Kokuların Hafızası

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Kokuların Hafızası

 
Hafıza, psikolojinin temel elemanlarından birisidir. Hafıza olmadan zekâ, ne yapacağını bilmez bir karışıklık içinde, rasyonel hareket etmeden yoksun, ne dediğini, ne yaptığını ve ne öğrendiğini hatırlıyamaz bir durum ortaya koyar. Hafızadaki bilgilerin unutulması, başlangıçta hızlı olup, sonra zaman içinde logaritmik bir ölçüye göre sabit kalmaya meyillidir. Kısa ve uzun süreli hafıza şekilleri de mevcuttur. Kısa süreli hafıza, alıştırma yapılmadıkça uzun süreli hafızaya giremez. Meselâ bir tanıştırma esnasında bir isim söylenilir, ama bu ismin ileride hatırlanabilmesi için tekrar edilmesi, zihnin zorlanması gerekir.
 
Hafıza üzerine yapılan birçok araştırmalar, hemen hemen görme ve işitme üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu hususi hafıza sistemleri içinde koku hafızasının da ehemmiyetli bir yeri vardır. Koku, en önemli duyu sistemlerinden biri olup beyne malumatlar götürülürken en kısa yolu takip eder. Halbuki diğer duyular, beyne ulaşabilmek için sinirler aracılığıyla uzun bir mesafe katetmek zorundadırlar. Koku ile limbik sistem (heyecan, refleks ve bir kısım davranışları ayarlayan merkez) arasındaki sıkı bağlantılar, kokularla diğer hadiseler arasındaki ilişkileri açıklar.
 
Burnun üst bölgesinde bulunan koku alma tüycükleri, adeta denize atılmış bir ağa benzer ve sayıları herbir burun boşluğunda 10-20 milyonu geçer. Normal nefes almada ancak kuvvetli kokular hissedilebilir. Normalin biraz üstündeki kesik kesik ve kuvvetli nefes alışlarda hava, bu bölgeye ulaşır, içindeki koku, bu ağın elemanları tarafından yakalanıp koku siniri vasıtasıyla en kısa yoldan beyne ulaştırılır. Canlılarda değişik derecelerde önemi bulunan koku duyusu, insanlarda da büyük fonksiyonlara sahiptir. Bazı canlılarda bu duyu, diğer duyulardan çok daha fazla gelişmiştir (Av köpeklerinde olduğu gibi). İnsanda bu duyunun beslenme, çevreyi tanıma gibi daha bilinmeyen birçok yönleri söz konusudur.
 
Koku duyusunun bir özelliği de diğer duyulardaki —meselâ duyma ve görme gibi— hafızadan daha kuvvetli bir hafızasının olmasıdır. Yapılan araştırmalarda göze ve kulağa hitap eden uyaranlar, ya çabuk unutulabilmekte, ya birbirine karıştırılabilmekte, ya da öğrenme esnasında araya giren başka faktörler bu duyuların öğrenilmesini büyük ölçüde engelleyebilmektedirler.
 
Koku duyusu ise, özellikle herhangi bir hadiseyle birlikte hafızaya kaydedildiğinde unutulması çok zor, hatırlanması kolay bir duyu olarak karşımıza çıkar. Diğer duyularda meselâ görmede bir uyarandaki şekil, renk ve diğer özellikler başka bir uyaranda da bulunabilir ve kolayca karıştırılabilir. Kokuda ise algılama global olduğundan bu karıştırma işlemi olmaz. Özellikle koku eksperleri, değişik parfümleri birbirinden rahatlıkla ayırabilmektedirler.
 
Bunları ortaya koyabilmek için yapılan bir çalışmada kişilere, göze hitap eden tablolar gösterilmiş, testten 1 ay, 4 ay, 6 ay, 1 sene sonra değişik tablolar İçinde kendilerine gösterilen tabloları seçmeleri istenmiştir. Zaman içinde bu seçme oranı gittikçe düşmüştür. İkinci bir testte bu gösterim esnasında kişinin zihnini meşgul etme açısından aynı anda rakamlarda geriye sayma işlemi de yapması istenmiştir. Bu ikinci grupta doğru hatırlama oranı çok daha fazla düşmüştür. Çünkü zihin, hafızaya alma esnasında meşgul edildiğinden istenilen kaydetme tam olamamıştır. Benzer testler koku duyusu için de yapılmış, gerek rakam saydırma, gerekse değişik kokuların verilmesi eşliğinde esas İstenen kokuyu tekrar seçmede doğru cevabın, görmeye göre çok daha yüksek oranlarda olduğu görülmüştür. Bu da bize gösteriyor ki, koku hafızası başka faktörlerden daha az etkilenmekte, hatırlama derecesi, diğer duyulara göre daha fazla olmaktadır.
 
Görme, duyma, tatma ve dokunma duyularının inceleme ve araştırma prensipleri nisbeten geliştirilmiş ve bazı esaslar ortaya konabilmiştir. Koku duyusunda ise gerek kokuları isimlendirmedeki zorluk, gerekse koku organlarının yapı olarak ulaşılması güç yerlerde bulunması daha birçok karanlık noktayı ortada bırakmıştır. Çünkü koku ile ilgili araştırmalar, hayvan tecrübelerine de dayandırılamamaktadır. Bizzat irade ve tarif işe karıştığından, objektif denen test usulleri şimdilik bu sahada pek fazla geliştirilememiştir.
 
Belki de ilerideki araştırmalar, gerek hafızanın kullanılması, gerekse dış alemin daha iyi anlaşılması açısından koku duyusunu ön plâna çıkaracaktır. Zira insan organizması bir muamma, bildiklerimiz ise bilmedikerimiz yanında hiç denebilecek kadar azdır. Her geçen gün bu denklem, bilinenler yönüne doğru arttıkça, biz de gerek kendimizi, gerekse bu âlemde olup bitenlerin hikmetini, dolayısıyle burada bulunuş sebebimizi daha iyi kavrama yoluna girmiş olacağız

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply