0 212 230 9009 / egitim(at)biymed.com

İK ve Ölçülebilirlik

0

Kısa süre önce kapanan bilgiyonetimi.org sitesinde yayınlanan yazımı paylaşmak istiyorum.
 
 
İnsan Kaynakları ve Ölçülebilirlik

 

 

“Bir kuruluşun sahip olduğu yeri doldurulamaz tek sermaye insanların bilgi ve yeteneğidir.” Andrew Carnegie

 

İşletmelerde gerçekleşen tüm faaliyetlerin ölçülmesi hedefleniyor. İşletme sahipleri, yöneticiler bunu gerçekleştirebilmek için uğraşıyor. Çalışanlara eğitimler veriliyor, ölçme teknikleri, değerlendirme yöntemleri öğretiliyor. İşletmenin üretim miktarını, satışlarını, üretim sırasında meydana gelen fireleri ve nedenlerini, hammadde ve enerji tüketimini; kısacası işletmenin giderlerini ve gelirlerini görebilmek için yapılıyor tüm bunlar. Bunların yapılmamasını kim isteyebilir ki? İşletmenin yaşamını sürdürüp sürdüremeyeceği bu ölçümler ve yapılan değerlendirmeler sonucunda elde edilen verilere göre ortaya çıkar: Yeni yatırımlara mı yönelmeli yoksa kontrollü olarak küçülmeli mi? Ya da mevcut durumu koruyarak biraz daha mı beklemeli? Elde edilen verilere göre strateji geliştirmeli. Ölüm kalım savaşı bu, ya batarsın ya çıkarsın.

İşletmelerin organizasyon şemasında bulunan pek çok bölümde yukarıda sözü edilen ölçümler yapılabilir. Bunun için yaygın olarak kullanılan yöntem de istatistiksel proses kontrolüdür. (İPK) Bununla, üretim sürecinde ortaya çıkan olumsuzlukları, bunların nedenlerini, hangi durumlarda ortaya çıktıklarını, gerçekleşme sıklıklarını, nasıl giderildiklerini kayıt altına alarak, benzer durumun ortaya çıkmaması için önlem almak ya da ortaya çıktığı zaman ne yapılması gerektiğini bilmek amaçlanır. İşletmeler için yaşamsal önem taşıyan veriler elde edilir İPK’yle.

Üretim sürecinde girdiler ve çıktılar adet, gram, kilogram, ton, milimetre, santimetre, metre veya metrekare gibi evrensel kabul görmüş ölçü birimleriyle ölçülür. Girdi miktarıyla çıktı miktarı arasındaki fark ne kadar azsa üretim sırasında o kadar az kayıp verildiği söylenebilir. Kaba bir söylemle bunun işletme açısından iyi bir şey olduğu varsayılabilir. Aslında öyle mi? Bunu bize İPK söyler. Çıktılar müşteri isteklerine uygun mu? Uygunsa verimli bir üretim süreci gerçekleşiyor demektir. Tersi durumda ise önce sarı, önlem almadınızsa kırmızı ışık yanar. Kırmızı ışık yanınca da yandı gülüm keten helva…

İşletmenin başka bir bölümüne gidelim. İnsan Kaynaklarına… Burada da epey iş yapılıyor. İPK çalışmalarını burada nasıl uygulayabiliriz? Ya da İnsan Kaynakları bölümlerinde yapılan işlerin değerlendirmesini yapabileceğimiz başka bir yöntem var mı?

İnsan Kaynakları bölümlerinde, yapılan işleri incelediğimizde yapılan işlerin, insan-insan, insan-kurum, kurum-kurum ilişkileri üçgenine oturduğunu görürüz. Bu durumda İnsan Kaynakları bölümünde üretilen işlerin/ürünlerin temelinde ilişki yönetimi ön plandadır demek yanlış olmaz sanırım. İlişki nasıl kurulur? İletişimle. Buradan İnsan Kaynakları bölümlerinin çalışmalarında ilişki ve iletişim yönetiminin önemli bir yer tuttuğu sonucuna varabiliriz.

Bu noktada özetlersek İnsan Kaynakları bölümleri ilişki ve iletişim yönetimi temeline oturtulmuş işler üretmektedir.

İlişki ve iletişim yönetimi sonucunda üretilen işlerin ölçümü, ölçüm sonuçlarının değerlendirilmesi İPK ile mümkün olabilir mi? Sayısal olarak, adet olarak saymak mümkün olabilir: Yapılan telefon konuşmalarının sayısı, süresi; yapılan yazışma sayısı; görüşme sayısı; kurumlara yapılan ziyaretlerin sayısı; kabul edilen ziyaretçilerin sayısı…

Yukarıda sayılan ve sayılabilecek benzer durumları, yalnızca sayı olarak incelemek İnsan Kaynakları bölümünde yapılan işlere değer biçmeye yeter mi? Tam bir gün süren bir adet görüşme sonucunda elde edilen yararın değerini nasıl ölçebiliriz?

Üretim sürecinde, hammadde girişiyle başlayıp 72 saat ya da daha kısa süreçte gerçekleşenleri ölçmek, veri elde etmek mümkün. Peki ilişkilerin değer ölçüsü nedir?

Ölçemediğini yönetemezsin. Tüm süreç ölçülebilir olmalıdır. Peki nereye kadar? Yukarıda sözü edilen süreç sonunda kurulan olumlu ilişki kaç ton, kaç metrekare, kaç metre? İlişki, iletişim yönetimin ölçüsü ne?

Bu ölçüleri tanımlamadan, değerlendirmelerin neye göre olduğunu açıklamadan, ölçmeye böyle takınca ölçüyü kaçırmış olmuyor muyuz? Yapılan işleri santimlerin arasına sıkıştırıp, gramların altında ezmek zorunda mıyız?

Yanıtlanması gereken soru budur.

KONUYA YAPILAN EK ve YORUM

Share.

Leave A Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.