymed.com.tr www.satinalmaegitimleri.com www.MuhendislikOkulu.com
www.bilginakademi.net www.yoneticilikokulu.com www.biymed.net
www.satinalmaegitimleri.com www.depoegitimi.com www.enguvenilir.com www.egitimduyurulari.com

  • Genel Eğitimler
  • Foruma Yeni katılanlar
  • Forum Konuları

    Satınalma Eğitimi