İşletme Terimlerinin Anlamları – İngilizce Türkçe Teknik Terimler Sözlüğü

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

İşletme Terimlerinin Anlamları – İngilizce Türkçe Teknik Terimler Sözlüğü

Absolute Advantage: Bir ülkenin bir ürün ya da hizmeti diğer ülkelerden daha ucuza üretebilme kabiliyeti.

Accounting: Muhasebe

Administrative: İdari

Assets: İşletmenin sahip olduğuya da kiraladığı tüm varlıklar

Auditing: Finansal denetim

Authority: Otorite (Organizasyondaki yöneticilerin pozisyonlarından ötürü sahip oldukları resmi yetkilerin tamamı.)

Balance of payments: Ülkenin ödemeler dengesi

Balance Sheet: Bilanço

Bankruptcy: İflas

Barriers to Entry: Bir işletmenin bir pazara girerek faaliyet göstermesini engelleyen ya da zorlaştıran etmenler.

Board of Directors: Yönetim kurulu

Bond: İşletmelerin veya hazinenin finansal ihtiyaçlarını karşılamak için yayınladığı, alıcılarına belirtilen dönem içinde faiz sağlayan ve dönem sonunda işletme ya da hazinenin üzerindeki değerden geri aldığı finansal araçlardır.

Bookkeeper: Muhasebeci

Brand: Marka

Brand Loyalty: Müşterinin belli bir markaya olan bağlılığı

Break-even analysis: Firmanın tüm maliyetlerini karşılayabilmek için satması gereken ürün miktarını belirlemede kullanılan yöntem.

Break-even Point: Firmanın tüm maliyetlerini karşılayabilmek için satması gereken ürün miktarı.

Budget: Bütçe

Business: İşletme

Business Law: İşletme Hukuku

Capital: Sermaye

Capital Gains: Bir varlığın satış fiyatı ile alış fiyatı arasındaki fark.

Centralization: Örgüt ile ilgili kararların, merkezden, üst yönetim tarafından alınması durumu.

Chain of Command: Komuta zinciri

Chief Executive Officer (CEO): Holdinge yönetim kurulu tarafından atanan, ve tüm holdingin faaliyetlerinden sorumlu olan üst düzey yönetici.

Commercialization: Ürünün seri üretime geçilerek, piyasada satışa sunulması.

Company: Şirket, holding

Comparative Advantage Theory: Her ülkenin diğer ülkelere göre daha verimli bir şekilde ürettiği ürünü üretip, diğer ülkelere satması ve diğer ülkelerin daha verimli ürettiği ürünleri de üretmeyip onlardan alması gerektiğini savunan teori.

Competition: Rekabet

Competitive Advantage: Rekabetçi avantaj; bir veya fazla şeyi rakiplerden daha iyi yapabilme kabiliyeti.

Consumer: Tüketici

Consumer Price Index: Tüketici fiyatları endeksi

Core Competence: Temel yeterlilikler; firmayı rakiplerinden farklı kılan ve öne geçmesini sağlayan bilgi ve becerileri

Corporation: Anonim Şirket

Cost: Maliyet

Cost of Goods Sold: Satılan malların maliyeti

Currency: Para birimi

Debt: Borç

Decentralization: Örgüt ile ilgili kararlar verebilmek için örgütte alt kademelerde yar alan çalışanların da yetkilendirildiği yapı.

Deflation: Fiyatların düşmesi

Demand: Talep

Depreciation: Amortisman; muhasebe kayıtlarında işletmenin sahip olduğu varlıklar için belirli bir periodta her dönem ayırdığı yıpranma payı.

Distribution: Mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaştırılması için dağıtımı.

Dividends: İşletmelerin dağıttığı kar payı.

Economics of Scale: İşletmelerin bir üründen büyük miktarlarada ürettiklarinde birim maliyetin düşmesiyle elde ettikleri maliyet avantajı.

Employee: Çalışan

Employer: İşveren

Employment: İstihdam

Enterpreneur: Girişimci

Exchange Rate: Döviz kuru

Expert: Uzman

Export: İhracat

Factors of Production: Üretimde kullanılan temel girdiler; doğal kaynaklar, işgücü, sermaye, girişimcilik, bilgi.

Finance: Finans

Fixed Costs: Üretim miktarına göre artıp azalmayan, sabit maliyetler.

Goods: Mal

Gross Profit: Brüt kar

Human Resources: İnsan kaynakları

Import: İthalat

Income: Gelir

Income Statement: Gelir tablosu

Inflation: Enflasyon

Inventory: Stok

Investment: Yatırım

Job Analysis: İş analizi

Job Description: Görev Tanımı

Labor: Emek, işgücü

Management: Yönetim

Manager: Yönetici

Manufacturing: Üretim, imalat

Market: Piyasa, pazar

Mass Production: Seri üretim

Marketing: Pazarlama

Merchant: Tüccar

Mission Statement: Misyon, örgütün varlık nedeni

Monopoly: Tekel, tek bir üretici ya da satıcının bulunduğu piyasa

Motivation: Motivasyon

Need: İhtiyaç

Oligopoly: Az sayıda üretici ya da satıcının bulunduğu piyasa

Operation: İşlem, faaliyet

Organization: Örgüt

Outsourcing: Dış kaynak kullanımı; Örgütlerde belli mal ve hizmetlerin örgüt tarafından üretilmesi yerine maliyet, kapasite gibi nedenlerle dışarıdan alımı.

Product: Ürün

Production: Üretim

Price: Fiyat

Profit: Kar

Promotion: Tutundurma faaliyetlerinin tümü

Purchasing: Satın alma

Quality: Kalite

Retailer: Perakendeci

Revenue: Gelir

Salary: Maaş

Sales: Satışlar

Shareholder: Hissedar

Stakeholder: Paydaş, işletmeyle ilgili tüm kişi ve gruplar

Stock: Hisse

Supply: Arz

Tax: Vergi

Trade: Ticaret

Trade Deficit: Dış ticaret açığı

Unemployment: İşsizlik

Union: Sendika

Utility: Fayda, yarar

Variable Costs: Değişken maliyet;  Üretim miktarı ile birliket artan ve azalan maliyet.

Wage: Ücret

Warranty: Garanti

Work: İş, çalışma

Worker: İşçi

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply