Referanslarımız
Eğitmenlerimiz

FORUM

 

Bizden Haberler

Gerçekleşen eğitimlerimizden görüntüler

 

Eğitimler

Dış Ticaret ve Operasyon Uzmanlığı Sertifika Programı
22-23 Kasım 2008
Mali Tablolar Analizi
29-30 Kasım 2008
Finansçı Olmayanlar için Finans Yönetimi
29-30 Kasım 2008
Primavera ile Proje Planlama
29-30 Kasım 2008
Uluslararası Muhasebe Standartları ve Uluslararası Finansal Raporlama
19 Aralık 2008
Son Düzenlemelerle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Bilgilendirmesi
19-20-21 Aralık 2008
ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi
20-21 Aralık 2008
İşletme Bütçeleri Ve Bütçe Kontrol Teknikleri
25-26 Aralık 2008
Satınalma Yönetimi Ve Teknikleri
27-28 Aralık 2008
Stratejik Maliyet Yönetimi ve Maliyet Muhasebesi
 

Sertifika Programları

Finansal Yönetim Uzmanlığı Sertifika Programı
(100 Saat)

İnsan Kaynakları Yönetimi ve Yönetişimi Sistemleri
 Uzmanlık Programı

(100 Saat)

İleri Muhasebe, Bütçe ve Stratejik Maliyet Yönetimi Uzmanlık Programı

(56 Saat)

IRCA Onaylı Baş Denetçi Eğitimleri
ISO9001 - 14001 - 22000

Lojistik, Tedarik Zinciri Ve Üretim Yönetimi Uzmanlık Programı
(100 Saat)
Dış Ticaret ve Operasyon Uzmanlığı Sertifika Programı
(100 Saat)
 

Referanslarımız

Ana Konular

İş Süreç Yönetimi

Proje Yönetimi

Personel Yönetimi

Kalite Yönetimi

CRM

ERP

Doküman Yönetimi

Lojistik Yönetimi

İnşaat Yönetimi

Mühendislik Çözümleri

Download

Bizden Haberler

 

Makaleler

Kişisel Gelişim Yazıları

Sektörel Makaleler

İş Yönetimi Makaleleri

Tavsiye ettiklerimiz
 

Makaleler

ISO 900:2000
HACCP - ISO22000
ISO 13485
ISO 14000
ISO / TS 16949
ISO 18001
 

Sitemizdeki Yeniliklerden Haberdar Olun

Ziyaretçi Sayımız

KÜÇÜK VE ORTA BOY İŞLETMELER İLE YATIRIMCILAR İÇİN GÜNÜMÜZDE KREDİ VE RİSK YAKLAŞIMI

A.Baybars GÖĞEZ
ABG&RİSK YÖNETİM DANIŞMANLIĞI

abg2@tr.net

 

“Avrupa Birliğine (AB) uyum sürecinde gerçekleştirilen yapısal reformlar çerçevesinde …..” diye başlayan cümleleri son günlerde çok sık duymaya başladık.

Özellikle siyasi liderler, bakanlarımız ve yüksek rütbeli bürokratlarımız bu cümle ile konuşmaya başladığında ya meclisten geçen bir kanun, ya da meclise sevk edilmek üzere olan bir kanun tasarısı hakkında uzun açıklamalar dinliyoruz televizyonlarımızdan. İnsanın bazen kendi, kendine “biz bu günlere kadar nasıl idare etmişiz” diye sorası geliyor.

Kamuoyunca her haber ve uyum kanunu maalesef yeterince takip edilemiyor. Piyasa aktörleri içinde bankalar, odalar, resmi daireler ve özellikle ihracat yapan bazı kurum ve kuruluşları bir kenara koyarsak, küçük esnaf, çiftçiler, (işiyle gücüyle alacak, borç, çek, senet takibiyle başı dertte olan) sanayici, KOBİ ve üreticiler, belki de kendileri ile ilgili yenilikleri en son duyan ve istatistiklere göre de piyasanın % 90’ını temsil eden figüran aktörler olarak “milli mücadele tarihini” yeniden yazmaya çalışıyorlar.

Hala teşvik almayı, “Ben kredi kullanmam” diye reddederek, harcadığı parayı dönem sonunda karından indirip daha az vergi vermek yerine, çıkan yüksek vergi borcu yüzünden, iş ve yatırımını kaybedenlerden tutun da, tahsil edemediği bir alacağı yüzünden icra dairelerinde ve avukatların peşinde koşarken işini gücünü ihmal eden, hammadde alamadığı için siparişlerini yerine getiremeyen, bir makine daha alamayıp müşteri kaçıran, faks, internet, bilgisayar gibi teknolojik kolaylıkları param yok veya kim kullanacak, ben de anlamam diye erteleyen bir sürü aktör tanıyorum ben bu filmde.

Ekonomist, yönetim danışmanı, işletmeci v.b. tavırla kendilerine yaklaşıldığında ve neden leasing, faktoring, yatırım veya işletme kredisi kullanmıyorsun ? diye sorulunca, cevap genellikle hazırdır.

“Bankalar güneşli havada şemsiye uzatır, yağmurlu havada şemsiyeyi çeker” veya “benim teminat için gayrimenkulum yok ki” gibi yakınmalar duyarız. Bazen de haydi çok biliyorsan söyle de senin dediğini yapalım türü (Sanki danışmanın boyacı küpü vardır.) serzenişlerle karşılaşırız. 

Çarpık gelişmiş ekonomilerin ürünü olan yüksek enflasyona bağlı kredi faizleri ve reel faiz yükü ile dönemsel krizlerde uygulanan temerrüt faizleri ve kredi kapatma talepleri yüzünden çok canlar yanmıştır. Günümüzde artık tek haneli enflasyon, yükselen kapasite kullanım oranları ve gelişen ihracat kapasitesi, döviz fiyatlarında ki durağanlık, devletin borçlanma faizindeki düşük oranlar ile bankacılık sistemine getirilen disiplinler sanki yeni bir dönemin hazırlıklarına katılmak gerekliliğini düşündürüyor.

Biraz daha düzelme olsun diye beklemek de bir tercih olmakla birlikte, geç kalma riskini göze almak ne derece doğru olur iyi düşünmek gerek!

Bu arada girişimcilerimizin de kendi uyum yasalarını yürürlüğe koymaları gerekiyor. Artık işe ve yatırıma başlamadan önce sabah kalkıp “ben şirket kuracağım” veya ticari araç yerine “Mercedes alacağım” kararlarını alırken ciddi,ciddi düşünmeleri veya kendileri adına düşünecek birilerini bulmaları kaçınılmazdır. Eskiden olduğu gibi 10 milyarımız varsa 100 milyarlık yatırım yapmayalım ama en azından iyi ölçüp biçerek yatırımcı ruhumuzu da köreltmeyelim. AB’ye girelim mi, girmeyelim mi? IMF gidiyor acaba geri döner mi tartışmalarını bırakalım siyasetçiler yapsın. Bizim elimizde nur topu gibi reel ekonominin fırsatları var. Fırsatlar ülkesi Türkiye’yi görmek için neyi ve kimleri bekliyoruz?

 

“Ticaretin en önemli kuralı risk almak,işletmeciliğin kuralı da riski çok iyi ölçmek ve yönetmektir.”

 

 

Copyright ©2005 BiYMED