Medusa nedir?

0

Medusa nedir?

Bir mitoloji kahramanıdır. Yunan ve Roma mitolojisine göre Medusa, Deniz tanrısının üç kızından biridir.

Çok güzel olduğundan Tanrıça Athena onu kıskandı, saçlarını yılan biçimine soktu. Artık Medusaya kim baksa, o kimse taş kesiliyordu. Yüzyıllar boyu ünlü sanatçılar tarafından Medusanın birçok heykel ve resimleri yapılmıştır. Yunan mitolojisinde Medusa, saçlarının yerinde kıvıl kıvıl yılanlar olan, kendisine bakanları taşa çevirme gücüne sahip bir dişi yaratıktır.

Mitolojinin erken dönemlerinde Medusanın doğuştan canavar olduğuna inanılırken, geç dönem ozanları, vaktiyle genç ve güzel bir kız olan Medusanın tanrıça Athenanın tapınağında deniz tanrısı Poseidon ile ilişkiye girdiği için Athena tarafından bir canavara dönüştürülmek suretiyle cezalandırıldığını söylerler. Medusa, Gorgonlar (pek çok mitolojik canavar gibi Phorkys ile Ketodan türemiş, Sthenno, Euryale ve Medusa adlı, üç canavar kızkardeş) arasında ölümlü olan yegane Gorgondur.

Yılan saçlı Medusanın başını almak, Serifos (Koyunluca) Adasının kralı Polydektesin buyruğu ile, Andromeda adlı Etiyopya prensesinin de kurtarıcısı olacak olan, büyük kahraman Perseusa düşecektir. Perseus, uyumakta olan Medusaya başındaki görünmezlik miğferi, elindeki sihirli kılıç ve ayağındaki kanatlı sandaletlerle yaklaşıp Medusanın başını gövdesinden ayırdığında, o esnada halen Poseidondan hamile olan Gorgonun başsız gövdesinden, efsaneye göre kanatlı at Pegasos ile dev Khrysaor meydana gelirler.

İsmi “koruyucu” anlamına gelen Medusanın kesik başının kötülükleri defedici özelliği bulunduğu için, Perseus, bu başı bir süre yanında bulundurduktan sonra muhtemelen Athenaya sunar, tanrıça da Medusanın başını müthiş kalkanına ilave ettirir. Özellikle Athena ile Zeusun kalkanlarında kullandıkları, Gorgon başı şeklindeki, olağanüstü bir koruma gücüne sahip nazarlığa Gorgoneion, bu nazarlıkla donatılmış zırh veya kalkanlara da Aegis adı verilir.

Gorgon

Yunan mitolojisinde yılan saçlı ve korkunç yüzlerine bakanları taşa çevirme gücüne sahip Sthenno, Euryale ve Medusa adlı üç kızkardeşin her birine Gorgon (??????) veya Gorgo (?????) adı verilir. Gorgon deyince aklımıza aslında bu üç canavar kızkardeşten de öte, kanatlı, yılan saçlı, korkunç suratlı bir tür dişi yaratık gelmeli; yine de Yunan mitolojisinde Gorgonlar başlığı altında anlaşılan, öncelikle ve genellikle Medusa ile kızkardeşleridir. “Gorgon” kelimesi, “korkunç, dehşet verici” anlamındaki Yunanca “gorgos” sözcüğünden gelir.

Gorgonların bakışlarının, karşılarındaki kişinin taş kesilmesine neden olacak denli etkili olduğuna inanıldığı içindir ki korunmak istenen nesne veya binalara bir Gorgon sureti iliştirmek, antik Yunan medeniyetinde bir adet haline gelmiştir. Bu tür tasvirlerden biri, örneğin, Korfudaki Artemis tapınağının alınlığında bulunur. Ayrıca Gorgon başı biçiminde olduğu için Gorgoneion adı verilen, kötü etkilerden koruyucu suretlere veya nazarlıklara da eski Yunan sanatında sıkça rastlanır.

Özellikle M.Ö. 8. yüzyılın sonlarından itibaren, İtalyadan Karadenize uzanan coğrafyada Gorgon başı tasvirleri ile sadece tapınaklarda değil, evlerin eşiğinde, ocak kapaklarında, elbiselerde, sikkelerde, tabaklarda ve silahlarda da karşılaşılır. Bu tasvirlerde Gorgonları, yılan saçlı, koca gözlü, yayvan ağızlı, yabandomuzu dişli, sarkık dilli, burun delikleri geniş, bazen kaba sakallı, çirkin ve tedirgin edici yaratıklar olarak görürüz; gövdeleri resmedilmemiştir, sadece yuvarlak bir kafadan ibarettirler. Ozan Hesiodos, Gorgonları denizde gemilerin seyri açısından tehlikeli sığ kayalıkları meydana getiren birer deniz canavarı olarak düşünmüş gibidir.

Netice itibarı ile Gorgonlar, denizin türlü tehlikelerini temsil edip deniz canavarlarının atası olan Phorkys ile Ketodan türemişlerdir. Ayrıca kızkardeşlerden Euryalenin ismi “tuzlu denizden gelen” gibi bir anlam taşımaktadır. Athena ve Zeusun aeigis adı verilen, fırtına kopartma gücüne sahip efsanevi kalkanlarının üzerine iliştirilmiş delici Medusa bakışı tasvirini düşündüğümüzde, belki de bu kalkanların kopardıkları fırtınalarla, gemileri Hesiodosun bahsettiği sığ kayalıklara savurup parçalayan fırtınalar arasında bir bağ kurabiliriz.

Medusa efsanesi

Gorgonlar içinde ölümlü olan sadece Medusadır. Önceleri onun bir canavar olarak doğduğuna inanılırken, sonraki dönemlerin sanatında Medusa, güzel yüzlü bir kız olarak tasvir edilmiş, bir yaratığa dönüşmesi de tanrıça Athenanın ona verdiği cezaya bağlanmıştır. Efsaneye göre, Medusa, tanrıça Athenanın tapınağında deniz tanrısı Poseidon ile ilişkiye girdiği için bizzat tanrıça tarafından cezalandırılır ve yılan saçlı bir yaratığa dönüştürülür. Medusa, Poseidondan gebe kalmıştır.

Bu sırada hikayeye dahil olan kahraman Perseus, Serifos (Koyunluca) Adasının kralı Polydektesin buyruğu ile, Medusayı öldürmek üzere yola çıkar. Kral Polydektesin, Perseusun annesi ve Argos kralı Akrisiosun kızı prenses Danaenin aşığı olduğunu söyleyelim. Perseus, annesi ile Polydektes arasındaki ilişkiyi onaylamayınca kral, Perseusu uzaklaştırmanın bir yolunu arar, nihayet Perseusa kendisine hediye olarak Gorgon Medusanın başını getirmesini söyler.

İyi ama, Perseus Medusayı nerede bulacaktır? Kahraman, bu konuda tanrılardan büyük yardım görür. Medusaya öfkesi dinmemiş olan tanrıça Athena, Perseusu Hesperidler denen akşam perilerinin ülkesine, Akdenizin en batı ucundaki Afrika topraklarına yönlendirir. Perseus, önce Gorgonların kızkardeşleri olan Gri Cadıları (Graiai veya Graeae) bulur. Griler veya Gri Cadılar, aralarında tek bir gözü paylaşmak durumunda olan, üç yaşlı acuzedir.

Perseus, aralarında el değiştirdikleri bir sırada gözü cadılardan çalarak bu ganimeti Hesperidlerin yerini öğrenmek için bir koz olarak kullanır, muradına erince de gözü Grilere iade eder. Altın elmalarla dolu, tanrıça Heraya ait bahçesiyle ünlü Hesperidlerin ülkesine varan Perseus, orada akşam perilerinden bir sırt çantası (kibisis) edinir. Medusanın başını bu çantada taşıyacaktır. Efsanenin bu notasında tanrılar çeşitli silahlarla Perseusu donatırlar.

Zeus, elmas gibi sert ve keskin uçlu kılıcını; Hades, meşhur görünmezlik miğferini; Hermes, kanatlı sandaletlerini; Athena da olağanüstü koruma gücüne sahip, aynalı kalkanını Perseusa ödünç verirler. Perseus, bu muazzam teçhizatla donanmış olarak Medusanın mağarasına doğru ilerler. Perseus mağaraya vardığında Medusanın uyumakta olduğunu görür.

Bu iyi bir haberdir, fakat Medusa en küçük bir gürültüye uyanabilir ve eğer Perseus, bir an için bile Medusanın açık gözlerine bakacak olursa taş kesilecek demektir. Bu yüzden, Perseus, uyuyan Medusaya doğrudan doğruya bakmadan, sadece onun cilalı kalkanındaki yansısını izleyerek Gorgona yaklaşır. Zeusun Perseusa verdiği adamantin kılıç öylesine keskindir ki Perseus bu kılıçla tek hamlede Medusanın başını gövdesinden ayırır.

Perseus

Perseus, Medusayı öldürdüğü zaman, Gorgonun başsız gövdesinden kanatlı at Pegasos ile dev Khrysaor (bazen kanatlı bir domuz olarak da tasvir edilir) doğarlar. Medusanın başını akşam perilerinden edindiği bohçanın içine koyup sırtına vuran Perseusun Serifos Adasına dönmesi çok da kolay olmaz. Çünkü diğer iki Gorgon, Medusanın öcünü almak üzere Perseusun peşine düşerler. Bu noktada kahramanın imdadına Hadesin ödünç verdiği görünmezlik miğferi yetişir.

Perseus, ayrıca dönüş yolculuğu sırasında Etiyopya krallığına da uğrayarak orada da büyük bir kahramanlık gösterecek, anası kraliçe Kassiopeianın ettiği bir lafın kefaretini ödemek üzere sahildeki bir kayalığa çıplak vaziyette zincirlenmiş, deniz canavarı Ketosa yem olmayı bekleyen güzel prenses Andromedayı canavarın elinden son anda kurtaracaktır. Perseus, yiğitliğinin mükafatı olarak Andromedayı kendisine eş olarak alır.

Gelgelelim, Andromeda, önceden amcası Phineusa sözlenmiştir. Phineus, Perseusun Andromeda ile evlenmesine karşı çıkınca Perseus, rakibini yanında taşıdığı Medusanın başı sayesinde ortadan kaldırmak zorunda kalır. Medusa ölmüştür gerçi, fakat hala kendisine bakanı taşa çevirme gücüne sahiptir. Efsanenin bu Phineus kısmı, Latin şairi Ovidius tarafından eklenmiştir. Andromeda ve Perseus birlikte Argosa dönerler.

Rodoslu Apollonius, Perseusun Libya Çölü üzerinde Hermesin kanatlı sandaletleri vasıtasıyla uçtuğu sırada Medusanın kesik başından yere damlayan kanlardan son derece zehirli bir yılan ırkının türediğini, Argonot Mopsosun da bu yılanlardan biri tarafından öldürülmüş olduğunu söyler. Serifosa dönen Perseus, annesinin Polydektesin sürekli tecavüzlerinden ötürü başka bir yere kaçmak zorunda kaldığını öğrenince kralı da bohçasındaki Medusa başını ona göstermek suretiyle öldürür ve Polydektesin kardeşi Dyktisi Serifos kralı tayin eder.

Perseusun bu davranışı aynı zamanda Dyktise olan vefa borcunu da ödemesi anlamını taşır, çünkü Perseusu yetiştirmiş olan kişi, Dyktisten başkası değildir. Perseus, Medusanın başını da tanrıça Athenaya sunar. Athena, bu başı “aegis” adı verilen efsanevi kalkanına ya da zırhına, kopardığı fırtınalarla düşmanlarını mahveden, büyük bir koruyucu güç olarak yerleştirir. Pausanias, Mykenai/Mycenae antik kentinin Perseus tarafından kurulduğuna inanıldığını söyler.

Medusa ne demek?

İngilizce bir kelime olan “Medusa” Türkçede;

İsim olarak kullanıldığında; “medusa, yılan saçlı tanrıça, denizanası” anlamına gelmektedir.

Denizanası ne demek?

Sözlükteki anlamı: selenterelerden, yassı bir diske benzeyen, saydam, serbestçe yüzebilen deniz hayvanı, medüz.

Bu konuda daha fazla bilgi

Share.

Leave A Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.