|
Yönetim danışmanlığı, bağımsız, bilgili ve
deneyimli kişi veya kişiler tarafından özel, kamu ve diğer işletmelerde iş
stratejisi, organizasyonel yapı, iş yapma yöntemleri alanlarındaki
sorunları, araştırmak, belirlemek ve uygun önerileri geliştirerek bu
önerilerin uygulanma sürecinde destek vermeyi içeren hizmettir.
Yönetim danışmanları işletmelerin sorunlarını çözme,kaynak ve
olanaklarından faydalanmalarını sağlamak üzere işletmenin içinde
bulunmayan bilgi, deneyim ve becerileri sağlayan ve bunun karşılığında
ücret alan kişilerdir.
Yönetim danışmanları, bir veya birden fazla
alanda uzmanlaşarak, mevcut verilerin analizini yapar, deneyim ve
birikimlerini katarak bir senteze varır ve bu alanlarda sağladığı tarafsız
ve etkin bilgi, yorum, öneri ve uygulama desteğini organizasyonun gelişimi
ve müşterisinin gereksinimleri doğrultusunda ve mesleki etik kurallar
çerçevesinde uygulayan meslek grubunun üyeleridir.
Kuruluşunu tamamlamış, kendi ayakları üzerinde
durmaya başlayan işletmelerde, ikinci aşama olarak tanımladığımız “Gelişme
ve kapasite yükseltme” aşaması ile birlikte başlayan süreç;
Alınması gereken tedbirlerin planlanması ve
organizasyonun kurumsal yapıya kavuşturulması için “işletmelerde yapılacak
işlerin belirlenmesi”, ”işleri yapacak kişilerin belirlenmesi” ve
“kişilerle kurumlar arası ilişkilerin tanımlanması” aşamalarının sağlıklı
bir şekilde gelişmesi olarak açıklanabilir.
Yönetim Danışmanına aşağıda belirtilen aşamalarda ihtiyaç duyulur;
-
Rekabet gücünü arttırmak gerektirdiğinde,
-
Kaynak kullanımını arttırmak/ geliştirmek
gerektiğinde,
-
İşletme körlüğünden kurtulmak istendiğinde,
-
Dünya standartlarında bilgi, teknoloji ve
deneyimlere hızlı ulaşılmak istendiğinde,
-
Kötü gün için iyi günde,
-
Doğma, büyüme, olgunluk, küçülme, birleşme
gibi işletmelerin önemli yaşamsal evrelerinde.
Hizmet sunulacak olan müşteriler Başta
KOBİ’ler olmak üzere tüm sanayi, tarım, AR-GE ve hizmetler kesimindeki
işletmeler ile kamu kurum ve kuruluşlarıdır.
Gerek ticari ve özellikle de yatırımcı sanayi işletmelerin çoğu, bir
noktayı maalesef aşamamışlardır. Ekonominin ve gelirlerin iyi olduğu
dönemlerde danışmanlık almayı akıllarına bile getirmezken, işlerin kötüye
gittiği zamanlarda danışmanlık taleplerini yoğunlaştırmakta fakat bu sefer
de yeterli kaynak ayıramadıkları için danışmanlık satın alamamaktadırlar.
Öncelikle bu konuda işletmeler daha etkin bir şekilde yönlendirilmelidir.
Diğer taraftan firma sahipleri ve
yöneticileri, danışmanlığın da kategorileri olduğunu bilmelidir. Danışman
her problemi çözen, hata yapıldıkça onları düzeltmek zorunda olan bir
insan gözüyle görülmemelidir. Uygulamada bazı yöneticiler danışmanın
önerilerinden bir kısmını (işine gelenleri ) kabul edip yine kendi
bildikleri gibi hareket etmekte ve sonra “senin söylediklerini de yaptık
ama olmadı” gibi savunma mekanizmaları geliştirebilmektedir. Belki de
sektördeki en büyük tehlike budur. Bazı danışmanlar da nasıl olsa bana
para ödüyorlar diyerek bu konuda duyarsızlık göstermektedirler.
Aynı konuya danışmanlar açısından bakıldığında
; Danışmanların kendilerine başvuran müşterilerine “Her işi yaparız …”
türü yaklaşım göstermek yerine, uzmanlık konularında yaklaşmaları
gerekmektedir.
Başta KOSGEB olmak üzere, banka ve finans
kuruluşlarının da reel sektöre yönelik kredi olanaklarını genişletmeleri,
verilen kredilerin bir dönem olduğu gibi projeye bakılmaksızın “nasılsa
gayrimenkul teminatı var” iddiası yerine doğru projelere
yönlendirildiğinin denetimi, kredi alanların finans yönetimi konusunda
doğru kadrolarla çalışıp, çalışmadığının denetimi v.b. koşulların
gerçekleşmesi halinde sektörün daha pozitif gelişeceği ortadadır.
Türkiye’de artık düşük enflasyonlu bir
ekonominin şartları oluşmaya başlıyor. Mal ve hizmet üretiminde yüksek
talep ile birlikte batılı ekonomilerde yaşanan daha yüksek kalite ve
servis standartları, düşük maliyet faktörlerini ön plana çıkarmaya
başlayacaktır. Bunun için de klasik üretim tekniklerinin yerine, teknoloji
yoğun makine ve ekipmanlara, vasıflı işgücüne yönlenme hızlanmaktadır/
hızlanacaktır. İşletmeler öncelikle mevcut insan kaynağını yeni yapıya
adapte etmeyi arzularken eğitim dahil bir dizi yapılanma tekniklerini
kullanmak ve bu çalışmalar için danışmanlıklar almak zorunda
kalacaklardır.
Diğer yandan hazırlanan yeni ihale yasası
kurumsal yapıya sahip ve uzun yıllar işini doğru yapmış işletmelere
yönelik avantajlar sunmaktadır. Ayrıca ihalenin alınması da problemi
çözmemektedir. Proje yönetimi ve sözleşme takibinden başlayarak,
fizibilite, master planlama, ön araştırma, insan kaynakları yönetimi,kredi
raporu düzenleme, teknoloji, malzeme ve teçhizat seçimi ve ihalesi, inşaat
ve şantiye işletmeciliği, mesleki, teknik, mali ve idari denetim
(Organizasyon denetimi) ile kurumsal yapılanma ve sonuçların bağımsız
raporlama formatlarında üst yönetime iletilmesi gibi yakın zamana kadar
hiç de üzerinde durulmayan uluslar arası kabul görmüş danışmanlık
hizmetlerine ihtiyaç duyulmaktadır. O halde her işletmenin deneyim
kazanmada profesyonel danışmanlıklardan yararlanma mecburiyeti vardır.
Aksi halde beklediği büyümeyi gerçekleştirmede sorunlar yaşayacaktır.
Sektörün yasal statü ve ücret standardının
belirlenerek, yetki ve sorumlulukların netleştirilmesi müşteriler için
daha güvenli bir ortam yaratacak, olumsuz olaylarla karşılaşmak
önlenebilecektir.
|