İşi Alamama Nedenleri

0

İşi Alamama Nedenleri

İşi Alamama Nedenleri
İpuçları

Adayın işe alınmama sebebi, aşağıda belirtilen unsurlardan herhangi birine dayanabilir:

  • Söz konusu pozisyonun gerektirdiği temel niteliklerde eksiklik.
  • Adayın pozisyon ile ilgili görev, çalışma saati, maaş, vb. şartlara uyamaması.
  • Uygulanan test sonuçlarının beklenenden düşük olması.
  • Herhangi bir sebeple daha uygun bir adayın bulunması.
  • Tatminkar olmayan referanslar.
  • Fiziksel özelliklerin söz konusu pozisyonun gerektirdikleri ile uyuşmaması.
  • Aday ile herhangi bir şekilde bağlantı kurulamaması.

İpuçları

  • Toplam mülakat süresinin en az %70-inde sizin konuşmanız gerekmektedir.
  • Sözle anlatılan mesaj iki kişi arasındaki toplam iletişimin %7-sini, sözle anlatılmayan mesaj ise gerçek mesajın %93-ünü oluşturur (%38 ses, %55 vücut dili).
  • Eğer görüşmeci saatine bakıyor, gözlüklerini veya kalemini cebine yerleştiriyorsa görüşmeyi bitirmek istiyor olabilir.


KONUYA YAPILAN EK ve YORUM

Osman Bey-in belirttiği noktalara ek olarak sıklıkla karşılaşılan bazı durumları aşağıdaki makalemle paylaşmak istiyorum.
İnsan Kaynakları Süreçlerinin olmazsa olmazları: İşe Alım Kriterleri
Kriter; ölçüt, kıstas, ölçme, karşılaştırma, taban oluşturma, dayanak, karar oluşturma, kararı uygulama, vazgeçme, öncelik, önceliklendirme……. ve nihayet “ilginç”. İş hayatı ile ilgili “kriter” sözcüğünü düşündüğümde aklıma ilk geliverenler bunlar. Sonunda da “ilginç”. Evet “ilginç”.
Bütün öğrenciliğimiz ve halen süren mühendislik formasyonumuzdaki süreçlerinin her noktasında edindirilmeye çalıştığımız özelliklerin en önünde gelen bir kavram:
– Akılcı, mümkünse sayılara dayanan, analitik bir süreç sonrasında karar almaya çalışmak. Kararların her noktasında uygun kriterlere dayanmak.
İnsan Kaynaklarında işe alım kriterleri konusunda yaşadığım ilginç ama gerçek bulgularımı paylaşmak istiyorum.
Doksanlı yılların sonlarında oldukça büyükçe sayılan bir holdingimizin ‘Toplam Kalite’ yöneticiliğini üstlenmiştim. Moda kavram ve moda organizasyon birimi olarak da Personel Bölümü “İnsan Kaynakları Müdürlüğü”ne terfi ettirilmiş, Kalite Kontrol bölümüne ek olarak da Toplam Kalite Müdürlüğü kurulmuştu. Yoğun beraberlik ve ideallerin paylaşımıyla bir değişim yaratmak üzere yola koyulduk. Değişimdeki devinimi yaşatacak ekip bizdik.  Değişimi yaratacak insanlar da mevcut çalışanlar ve tabi ki de yeni işe başlayacak olanlardı. Ayrıntılı ve yadsınamayacak ölçüde objektiflik sağlayacak “işe alım kriterleri”ni beraberce oluşturduk. Artık işe alımlarda ilk görüşme yapılıyor, izlenim formları dolduruluyor, ön değerlendirmelerde yeterli görülenler bölüm yöneticileri ile sonradan görüştürülüyor, bütün aşamaları geçenlere iş teklifleri yapılıyor, süreç hiç de fena işlemiyordu. Hiç olmazsa yeni kadrolar kuruma özgü kriterlere uygun oluşturuluyordu.
Bir öğlen yemeğinde, planlama ve projelerden sorumlu bir bayan arkadaşımız bana döndü ve “siz kova burcusunuz!” dedi. Şaşırarak doğruluğunu teyit ettim. Burçlarla insanların iş hayatındaki davranışları arasındaki bağlantılar, bulunduğumuz sektörde ve kurumda başarılı olabilmek için hangi burçların hangi özelliklerinin öne çıktığı gibi konularda bilgi edindiğimiz hoş sohbet bir öğlen yemeği oldu.
Daha sonra pek severek olmasa da, kendimi yapmak zorunda hissettiğim bir hafiyeliğe İK yöneticisi arkadaşımı da ortak ettim. Planlama bölümündeki çalışanların doğum tarihlerini analiz ettik. “Tesadüfen” hemen hepsi aynı tarih aralıklarında doğmuşlar. Burçları ya da yükselen burçları bölüm yöneticisi ile tuhaf bir uyum gösterir nitelikteymiş. Meğerse bilimsel olarak koymaya çalıştığımız kriterler bir şekilde işe yaramamışmış. Bu şaşırtıcı durumun yanı sıra departmandaki uyuma ve performansa baktığımızda üst derecede başarılı bir ortamın varlığını da rahatlıkla gözleyebiliyoruz.  İK yöneticisi arkadaşımla beraber bu duruma şaşırıyor ve kızıyoruz ama aynı zamanda takdir de ediyoruz.
Çalıştığım başka bir kurumda benzer bir duruma farklı bir şekilde seneler sonra rastlıyorum.  İşyerimizin sahibi hem işveren yem de en yetkili yönetici. Birçok konuda kendisi kararların içerisinde yer alıyor, kendi vizyonu ile olayların akışına yön veriyor, organizasyonu kendi çizgisinde oradan oraya sürüklüyor. Yönetici alımı sürecini de tabii ki kendi başına etkiliyor. İnsan Kaynakları yöneticimiz teknik gruba liderlik etmesi öngörülen bir adayı getirip tanıştırıyor. İşletmenin içinde öğlen yemeği beraberce yeniliyor, taraflar birbirlerini tanımaya çalışıyorlar. Yemekten sonra büroların olduğu bölüme doğru hep beraber geçiliyor. Mesafe yaklaşık 30-40 metrelik bir açık alan. Adayımız ile bir grup önden yürüyor, İK Yöneticimiz ile işveren-yönetici arkadan geliyor ve söyleşiyorlar; “Bakınız bu aday ile yola çıkamayız. Bize koşan adamlar lazım. Heyecan yok. Yürüyerek imalatta nasıl ilerleme sağlayabiliriz ki!” Sonuç olarak adayımız işe alınmıyor.
Her şeyin iyisi ve kötüsü olduğu gibi kriterlerin de iyisi ve kötüsü olabilir. Her ne kadar bilimsel ve akılcı kriterlere dayalı yönetim sistemleri kurmaya çalışırsanız çalışın; erk sahibi yöneticiler inandıkları, bildikleri ve iyi olduğunu düşündükleri kriterleri kendi güç çemberlerinin içerisinde uygularlar. İnsan kaynaklarında işe alım kriterleri de zaman zaman bundan nasibini almaktadır.

Hüseyin Gürel

Duzenleyen hgurel – 24.Ocak.2010 saat 23:07
KONUYA YAPILAN EK ve YORUM

Share.

Leave A Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.