Atatürkün okul hayatı

0

Atatürkün okul hayatı

Mustafa Kemal’in yetişmesi için annesi ve babası çok çaba harcadılar. Onlar, eğitimin gerekli ve yararlı olduğuna inandıklarından çocuklarının eğitimine büyük önem verdiler. Ancak bir süre sonra Ali Rıza Efendi vefat etti. Eşinin ölümü ile büyük maddi sıkıntı içine düşen Zübeyde Hanım, Selanik yakınlarında bir çiftlikte çalışan ağabeyinin yanına gitmek zorunda kaldı. Burada okula devam edemeyen Mustafa Kemal, dayısına çiftlik işlerinde yardım etti. Bu nedenle, kısa bir süre öğrenimine ara vermek zorunda kaldı.

Babasının “Adam olmak için okumak, öğrenmek şarttır; başka çare yoktur.” nasihatini hiç unutmayan Mustafa Kemal, annesinin isteği üzerine Selanik kentine dönerek Şemsi Efendi Okulunu bitirdi. Mustafa Kemal, Selanik Mülkiye Rüştiyesine (sivil ortaokul) girerek öğrenimine devam etti. Fakat o, asker olmak istiyordu. Bu nedenle Selanik Askeri Rüştiyesinden ayrıldı. Annesinden gizli girdiği Selanik Askeri Rüştiyesinin (askeri ortaokul) sınavını kazandı (1893). Böylece başarılarla dolu askerlik hayatına ilk adımını atmış oldu.

Mustafa Kemal, Selanik Askeri Rüştiyesinde okurken özellikle matematik, tarih ve edebiyat derslerinde çok başarılıydı. Kendisine özgü tavırları, zekası ve bilgisi ile arkadaşlarının saygısını, öğretmenlerinin sevgisini kazandı. Bir gün matematik dersinde gösterdiği büyük bir başarının ardından matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Bey, “ Senin adın da Mustafa, benim adım da… Bu böyle olmayacak. Arada bir fark bulunmalı, bundan sonra senin adın Mustafa Kemal olsun.” diyerek ona olgun anlamına gelen “Kemal” adını verdi.

Mustafa Kemal, 1895 yılında Selanik Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra 1896 yılında Manastır Askeri İdadisine (lise) girdi. Burada göstermiş olduğu başarılarından dolayı kısa zamanda öğretmen ve arkadaşlarının dikkatini çekmeyi başardı. Bu okulda Mustafa Kemal’i en çok etkileyenlerden biri de sınıf arkadaşı Ömer Naci oldu. Ömer Naci, şiir ve edebiyatla uğraşan bir öğrenci idi. Bu arkadaşının etkisiyle şiir ve edebiyatla daha çok ilgilenmeye başladı. Bu durumu fark eden kitabet öğretmeni Mustafa Kemal’den askeri derslere daha çok ağırlık vermesini istedi. Öğretmeninin bu isteğini dikkate alan Mustafa Kemal, edebiyata olan ilgisini de devam ettirdi.

Atatürkün Askeri İdadide en çok sevdiği derslerden biri de tarihti. Tarih öğretmeni Kolağası Mehmet Tevfik (Bilge) Bey’in de katkılarıyla tarih bilincini geliştirdi. Mustafa Kemal’de oluşan tarih sevgisi ömrünün sonuna kadar devam etti.

Yaz tatillerinde ise dil kurslarına giderek Fransızcasını geliştiren Mustafa Kemal, Askeri İdadide okurken ülke sorunlarıyla yakından ilgilendi. 1898 yılında Manastır Askeri İdadisinden mezun olarak İstanbul’a geldi. Burada Harp Okuluna (harbiye) girdi (1899). 10 Ocak 1902 tarihinde bu okuldan mezun olan Mustafa Kemal, aynı yıl İstanbul’da eğitim veren Harp Akademisine seçildi. Mustafa Kemal ve bir grup arkadaşı Harp Okulunda gizlice çıkardıkları dergiyi Harp Akademisinde de yayınlamayı sürdürdüler. Dergide özellikle ülkenin geleceğini, Avrupa’daki gelişmeleri, özgürlük alanlarının genişletilmesini, vatan ve millet kavramlarını işliyorlardı. Bu derginin yazılarının büyük çoğunluğunu Mustafa Kemal yazıyordu. Harp Akademisinde yetenekleri, olgunluğu, zekası ve ülke sorunları ile yakından ilgilenmesi dikkatleri üzerine çekti. 11 Ocak 1905 tarihinde Harp Akademisinden kurmay yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu.

Atatürkün çocukluk dönemine ait okul anıları

“Annem, Mahalle Mektebine giderek ilahilerle okula başlamamı istiyordu. Babam ise yeni açılan Şemsi Efendi Okuluna devam etmem ve yeni usul üzerine okumamda ısrar
ediyordu. Babam, annemin gönlünü kırmamak için beni önce ilahi töreni ile açılan Mahalle Mektebine götürdü. Birkaç gün sonra da bu okuldan alarak Şemsi Efendi Okuluna kaydımı yaptırdı.

Burada okumaya başladım. Böylece babam, annemin gönlünü de yapmış oldu. Komşumuz Kadri Bey adında bir binbaşı vardı. Oğlu Mehmet, askeri okula devam ediyordu. Onu
askeri elbise ile görünce çok beğeniyordum. Ben de askeri okula giderek böyle giyinmek istiyordum. Sokaklarda gördüğüm subaylar da ilgimi çok çekiyordu. Babam ölmüştü. Annem askeri okulda okumamı istemiyordu. Bu nedenle annemden gizli olarak askeri okul sınavlarına girdim ve kazandım. Böylece Askeri Rüştiyede (ortaokul) okumaya başladım…”

Atatürkün öğretmenler hakkındaki sözleri

“Bununla beraber hatırlamak gerekir ki gerçek ve fedakar öğretmenler, eğitimciler eksik değildi. Onların bize verdikleri feyiz elbette esersiz kalmamıştır. Şimdi burada bir yüce kişiye rastladım. O benim Rüştiye birinci sınıfında öğretmenim idi. Bana henüz ilk bilgileri öğretirken gelecek için ilk fikirleri de vermişti. Demek istiyorum ki ilk ilham, ana-baba kucağından sonra okuldaki eğitimcinin dilinden, vicdanından, terbiyesinden alınır…”

Bu konuda daha fazla bilgi

Share.

Leave A Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.