SORU NEDEN SORULUR?

SORU NEDEN SORULUR?

Kişisel Gelişim

 

SORU NEDEN SORULUR?

 

Soru soran beş dakikalığına budaladır,
sormayan ise sonsuza dek budala kalır.
Çin Atasözü

 

Sahi, neden soru sorarız? Yanıt çok basit görünür ilk bakışta. Basit göründüğü için de kuşkuya düşürür, düşündürür bizi. “Elbette öğrenmek için” diyecekken, duraksayıveririz. Bir şüphe sorusu takılır aklımıza: “Soruları gerçekten de bilmediğimiz bir şeyi öğrenmek için mi sorarız her zaman?”

 

Konuşmalara, sohbetlere renk, heyecan, espri katmak için sorulan sorular konumuzun dışında. Burada, gerçek “öğrenme ortamlarında” sorulan, ancak aslında “öğrenmek için sorulmayan” sorulardan söz edeceğiz.

 

Bilmece gibi, değil mi? Oysa çok açık:

 

Bir konferansta ya da bir paneldesiniz. Konuşmanın ya da tartışmanın sonunda genellikle bir soru-cevap bölümü olur. Konuşmacılar merakla soruları beklerler. Acaba anlattıkları iyi anlaşıldı mı? Yeni tartışmalara kapı açacak özgün sorular sorulacak mı? Hatta kendilerini zorlayacak, terletecek ilginç sorular olacak mı?

 

Çoğu kez tam bir hayal kırıklığı yaşanır. Neden mi? Çünkü soruların büyük bir çoğunluğu aşağıdaki kategorilerden birine girer:

 

  • Bilgi sergileme ve onay talep etme amaçlı sorular
    Bunlar, soranın yalnızca kendi bilgisini sergilemek, kendi görüş ve yorumlarını açıklamak amacıyla sorduğu, hatta belki de bir otoriteden onay beklentisiyle dile getirdiği, sonuçta kimseye bir şey katmayıp sadece soranın kendisini tatmin etmesine yarayan sorulardır.

    Örnek: “Biliyorsunuz Türk ekonomisi son zamanlarda istikrara kavuşmuş gibi görünmekle birlikte bu yalnızca IMF’nin iktidarla birlikte propagandasını yaparak abarttığı yüzeysel bir iyileşme. Yaklaşan seçimlerin de baskısıyla seçmenleri yanıltmak amacıyla kurlardaki geçici denge, düşme eğilimi gösteren enflasyon ve artan ihracat gibi unsurlar öne çıkarılarak, yeni bir krizi tetikleyecek boyutlara ulaşan cari açık gözlerden gizlenmeye çalışılıyor. Sizce böyle bir ortamda olası bir kriz daha ne kadar geciktirilebilir? Kralın çıplak olduğunu söylemek için neden hâlâ bekliyoruz?”

     

      Bu tür bir soruyu, bilgi edinmek isteyen biri sormuş olabilir mi? Karşısında bekleyen,        konusunun uzmanı, deneyimli, birikimli insana kendi bilgi ve görüşlerini teşhir etme çabasının           ne gereği var? Orada bulunanlara alttan alta bir böbürlenmeyle, “Hey, bakın neler biliyorum, konuşmacı da beni onaylıyor işte” mesajını vermekten öte ne anlamı var?

 

  • Soru sorulanı bozma ya da aşağılama amaçlı sorular
    Bunun bir örneğini bir okul arkadaşımdan dinlemiştim. ODTÜ İşletme Bölümü’nde bir gün, değerli hocamız merhum Prof. Dr. Muhan Soysal, öğrencilerle sohbet etmesi için Vehbi Koç’u bir derslerine davet etmiş. Geleceğin yöneticilerinin, bu efsane işadamından öğrenebilecekleri birşeylerin olabileceğini düşünerek...

    Bu amaçla öğrencilerin soru sormasını istemiş. Öğrencilerden biri klasik gibi görünen şu soruyu sormuş: “Başarınızı neye borçlusunuz?” Koç, alçak gönüllülükle yanıt vermiş: “Çok çalışmama, aileme bağlı ve inançlı bir insan olmama.” Geçmiş zaman, kelimeler bire bir aynı olmayabilir ama genel hatlarıyla böyle demiş. Öğrenci o zaman, yüzünde biraz küstah ve küçümser bir gülümsemeyle konuşmuş: “Sanırım siz gerçek sırrınızı söylemiyorsunuz, çünkü bu özellikler bizim kapıcımızda da var ama o sizin kadar başarılı olamadı.”

    Bir an buz gibi bir hava esmiş. Yaşlı işadamı ise olgunlukla gülümsemiş. Herkesin bir Vehbi Koç olamayacağını söylememiş elbette. Soruyu soranın niyetinin sahiden öğrenmek olmadığını, sorunun ardında safça bir merak bulunmadığını bilecek kadar görmüş geçirmiş bir insanmış sonuçta.

    O dönemlerin tipik “kapitalizm, emperyalizm, sömürü” edebiyatına hiç girmeyelim. Sonuçta bu soruyu soranın amacı da, konuk işadamını ideolojik gerekçelerle “bozmak” ve ondan daha akıllı ve külyutmaz olduğunu göstermekti herhalde.

 

  • Sormuş olmak için sorulan sorular
    Bu soruları bazen ilk kategorideki sorulardan ayırmak güçtür. Çünkü hava atmak ya da onay almak için sorulan sorular da bir anlamda “sormuş olmak için sorulan sorular” türünden sayılabilir.

    Ama bunlar biraz farklıdır. Bazen, belki havadaki ağırlığı, uyuşukluğu dağıtmak ya da konuşmacıyı yalnızlığından kurtarmak niyetiyle, “sorulsa da sorulmasa da fark etmeyen” sorular sorulur. “Bu konudaki çabaların sürmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?” ya da “Sizce Ar-Ge faaliyetleri gerçekten önemli mi bu bağlamda?” gibi suya sabuna ve bilgiye pek dokunmayan sorulardır bunlar.

 

Sonuçta bunların tümü ve daha birçok soru, “fark yaratmayan sorular” kategorisine dahil. Yeni bir bilgiyi, ilginç bir açılımı, değişik bir bakış açısını tetikleyen sorular değil bunlar. Soruların “öncesi” ve “sonrası” arasında hiçbir gerçek fark yok. Konuşmacının yaşadığı hayal kırıklığı ve sıkıntı, dinleyicilerin giderek artan sabırsızlığı dışında... Tabii bazı olağanüstü konuşmacıların bu tür sorulardan bile mucize yanıtlar yaratabildiğini de kabul etmek gerek.

 

Belki de herhangi bir ortamda soru sormaya niyetlenen herkes, kendisine önce başka bir soru sormalı: “Ben bu soruyu neden soruyorum?

 

 

Yazar: Handan SARAÇ

Marjinal

 

 

 

Makale Listesi


2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
Biymed Eğitim
Kurumsal Eğitimler
Tavsiye Edilen Eğitimler
Kurumsal Eğitimler
Satın Alma Eğitimi

Satınalma çalışanları, uzman, yönetici ve satınalma müdürlerinin katıldığı satınalma yönetimi ve teknikleri eğitimidir. Satınalma konusunda temel bilgileri 2 gün boyunca anlatılmaktadır.

Kurumsal Eğitimler
ileri Derece Satın Alma Yönetimi Eğitimi

Satınalma uzman, şef, yönetici ve müdürleri için ileri seviye satınalma eğitimidir. Satınalma yönetimi üzerine detaylı bilgiler verilmektedir. Tedarikçi ilişkileri, performans yönetimi, Satınalma bütçesi, müzakere teknikleri ve sözleşme yönetimi gibi konuları içerir.

Kurumsal Eğitimler
Yöneticilik Eğitimi

Yönetici, yönetici adayı, patron, yönetim kurulu üyelerinin katılacağı yöneticilik ve liderlik eğitimidir. Bir yöneticinin bilmesi gereken tüm konular (Liderlik, delegasyon, iletişim, zaman, stres, toplantı, çatışma yönetimi) 2 günde çeşitli uygulamalarla anlatılmaktadır.

Kurumsal Eğitimler
Finansçı Olmayanlar için Finans Yönetimi Eğitimi

Yöneticiler, yönetici adayları, patronlar, şirket ortakları, yönetim kurulu üyeleri ve finans konusunda bilgi sahibi olmak isteyen tüm çalışanların katılacağı eğitimde güncel finansal terimler hakkında bilgi verildiği gibi mali tablolar ve bilançoların okunması ve yorumlanması konuları uygulamalı olarak işlenmektedir.

Kurumsal Eğitimler
Depo Eğitimi - Depo ve Stok Yönetimi

Depo çalışanları, Şef, Uzman ve Depo Müdürleri, lojistik ve tedarik Zinciri Çalışan ve yöneticilerinin katılacağı depo yönetimi eğitimidir. Depo ve depolama nedir? Depoya neden gerek vardır. Stoklu ve stoksuz çalışmanın faydaları gibi konular eğitmenin 20 yıllık tecrübesi ile aktarılmaktadır.

Kurumsal Eğitimler
Etkili Pazarlık ve Müzakere Teknikleri Eğitimi

Satınalma çalışanları, Şef, Uzman ve Satınalma Müdürleri, Satış çalışanları ve yöneticileri, pazarlık ve müzakere görüşmelerine katılan üst kademe yöneticileri için uygulamalı olarak yapılan bir eğitimdir. Verilen senaryoya bağlı olarak satış ve satınalmacıların bire bire müzakeresi canlandırılmaktadır.

Kurumsal Eğitimler
Raporlama ve Rapor Yazım Teknikleri Eğitimi

Rapor yazan ve sunan tüm çalışanların katılacağı raporlama eğitiminde etkin bir raporun nasıl hazırlanması gerektiği detaylı bir şekilde aktarılacaktır. Raporun Excelden kopyala yapıştırdan ibaret olmadığını eğitim boyunca yazacağınız raporlarla daha da iyi anlayacaksınız.

Kurumsal Eğitimler
Müşteri İlişkileri Yönetimi Eğitimi

Müşteri ile teması olan tüm çalışanlar başta olmak üzere, Satış ekibi yönetim kadrosu, satış destek ekibi, takım liderleri, bireysel satış uzmanları ile satış kadrolarında yer alması düşünülen insan kaynakları eğitime katılabilir. Müşteri ile yüz yüze veya telefonda temas halinde olan tüm çalışanlara yönelik bir eğitimdir.

Kurumsal Eğitimler
Bütçe Eğitimi

Bütçe eğitimi ile bir bütçenin nasıl hazırlanması gerektiği sıfırdan itibaren anlatılmaktadır. Eğitim içerisinde farklı sektörlere ait bütçe örnekleri anlatılmaktadır.