Gelmiş Geçmiş En Güçlü Ve Etkili 10 Kişi

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Gelmiş Geçmiş En Güçlü Ve Etkili 10 Kişi

Amerikalı Astrofizikçi Yazar Michael H Hart’ın tüm dünya çapında en çok satan kitaplar arasına girmiş ve yüzbinlerce kopyası satılmış olan “Dünya Tarihine Yön Veren En Ekin 100” isimli kitabında insanlık tarihinin gelmiş geçmiş tüm önemli figürler arasında bilimsel, askeri, politik, tarihi ve sosyo-kültürel verileri göz önünde bulundurarak büyük bir sıralama yaptı. Her ne kadar yaptığı sıralamaya eleştiriler yönelse de, ortaya koyduğu gerçekler ve fikirlerini dayandırdığı noktları ifade becerisi ile birçoklarının da onayını aldı.

10. Albert Einstein (1879-1955)

Einstein, görelilik kuramları nedeniyle meşhur olmakla birlikte, bilimsel alandaki diğer başarıları onun her zaman anılacak bir bilim adamı olarak tanınmasını sağlayacak niteliktedir. Hatta, daha önce fizikçilerin kafasını epey karıştıran önemli bir kavram olan “fotoelektrik etki” konusunu açıklayan tebliğiyle Nobel fizik ödülünü kazanmıştır. Bu tebliğde, fotonların yani ışık parçalarının (partikül) varlığını ortaya koydu. Işığın elektromanyetik dalgalardan oluştu­ğu geçişim (interferans) deneyleriyle çok önceden saptanmış oldu­ğundan ve dalga ve partikül birbirine zıt kavramlar oldukları için, Einstein’ın hipotezi klasik teoriden tamamen ve tam ters yönde bir kopma anlamına geliyordu.

Yani kısaca Einstein’ın bu listede olmasının sebebi, ondan önce doğru kabulen bir çok temel kanunu derinden sarsması ve diğer bilim adamlarının bile anlayamadığı şeyleri ispat edilebilir düzeyde öne sürmesidir.

9. Kristof Kolomb (1451-1506)

Kolomb Avrupa’ dan hep batıya giderek Doğu’ya ulaşacak bir yol bulmak isterken, farkında olmadan Amerika kıtasını keşfetti ve böylece dünya tarihi üzerinde, muhtemelen kendi beklentilerinin çok üzerinde bir etki bıraktı. Yeni Dünya’ da keşifleri ve sömürgecilik çağını başlatan keşfi, tarihin önemli dönüm noktalarından biriydi. Avrupa halkına büyüyen nüfusunu barındırabileceği iki yeni kı­ta açtı ve Avrupa ekono.misini değiştiren yeraltı zenginlikleri ve hammaddeler için kaynak oluşturdu. Kolomb’un yaptığı keşif, Amerika’daki Kızılderili uygarlığını yerle bir etti. Uzun vadede; batı yarımkürede bir zamanlar bu bölgede yaşayan Hint uluslarından çok farklı yeni bir uluslar takımının oluşumuna neden oldu ve böylece Eski Dünya milletleri üzerinde etki bıraktı. Kolomb iyi veya kötü, eski dünya düzenini yerle bir ederek yeni bir dünya düzeninin kapılarını aralayan keşiflerinden dolayı dokuzuncu sırada.

8. JOHANN GUTENBERG (1400-1468)

Johann Gutenberg matbaanın mucidi olarak bilinir. Aslında yaptığı ise, matbaa harfleri ve baskı makinesinin çeşitli yazıların hızla ve doğru olarak basılabilmesini sağlayacak şekilde kullanabilmesi için bilinen ilk seri yöntemi geliştirmekti ve bunu tamamıyle çevresinden bağımsız olarak kendi dehasıyla gerçekleştirmiştir. Şurası oldukça kesindir ki, telefon, Alexander Graham Bell diye biri olmasaydı da- hem de tarihin aşağı yukarı aynı döneminde- icat edilirdi. Aynı şey bir çok başka icat için de söylenebilir. Ama Gutenberg olmasaydı modern baskı tekniğinin ortaya çıkışı birkaç kuşak ertelenirdi. Baskı makinesinin tarihin akışı üzerinde yapmış olduğu çarpıcı etki göz önüne alınırsa, Gutenberg listemizde üst sıralarda böylesi bir yeri şüphesiz ki hak etmektedir.

7. TS ‘AI LUN (yaklaşık M.S. 105)

Ts’ ai Lun; kağıdı icat eden kişi, büyük bir olasılıkla okurların çoğu na yabancı gelecek bir isimdir. Yaptığı icadın önemi düşü­ nüldüğünde, Batı’ da bu denli ihmal edilmiş olması gerçekten de şaşkınlık vericidir. Ts’ ai Lun hakkında küçücük bir açıklama bile içermeyen büyük ansiklopediler vardır ve sıradan tarih kitaplarında isminden nadiren bahsedilir. Kağıdın açık önemi göz önünde bulundurulduğunda, Ts’ai Lun’dan bu denli az söz edilmesi, O’nun tamamen bir apokrif kişisi olduğu kuşkusunu uyandırabilir. Ancak dikkatli bir araştırma, Ts’ai Lun’un Çin İmparatorluk sarayının bir memuru, M:S. 1 05 yılında veya civarında İmparator Ho Ti’ye kağıt örnekleri sunan gerçek bir kişi olduğunu tamamen açığa çıkarmaktadır. Çinliler Ts’ ai Lun’ un, kağıdı İcat etmesini her zaman takdir etmişlerdir ve kendisi Çin’ de tanınan bir kişidir. “Kağıdı icat eden kişinin” bu listede üst sıralarda yer alması tabi ki, kaçınılmazdır.

6. Aziz Paul (yaklaşık olarak M.S. 4 – 64)

Bugün hristiyanlığın temel inancı olarak görülen Yeni Ahit’in büyük bir kısmını Paul yazmıştır. Paul, günümüzde dünyanın en çok üyesi bulunan dini Hıristiyanlığın bir Yahudi mezhebi olmaktan çıkıp bir dünya dini haline gelmesinde en büyük paya sahip kişidir. İsa’nın ilahi bir varlık olduğu ve sadece inanç yoluyla kurtuluşa ulaşılabileceği yolundaki merkezi görüşleri, yüzyıllardır, Hıristiyan düşüncesinin temeli olmaya devam etmektedir. Ardından gelen rum Hı­ ristiyan tanrıbilimciler; Augustine, Aquinalı Aziz Thomas, Luther ve Calvin de dahil olmak üzere, yazdıklarından derinden etkilenmişlerdir. Hatta fikirlerinin yarattığı etki o kadar büyüktür ki, bazı bilim adamları İsa’nın değil de O’nun Hıristiyan dininin kurucusu sayılması gerektiğini bile öne sürmüşlerdir. Bu açıdan bakıldığında Aziz Paul olmasaydı, bugün hristiyanlık dini varolmayabilirdi.

5. KONFÜÇYÜS (M.Ö. 551- 479)

Büyük Çin filozofu Konfüçyüs, Çin halkının temel fikirlerini bir araya getirerek bir inançlar sistemi geliştiren ilk kişidir. Kişisel ahlaka; halkına hizmet eden ve halkı, ahlaki açıdan örnek olarak yöneten bir devlet kavramı na dayanan felsefesi; iki bin yıllık Çin felsefesi ve yaşam tarzından süzülüp gelmiş ve dünya ·nüfusunun elle tutulur bir bölümü üzerinde büyük etki uyandırmıştır. Bugün dünyanın en büyük nüfuslu ülkesi üzerinde hala derin bir etkiye sahiptir ve ölümünden binlerce yıl geçmesine rağmen, peygamberler dışında hiç bir filozof ya da düşünür böylesi güçlü bir etki bırakamamıştır.

4. BUDA (M.Ö. 563-483)

Asıl adı Prens Siddharta olan Gautama Buda, dünyanın en bü­yük dinlerinden biri olan Budizmin kurucusudur. Sarayın tantanalı ortamında yetişen Siddharta’nın maddi rahatlık anlamında hiçbir eksiği yoktu. Bununla birlikte derin bir doyumsuzluk içindeydi. İnsanlarının çoğunun yoksul ve sürekli ihtiyaç içinde olduklarını görüyordu. Varsıl olanlar bile sık sık bunalıma ve mutsuzluğa kapılıyorlardı, tüm insanlar hastalanıyor ve eninde sonunda ölüme yeniliyorlardı. “Mutlaka,” diye düşündü Siddharta, “hayat, acılar ve ölümlerle çok çabuk silinen geçici zevklerin ötesinde bir şey olmalı”. Saraydan ayrıldı ve bir gezgin oldu hayatın gerçeklerini tecrübe etti. Ardından büyük bir invizaya çekildi ve incir ağacının altında gerçekleştirdiği ve 49 gün süren bu inziva ona aydınlanmayı getirdi. Tamamıyla barışcıl yolları savunan neredeyse tek dini liderdir. Diğer tüm dinlerde belli çercevelerde şiddeta ve savaşa göz yumulurken budizmde bir başka canlıyı incitmek kesinlikle yasaktır. Şiddetten uzak bir dini böylesi geniş kitlelere yayabildiği için Buda bu sıralamada yüksek bir mevkiyi haketmektedir.

3. Hz. İsa (M.Ö. 6 – M.S. 30)

İsa’nın insanlık tarihi üzerindeki etkisi o kadar açık ve büyüktür ki, bu listenin üst sıralarında yer alıyor olması çok az kişi tarafından sorgulanacaktır. Aslında, dünyanın en etkin dinini telkin etmiş olan İsa’nın neden ilk sırada yer almadığının sorgulanması daha olasıdır. Hıristiyanlığın zaman içinde diğer dinlere göre çok daha fazla mümine sahip olduğu tartışılmaz. Ancak bu kitapta değerlendirilen, farklı dinlerin birbirlerine göre ne kadar etkili olduğu değil de, kişilerin birbirlerine göre ne kadar etkili olduğudur. Hıristiyanlık, İslam’dan farklı olarak, tek kişi değil iki kişi İsa ve Aziz Paul tarafından kurulmuştur ve bu nedenle gelişimi konusunda gösterilen çabanın payesi bu iki kişi arasında paylaştırılmalıdır. Ancak şu da unutulmamalıdır ki, Hz. İsa olmadan bir hristiyanlık dininden bahsedilemez. Bu nedenle Hz. İsa’nın ilk üçte olması oldukça makuldür.

2. ISAAC NEWTON (1642-1727)

Bir bilim adamının dünyanın en etkili ikinci ismi olması kimilerine şaşırtıcı gelebilir. Ancak burda anlaşılması gereken nokta Newton’un herhangi bir bilimadamı olmadığı gerçeğidir. Newton modern bilim hakkında bildiğimiz herşeyin temelini atmış kişidir, ortaya koyduğu her şey uzay çağında dahi geçerlidir. Hatta çok övündüğümüz uzay roketleri bile Newton yasalarına göre dizayn edilir ve harekete geçer. Her ne kadar günümüz bilimi teoride bazı Newton yasalarını yalanlasa da, pratikte Newton yasaları hala geçerlidir. Newton, sadece bilim adamlarının en zekisi ve etkilisi değil, bilim teorisinin gelişiminde en etkin rol oynayan kişidir ve bu nedenle herhangi bir “dünyanın en etkili kişileri listesi”nin en üst ya da en üst sıraya yakın bir sırayı kesinlikle hak etmektedir.

1. Hz. MUHAMMED (570-632)

Dünyanın en etkili kişilerinin listesinde 1 numara olarak Hz. Muhammed’i seçmem bazı okurları şaşırtabilir, bazıları da bu konuyu sorgulayabilirler ancak; tarihte hem dini hem de din dışı alanlarda üstün başarı göstermiş tek kişiydi. Şöyle düşünün, Muhammed 570 yılında Arabistan’ın güneyindeki Mekke şehrinde, o zamanlar ticaret, sanat ve bilim merkezlerinin çok uzağında olan, dünyanın geri kalmış bir yerinde doğdu, altı yaşında öksüz kaldı ve zor koşullarda büyü­dü, okuması yazması dahi yoktu! Böylesi zorlu kökenlerden gelen Muhammed tamamıyla tek başına, dünyanın en büyük dinlerinden birini kurdu, yaydı ve son derece etkili bir peygamber ve siyasal lider oldu. Bugün, ölümünden on üç yüzyıl sonra, etkisinin gücü ve yaygınlığı hala sürmektedir.

Yirmi beş yaşındayken zengin bir dulla evlenmesinin ardından ekonomik durumu iyileşti. Ancak yine de kırk yaşına yaklaşıncaya kadar, sıra dışı bir insan olduğu konusunda çok az gösterge vardı. O zamanlar Arapların neredeyse hepsi putperestti; bir çok tanrıya inanırlardı. Böylesi dar görüşlü ve yandaşı bulunmayan bir ortamdan bir tamamıyla tek başına bir dünya dini ve bir imparatorluk kurmayı başardı.

Dünya üzerinde Müslümanların yaklaşık iki katı Hıristiyan yaşadığina göre, Muhammed’in İsa’ dan daha üst sırada yer alması başlangıçta tuhaf görünebilir. Bu kararın iki temel sebebi vardır. Öncelikle; Muhammed İslam’ın gelişiminde, İsa’nın Hıristiyanlığın gelişiminde oynadığından daha önemli bir rol oynamıştır. İsa Hı­ristiyanlığın temel ahlaksal ve manevi akidelerini ortaya atmış olmakla birlikte, Hıristiyan teolojisini geliştiren, yayılmasını sağlayan esas kişi ve Yeni Ahit’in büyük bir bölümünün yazarı Aziz Paul’dur. Hz. Muhammed ise İslam’ın hem teolojisini hem de temel ahlaki ve manevi ilkelerini ortaya koymuştur. Buna ek olarak yeni inancın kabul görmesinde ve İslami ibadetlerin yerleşmesinde en önemli rolü oynamıştır. Dahası; kendisine vahiy yoluyla gelen ve O’nun söyleminin bir arada toplanmasından oluşan Müslümanlığın kutsal kitabı Kuran’ın aktarıcısıdır. Söylediklerinin çoğu sağlığında aşağı yukarı aslına sadık kalınarak kayda alınmış ve ölümünün üzerinden fazla zaman geçmeden, hüküm niteliği taşıyacak şekilde bir araya getirilmiş hadisler de çok etkili olmuştur. Dolayısıyla Kuran, Hz. Muhammed’in fikir ve öğretisini temsil eder. İsa’nın ya da başka hiç bir dinin öğretisinin bu şekilde derlenmiş bir hali elimizde bulunmamaktadır. Bunun ötesinde, Muhammed (İsa’ dan farklı olarak) dinsel olduğu kadar din dışı alanlarda da bir liderdir. Hatta, Arap fetihlerinin Avrupa ve ortadoğu üzerindeki etkisi göz önünde alındığında bunların arkasındaki itici güç olarak, onu tüm zamanların en etkili siyasal lideri olarak değerlendirmekte yanlış olmaz.

Tarih birçok büyük imparator, büyük peygamber, büyük lider görmüştür. Ancak hem dini, hem askeri, hem siyasi, hem de kültürel olarak tüm gücü kendinde toplamayı başaran tek kişi Muhammed ‘tir. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, Hz. Muhammed tüm insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en etkili ve güçlü kişisidir.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply