ENTELLEKTÜEL SERMAYENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNE ETKİLERİ

ENTELLEKTÜEL SERMAYENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNE ETKİLERİ

ENTELLEKTÜEL SERMAYENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNE ETKİLERİ

Dr. Ismet DEMIRKOL
Günümüzde bir çok bilim adamı başarı için değişimde öncü olmanın, diğer bir ifadeyle değişimi başkalarından önce yaratmanın önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu görüşü bir çalışma ilkesi haline getirmenin sağladığı avantajları net olarak görmemizi sağlayacak pek çok örnek bulunmaktadır. Televizyon kullanımının 50 milyon kişiye ulaşması 15 yıl almışken, internet kullanıcısı sayısı 5 yılda 50 milyona ulaşmıştır. Dünyada bir yılda satılan cep telefonu 1994 yılında 26 milyon iken sadece beş yıl sonra 1999 yılında bu sayı 500 milyona ulaşmıştır . 1997’ye kadar bu alanda bir numara olan Motorola, analog sistemden dijital sisteme geçerken sadece bir yıllık gecikme yaşamasına rağmen, on yıl öncesine kadar yalnızca kar lastikleri ve lastik çizme üreten Nokia, Avrupa'nın en hızlı ileri teknoloji şirketlerinden biri haline gelmiş ve pazarda en büyük paya sahip olmuştur .

Son derece hızlı değişen ve her değişimin birçok işletmeyi değil küçültmek yok olmaya götürecek kadar önemli olduğu günümüzde yeni yönetim ilkeleri etkili olmaya başlamıştır. Toplam kalite yönetimiyle birlikte uygulanmaya başlanan sürekli iyileştirme, yeniden yapılanma çalışmaları ile büyük sıçramalar yaratmış ve öğrenen kurumlar ile sürekli değişim ve yaratıcılığın arttırılması çalışmaları önemli hale gelmiştir. İşletmeler açısından incelediğimizde son yıllardaki en büyük kazanımın “değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” görüşünün genel kabul görmesidir.

Değişimi yaratan pek çok unsur içinde en önemlisi insan kaynaklarıdır. Toplam kalite yönetiminde insan unsuru, faaliyetleri ve nihai çıktıyı belirleyen “dış müşteriler” ve üretimi gerçekleştiren, onu sürekli geliştiren çalışanlar “iç müşteriler” olarak odak noktasına oturmuştur. İnsana verilen önem, yeni paradigma organizasyonlar olarak ifade edilen öğrenen kurumlarda da artarak ortaya çıkmaktadır. Çünkü, insan kaynağı, işletme içinde bilgi toplama ve işleme kapasitesine sahip, yaratıcılığı ortaya çıkartabilecek olan tek unsurdur.

Kjell Nordström’e göre, bugün artık birkaç hafta içinde taklit edilemeyen hiçbir ürün, hizmet veya teknoloji kalmamıştır. Bu nedenle hızlı hareket edecek birimler oluşturmak gerekmektedir. Zaman ve yetenek işletmelerin rekabet avantajı yaratmadaki en önemli unsurları haline gelmiştir .

İşletmelerde devrimsel nitelikteki değişimlerin ve yaratıcılığın beslenmesinde bilginin önemi yadsınamaz. Başarılı işletmelerin ekonomideki ağırlıkları incelendiğinde tarihsel olarak geçmişte tarım toplumları, sonraları endüstri toplumları bugün ise bilgi toplumları önem kazanmıştır. Geçmişte ülkelerin gelişmişlik düzeyleri belirlenirken, ekonomi içinde tarım ve sanayi sektörlerinin ekonomideki ağırlıkları gözönünde tutulurken, bugün Dünya Bankası tarafından yeni bir kriter olarak geliştirilen “Gayrı Safi Milli Bilgi” kullanılmaktadır. İşletmecilik derslerinde geçmişte dört üretim faktörü olarak emek, sermaye, doğal kaynaklar ve girişimci anlatılırken bugün yeni yayınlarda bunlara bilgi de eklenerek artık beş faktörden söz edilmektedir. Geleneksel üretim faktörlerinde azalan verim kanunu geçerliliğini korurken bilgi, daha yoğun olarak kullanıldığında üretim artışına etkisi azalan değil artan verim yaratmaktadır. Bu nedenle bilginin etkin kullanımının ekonomi üzerindeki etkileri hızla artmaktadır.

Küreselleşen dünyamızda firmalar sadece maddi güçleriyle değil, ürettikleri bilgi ve teknoloji ile gerçek güç haline gelebilmektedirler. Bu sebeple "bilgi ve zeka "rekabet gücüne sahip, kendisini sürekli yenileyen çağdaş işletmelerin sahip oldukları en temel varlıklarından birisi olmuş ve 1990’lı yılların başlarından bugüne değin, rakip firmalara karşı rekabet avantajı elde edilmesinde, firmanın büyümesinde ve yeniliklerin yapılmasında pek çok işletme, entellektüel sermayenin stratejik bir faktör olduğunun farkına varmıştır. Bunun bir sonucu olarak da entellektüel sermaye popülaritesini artırmış ve işletmeler diğer sermaye yatırımlarına oranla bilgi tabanlı donanım ve ekipman yatırımlarına daha fazla fon ve zaman ayırmaya başlamışlardır. Bu dönemde bilgi; üretilen satılan ve satın alınan şeylerin asıl bileşeni durumuna gelmiş olup, entelektüel sermayeyi geliştirmek, paylaşmak, satmak bireylerin, işletmelerin ve ülkelerin önemli ekonomik sorumluluklarından biri durumuna gelmiştir.

Günümüzde işletmeler, fiyatlar, maliyetler ve beklentilerle baş edebilmek için bilişim alt yapısına odaklanan optimal stratejileri geliştirmek gereksinimiyle karşı karşıyadırlar. Kaynakları denetleyerek kritik alanlara yönlendirmek, entellektüel sermayenin mali verimliliğini arttırmakta ve işletmenin pazar değerini yükseltmektedir. Hızlı pazar değişimi, rakip işletmelerin performanslarındaki düşüş sonucu, daha iyi kaynak ağları oluşturma zorunluluğu, internet üzerinde farklılaştırma ve üstünlüğe dayalı strateji mimarisini etkin bir şekilde uygulamaya yönelik konular, işletmeler tarafından bilgi teknolojisi ile yönetici nitelikleri arasında bağlantıların tanımlanmasına kaynaklık etmektedir. Diğer taraftan, işletmelerin gelişen teknolojiye odaklanarak, bilinen işletmecilik deneyim ve ilkelerine meydan okuyan operasyonlara yönelip enformasyon çağı uygulamalarına öncülük ettiğini de görmekteyiz. Şirket değeri bir aktif olarak bilginin performansını arttırmaya dönük sistematiksel bilgi yönetimi modellerinin ortaya konulması, işletmelerin bilgi tedariki ve enformasyon toplamaya yönelik kendilerini etkin birer bilgi tedarikçisi olarak tanımlayarak, orjinal uygulamaları başlatması, bilgi teknolojisi süreçlerinin günümüze özgü yönetici özellikleriyle yönetilmesini temel bir gereksinim durumuna getirmektedir.

Ante ekonomik gerçekliğin bilgi ekonomisine doğru hareket etmekte olmasından dolayı entellektüel sermayenin de maddi varlıklar veya finansal sermaye gibi bir kaynak olarak ele alınmasının firmalar açısından hayati öneminin olduğunun üzerinde durmaktadır. Pfeil da çalışmasında entellektüel sermaye kaynaklı kazançların toplam kazançlara olan oranının yıllar geçtikçe yükselmekte olduğunu göstermektedir. Gelecekteki kazançlar gün geçtikçe daha da fazla maddi olmayan varlıklara bağımlı olacaktır. Bunun sonucunda da firmaların artık öğrenmenin hayati bir unsur olduğunu anlamaları ile birlikte stratejik çabalarını somut varlıkların yönetiminden ziyade entellektüel varlıkların yönetimine doğru kaydırmaları gerektiği bir gerçektir. Globalleşen dünyamızda entellektüel sermaye yıldızı parlamakta olan konseptlerden biri haline gelmiştir . Bu nedenle de entellektüel sermaye kavramının önemi yıllar geçtikçe artmakta olup Türkiye’de ki firmalar açısından söz konusu bilgilerin çıkar guruplarına nasıl yansıtılmakta olduğu da önem taşımaktadır.
KAYNAKLAR
GTTFRIED, Grafström; LEIF, Edwinsson; “Accounting for Minds”, Larsherberts Offset, Sweden, 2001,

HAMMEL; “Devrimin Başına Geçin”, Mess Yayınları, istanbul, 2000,

MathESON, David; MATHESON, Jim; “Akıllı Örgüt”, Çev: Meral Tüzel, Boyner Holding yayınları, İstanbul, 1999,

PULLIC, Ante; “Intellectual Capital - Does It Create or Destroy Value?” Measuring Business Excellence, 8, no. 1, 1998,

O.P.,Pfeil; “ The Valuation of Intellectual Capital”, Working Paper Series,2003

DEMİRKOL, İsmet ; Entellektüel Sermayenin Firma Değerine Etkisi ve İMKB’de Sektörel Uygulamalar, Doktora Tezi,Gazi Üniversitesi, 2006
http://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=388100
DESS, G.G.; R.D.Zahra S.A.; FLOYD, S.W; JANNEY, J.J.; P.J., Lane; “Emerging Issues in Corporate Entrepreneurship”, Journal of Management, Vol. 29, No: 3, Ireland, 2003,

ENTELLEKTÜEL SERMAYENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNE ETKİLERİle

Makale Başlıkları

 

Makale Listesi


2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
Biymed Eğitim
Kurumsal Eğitimler
Tavsiye Edilen Eğitimler
Satın Alma Yönetimi ve Teknikleri Eğitimi

Temel Satın Alma Eğitimidir.

ileri Derece Satın Alma Yönetimi Eğitimi

Satınalma uzman, şef, yönetici ve müdürleri için ileri seviye satınalma eğitimidir.

Yöneticilik Eğitimi

Yönetici, yönetici adayı, patron, yönetim kurulu üyelerinin katılacağı yöneticilik ve liderlik eğitimidir.