|
CRM
projelerinde başarı oranı maalesef iyimser tahminlerle %30 civarında
seyretmektedir. Başarısızlık nedenlerini inceleyecek olursak; başarısızlık
oranının % 70 civarında olması; bence CRM’in hatalı olduğu, içi boş bir
kavram olduğu veya CRM felsefesinin yanlış olduğunun değil, yanlış
algılandığının, anlatıldığının ve uygulanmaya çalışıldığının bir
göstergesi olduğudur. Kısaca hata yapılmaktadır, çünkü başarılı firmalara
CRM’in katkısı diğer firmaların iştahını kabarttığı için CRM’i uygulamamış
firmaları planlama ve uygulama yönünde bir çaba içinde, hatalı uygulayıp
başarısız olanları ise hatalardan ders alıp, planlarını, projelerini,
düşüncelerini gözden geçirme, yazılım, yönetim kadrosu veya danışmanlarını
değiştirerek yeniden başlama yönünde bir çaba içinde görmekteyiz.
Son birkaç
yılda CRM hakkında bu kadar çok konuşulmasının, kitaplar, yazılar
yazılmasının ve CRM’in sempozyum, seminer ve kongrelerle gündemde
olmasının sebebi, tüm dünyada CRM pazarının sürekli gelişmesi, kurumlara
ve ülke ekonomilerine milyonlarca Amerikan doları tutarında katkı
sağlaması olarak gösterilebilir. Her dönemde CRM’in yararlı olduğunu
biliyoruz, ama özellikle kriz dönemlerinde CRM’in önemi daha da
belirginleşiyor. CRM'in faydalarını üç başlık altında toplayabiliriz.
1-Maliyetlerden tasarruf 2-Gelirleri artırma 3-Stratejik etki. Bu
maddeleri kısaca açıklayacak olursak; CRM maliyetlerde tasarruf veya
masrafları kısmak için yapılmaz, ama tasarruf sağlar. Gelirleri artırmak
veya daha çok satış yapmak için yapılmaz, ama gelirleri artırır. Başkaları
yapıyor düşüncesi ile yapılmaz, ama stratejik etkiyi artırır.
CRM'i doğru
uygulamamızın bize sağlayacağı bazı dolaylı katkılar; İşimizi daha iyi
yapmak, kendi işimizi kurmak, pazarda kalıcı olmak, daha iyi organizasyon
yaratmak, kaynakları iyi kullanmak, istihdam yaratmak, başkalarının da
baktığı; ama göremediği fırsatları görüp "Niş" pazarlara açılmak,
çalışanlar, müşteriler ve iş ortakları ile sinerji yaratmak, birlikte
çalıştığımız kişiler, ekibimiz ve takımımız ile koordinasyon sağlamak,
birlikte fikirler oluşturmak ve bu fikirleri daha iyi ürün, hizmet veya
servise dönüştürmek, öğrenmeyi öğrenmek, gelişmek, bilgiyi paylaşmak,
geliştirmek, kullanmak, teoriyi pratikle birleştirmek bunu yaparken
hataları, eksikleri ve önyargıları aşmak gibi kısaca listelenebilir ve bu
listeyi daha da artırabiliriz.
Bu aşamada
size iki araştırmadan bahsetmek istiyorum. Bunlardan birincisi, yıllık
satışları 300 Milyon Amerikan doları olan 110 firmanın üst düzey
yöneticisine uygulanmış olan bir çalışma. Bu çalışmaya göre; katılan
firmaların % 80'i "Mevcut CRM Uygulamamız Var veya Planlıyoruz" cevabı
vermiştir.
CRM'in
sağladığı faydaların bazıları;
- Müşteriyi
edinmek % 16 - % 27 (sadece Tüketiciler)
- Müşteri
elde tutmak % 47
- Rekabet
açısından çok önemli (kritik başarı faktörü) % 60
- Müşteri
başına karlılığı artırdı % 73
- Müşteri
başına satışı artırdı % 57
- Müşteri
sayısını artırdı % 46
Kaynak:
Knowledge Systems & Research / Andersen çalışması
Diğer
araştırma ise “Dick Lee, David Mangen gibi CRM otoriteleri tarafından
yürütülen ve Siebel Systems, Oracle, SalesLogix, Onyx, People Soft,
Pivotal, SAP, GoldMine gibi 8 farklı CRM yazılımını kullanan şirketlerde
2200 kullanıcıyı kapsayan bağımsız bir araştırmanın (Multi-function CRM
Software: How Good is It?) yeni yayımlanan sonuçlarına göre ortalama
müşteri memnuniyet endeksi (CSI) 100 üzerinden sadece 63.1 düzeyinde.
Müşteri memnuniyeti endeksi çeşitli yazılımlarda 66.0 ile 58.0 arasında
değişiyor. Araştırma sonuçlarına göre, CRM üreticilerinin uyguladığı
stratejinin tersine, şirketler standart özelliklerden çok, kendi özel
gereksinimlerine uyum esnekliği istiyorlar. Araştırmanın en ilginç
sonuçlarından birisi de şirketlerin genellikle kullandıkları yazılımı
"müşteri odaklı" bulmuyor olması. Müşteri odaklı olmayı öneren
yazılımların kendilerinin müşteri odaklı olamaması ilginç bir durum. Evet,
bir yanda Forrester Research tarafından ortaya konan gerçekler
(şirketlerin sadece yüzde 43'ünün karlı müşterilerini bilerek hizmet
sunması, sadece yüzde 37'sinin müşterisine tüm ürünlerini satmayı
hedeflemesi gibi) ve bu gerçeklerden doğan CRM gereksinimleri, diğer yanda
henüz bekleneni verme başarısını gösterememiş görünen CRM yazılımları.
Sanırım en doğrusu kuruluşların bir yazılım arayışına geçmeden önce, ev
ödevlerini yapıp, kendi CRM ilkelerini oluşturmaları.”
(Hakkı SEVAND, CRM ve bazı gerçekler, 15-21 Ekim 2001 BThaber.com.tr)
Yukarda
bahsettiğim ikinci araştırma bana okuduğum iki yazıyı hatırlattı.
Bunlardan birincisi “Ekonomik belirsizlik ve yaşanan krizler sonucu ortaya
çıkan bir çok nedenden dolayı CRM ve e-ticaret yazılım firmalarında işten
çıkarmalar ve zarar yüzdelerinin artması gündemde (Dennis
Callaghan, 5 Temmuz, eWeek, zdnet.com)”, ikincisi ise “Bu yılın
başında birçok üstadın stratejik öneminden dolayı CRM’in 2001 yılı şirket
bütçelerindeki kesintiden muaf tutulacağı yönündeki tahminine rağmen sonuç
böyle olmadı. CRM ekonomik durgunluktan etkilendi. Kurum müşterilerinin
CRM girişimlerini erteleme, yeniden ölçekleme ve iptal etme nedenlerinden
dolayı CRM yazılımı yapan ve uzman danışmanlık hizmeti veren firmalar
gelirlerin azaldığını ve işten çıkarmaları ilan ettiler. Bilgi İşlem
Yöneticileri patronlarından CRM’deki uzun vadeli yatırımların kısa
dönemdeki sonuçlarını göstermeleri konusunda büyük baskı hissetmekteler. ” (Arthur O’Connor, 27.09.2001, www.clickz.com)
Bu satırları yazarken aklıma nedense CRM projelerindeki başarısızlık
oranlarının yüksekliği konusunda yazdıklarım geldi.
CRM ile
birlikte seslendirilen kısaltmaların bazıları;
- CSM:
(Customer Satisfaction Measurement) Müşteri Tatmini Ölçümü
- CSC:
(Customer Satisfaction Cycle) Müşteri Tatmini Devri; Planla, Yap, Kontrol
et, Uygula
- CSI:
(Customer Satisfaction Index) Müşteri Tatmini Endeksi
- CVM:
(Customer Value Management) Müşteri Değer Yönetimi
- CEM:
(Customer Experience Management) Müşteri Deneyim Yönetimi
- CIS:
(Customer Interaction Solution) Müşteri Etkileşim Çözümü
- OMS:
(Opportunity Management System) Fırsat Yönetimi Sistemi
- SFA:
(Sales-Force Automation) Satış Gücü Otomasyonu
- CMR:
(Customer Managed Relationships) Müşterinin Yönettiği İlişkiler
- BRM:
(Business Relations Management) İş İlişkileri Yönetimi
Listelediğim
bu kısaltmaların tüm maddelerine değinmek yeni bir yazı anlamına geldiği
için sadece CSM üzerinde duracağım. CSM (Customer Satisfaction Measurement):
Müşteri Tatmini Ölçümü, müşteriniz için hangi faktörlerin önemli olduğunu
bulduğunuz ve her birini ne kadar iyi yaptığınıza göre puan verdiğiniz bir
yöntem. Bunun sonunda ise önemli olan faktörlere göre puanınızı artırmak
için programlar yapmanız gerekiyor. Eğer her şey aynı olsaydı böyle bir
ölçüm yapmaya ihtiyacınız olmayabilirdi. Ama her şey sürekli değişiyor.
Örnek verecek olursak, müşteriler (daha iyi hizmet sunmakla müşterilerin
beklentilerini siz veya rakibiniz yükseltiyor, ayrıca bölgesel
farklılıklara göre de) değişiyor, dış çevre (rakipler, ürünler) değişiyor,
iç süreçler (evet müşterinize dönmek önemli çünkü gelişme süre giden bir
süreç, önemli olan ise “Ne zaman” ve “Nasıl” soruları ve cevapları
sürekli) değişiyor. Ne zaman bu ölçümün yapılacağına ve hangi sıklıkta
yapılacağına gelirsek, farklı şirketlerin kendilerine göre tercihleri
farklı olabilir. Bazı yöntemler şöyle olabilir; Düzenli bir aradan sonra
(örneğin altı ayda bir veya üç yılda bir gibi), sürekli olarak (Texas
eyaletindeki Dell Bilgisayar firması günde 5000 ile 7000 arası çağrıyı
analiz ediyor), pazardaki büyük bir değişiklik sonrası (örneğin
yeni bir rakip veya çok cazip bir fiyat değişimi), iç değişiklikler
sonrası, cevap oranlarında düşüş sonrası, analizlerinizden çıkan sonuçlar
vb tüm bunların birleşimleri de kullanılabilir. Nasıl sorusunun cevabı
ise, müşteri ile olan günlük iletişimlerde, anketörlerden gelen düzenli
bilgide ve soruları cevaplayanların düzenli geribildirimi ile olacak.
(Rodger Gallagher, Customer Satisfaction Measurement
Conference Presentation)
Bilindiği
üzere sadakat tüm ilişkilerde olduğu gibi müşteri ile olan ilişkilerde de
beklenilen, istenilen, önemli bir öğe. İlişkilerde sadakatin yeri ve önemi
büyük çünkü hiç kimse aldatılmayı istemez. Aldatmanın sonuçta aldatana
daha pahalıya mal olabileceğını herkes bilir. Müşteriyi aldatmak yapılacak
en kötü hatalardan birisi, sadakat ise müşteri ile olan ilişkinin nihai
hedefidir.
CRM sektörü,
uygulayanlar ve uygulamayı düşünenlerin topluluğu, ürünler, işbirlikleri
gelişiyor, kitaplar, yazılar yazılıyor, sempozyumlar, kongreler
düzenleniyor, bakış açılarından uygulamaya kadar birçok şey değişiyor,
ciddi bir değişim yaşanıyor. Geleceğin başarılı şirketlerin bugünün doğru
karar vermiş ve uygulamış şirketleri olacağı aşikar. Başarısızların ise
gelecek treninde olmayacağını ise yaşayarak göreceğiz. Değişimi
geçirenlerin uyum problemi olmayacak, değişimden uzak duran dinazorlar ise
gelecekte hatırlanmayacaktır. Bu saptamanın testini geçmişe bakarak
yapabiliriz. CRM felsefesinin dalga boyunu yakalayacak müşteri
enerjisinden yararlananlar ise yollarına devam edecekler. Öte yandan bu
düşünce ancak uygulamada yerini alırsa başarılı olunabilir. Bu çerçevede
CRM’in geleceğini tahmin etmek pek zor olmasa gerek. Müşteri nereye
istiyorsa oraya götüreceğini söyleyen reklamdaki mesaj örtülü, müşteri
velinimetimizdir cümlesinde ise açıktır.
Tüm
olumsuzluklara, yanlış anlamalara, hatalı uygulamalardan dolayı ortaya
çıkan başarısız örneklere rağmen, CRM'i doğru anlamak ve uygulamak
bizlere, çalıştığımız şirketlerimize ve dolayısıyla ülkemize çok şey
kazandıracaktır. Başarı formülü arayanlara “CRM'i Doğru Anlama +
Uygulama = Başarı” formülümü hatırlatıyorum. Başka hangi yardımcı
yöntem ve tekniklerden ayrıca yararlanırsak yararlanalım, unutmayalım ki
CRM bir yönetim felsefesi olarak şirketimizi başarıya ve geleceğe
taşıyacaktır.
Not: Bu
yazım “Başarının Anahtarı Müşteride Başka Yerde Aramayın” başlıklı yazımla
birlikte tek yazı olarak Active Bankacılık ve Finans dergisi Kasım –
Aralık 2001 Sayısında yayınlanmıştır.
|