İngilizce Atasözleri ve Türkçe Anlamları English Proverbs

2
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

İngilizce Atasözleri ve Türkçe Anlamları English Proverbs

Two wrongs don’t make a right.”
İki yanlış bir doğru etmez.

The pen is mightier than the sword.”
Kalem kılıçtan keskindir.

Hope for the best, but prepare for the worst.”
En iyisini umut et, ama en kötüsüne hazırlan.

Keep your friends close and your enemies closer.”
Dostlarını kendine yakın tut, düşmanlarını daha yakın.

A picture is worth a thousand words.”
Bir resim bin kelimeye bedeldir.

The early bird catches the worm.”
Erken kalkan kuş solucanı yakalar.

You can’t make an omelet without breaking a few eggs.”
Birkaç yumurta kırmadan omlet yapamazsın.

Actions speak louder than words.”
Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.

Easy come, easy go.”
Kolay gelen, kolay gider.

Don’t bite the hand that feeds you.”
Seni besleyen eli ısırma.

One man’s trash is another man’s treasure.”
Bir adamın çöpü, başka birinin hazinesidir.

Beauty is in the eye of the beholder.”
Güzellik görenin gözündedir.

A penny saved is a penny earned.”
Tasarruf edilmiş para kazanılmış paradır.

You can’t judge a book by its cover.”
Bir kitabı kapağına göre yargılayamazsın.

Don’t put all your eggs in one basket.”
Bütün yumurtaları aynı sepete koyma.

Two heads are better than one.”
İki kafa bir taneden iyidir./Bir elin nesi var iki elin sesi var.

A chain is only as strong as its weakest link.”
Bir zincir ancak en zayıf halkası kadar güçlüdür.

Don’t count your chickens before they hatch.”
Tavuklarını yumurtadan çıkmadan sayma.

What can’t be cured must be endured.”
Çaresi olmayana sabredilmeli.

“Too many cooks spoil the broth.”
Fazla sayıda aşçı çorbayı berbat eder.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

2 yorum

  1. İngilizce Atasözü ne demek;?

    Atasözü : proverb
    Atasözü : adage
    Atasözü : byword
    Atasözü : dictum
    Atasözü : proverb
    Atasözü : aphorism

    İngilizce : The one real object of education is to leave a man in a condition of continually asking questions. — Bishop CREIGHTON
    Türkçe : Eğitimin gerçek tek amacı, insanı sürekli sorular sorar bir durumda tutmaktır…

    İngilizce :If at first you don’t succeed, destroy all evidence that you tried. — Anonymous
    Türkçe : Eğer ilk denemenizde başarısız olmuşsanız, denemiş olduğunuza ilişkin hertürlü kanıtı yokedin…

    İngilizce :If you want to know what God thinks of money, just look at the people he gave it to. — Dorothy Parker
    Türkçe : Tanrı’nın para hakkında neler düşündüğünü merak ediyorsanız, parayı verdiği adamlara bir bakınız…

    İngilizce :The truth that makes men free is for the most part the truth which men prefer not to hear. — H. AGAR
    Türkçe : İnsanları özgürleştiren gerçekler çoğunlukla insanların işitmek istemedikleri gerçeklerdir.

    İngilizce :You cannot make a man by standing a sheep on its hind legs. But by standing a flock of sheep in that position you can make a crowd of men. — Max BEERBOHM
    Türkçe : Bir koyunu arka ayakları üzerinde doğrultmakla insana dönüştüremezsiniz; ama bir koyun sürüsünü aynı konuma getirirseniz bir insan kalabalığından farkları kalmaz…

    İngilizce :People who try to do something and fail are infinitely better than those who try to do nothing and succeed… — Llyod JONES
    Türkçe : Hiçbirşey yapmamakta başarılı olmaktansa, birşeyler yapmağa çalışıp da başarısız olmak çok daha iyi…

    I always wanted to be the last guy on Earth, just to see if all those women were lying to me. — Ronnie Shakes
    Hep dünyada kalan son erkek olmak istemişimdir; acaba bütün bu kadınlar bana yalan mı söylüyorlardı, görebilmek için.

    İngilizce :Marriage is when a man and woman become as one; the trouble starts when they try to decide which one.
    Türkçe : Evlilik erkek ve kadının bütünleşmesidir… de, sorun kimin kişiliğinde bütünleşeceklerine karar vermeğe çalıştıklarında başlıyor.

    İngilizce :The shortness of life, so often lamented, may be the best thing about it. — Arthur SCHOPENHAUER
    Türkçe : Bunca sık şikayet edilen yaşamın kısalığı, belki de onun ençok şükretmemiz gereken yönüdür.

    İngilizce :The young man who has not wept is a savage, and the old man who will not laugh is a fool. — George SANTAYA
    Türkçe : Bugüne değin hiç ağlamamış genç adam bir barbar, onun ağladıklarına gülmeyecek yaşlı bir adam ise budaladır…

    İngilizce :If you don’t like something, change it; if you can’t change it, change the way you think about it. — Mary Engelbreit
    Türkçe : Birşeyden hoşlanmıyorsan, onu değiştir; değiştiremiyorsan da, ona bakış açını değiştir…

    İngilizce :Madness need not be all breakdown. It may also be breakthrough. It is potential liberation and renewal as well as enslavement and existential death. — R. D. LAING
    Türkçe : Delilik herzaman kişiliğin çökmesi olarak anlaşılmak zorunda değil. Bir büyük atılım olarak da düşünülebilir. Tutsaklık ve varoluşçu ölüm olduğu kadar, özgürleşme ve yeniden doğuşun da tohumlarını taşıyor olabilir…

    İngilizce :War will never cease until babies begin to come into this world with larger cerebrums and smaller adrenal glands. — H. L. MENCKEN
    Türkçe : Bu dünyaya beyni daha büyük, böbreküstü bezleri ise daha küçük bebekler doğmadıkça, savaşlar hiç bitmeyecek…

    İngilizce :Marriage is the only war where one sleeps with the enemy.
    Türkçe : Evlilik, insanın düşmanıyla yatağa girdiği tek savaştır.

    İngilizce :Whatever a man prays for, he prays for a miracle. Every prayer reduces itself to this: “Great God, grant that twice two be not four.” — Ivan TURGENEV
    Türkçe : İnsanoğlunun duaları hep mucizeler içindir. Hertürlü dua aslında şuna indirgenebilir: Yüce Tanrım, lütfen iki kere ikinin dört etmemesini sağla…

    İngilizce :The young man who has not wept is a savage, and the old man who will not laugh is a fool. — George SANTAYA
    Türkçe : Bugüne değin hiç ağlamamış genç adam bir barbar, onun ağladıklarına gülmeyecek yaşlı bir adam ise budaladır…

    İngilizce :If you aren’t going all the way, why go at all. — Joe Namath
    Türkçe : Sonuna kadar götürmeyecekseniz, başlamanın ne anlamı var ki?…

    İngilizce :Most people would sooner die than think; in fact, they do so. — Bertrand RUSSELL
    Çoğu insan düşünmektense ölmeyi yeğliyor; gerçekte de böyle oluyor zaten

    İngilizce :He laughs best whose laugh lasts. — Laurence J. PETER, 1982
    Türkçe : En iyi gülen, gülüşü kalıcı olandır…

    İngilizce :A bayonet is a weapon with a worker at each end.
    — British Pacifist Slogan, 1940
    Türkçe : Süngünün önünde bir işçi, arkasında bir başka işçi…

    İngilizce :If the only tool you have is a hammer, you tend to see every problem as a nail. — Abraham Maslow
    Türkçe : Sahip olduğunuz tek alet bir çekiç ise, hertürlü sorunu çivi niteliğinde görmek eğiliminde olursunuz…

    İngilizce :Conscience is a mother-in-law whose visit never ends. – H.L. MENCKEN
    Türkçe : İnsanın vicdanı, misafirliği hiç bitmeyen bir kayınvalde gibidir…

    İngilizce :Men are like fine wine. They all start out like grapes, and it’s our job to stomp on them and keep them in the dark until they mature into something you’d like to have dinner with. — Anonymous
    Türkçe : Erkekler şarap gibidir. Başlangıçta asmalarda ham üzüm… Görevimiz onları iyice çiğneyip karanlık bir yerde tutmaktır. Ta ki, bir akşam yemeğine eşlik edebilecek olgunluğa erişinceye dek…

    İngilizce :I know why there are so many people who love chopping wood. In this activity one immediately sees the results. — Albert EINSTEIN
    Türkçe : Neden bunca kişinin odun kırmaktan büyük zevk aldığını biliyorum. Bu aktivitede sonuçları hemen anında alabilirsiniz.

    İngilizce :Believe those who are seeking truth, doubt those who find it. — André Gide
    Türkçe : Gerçeği arayanlara inanın, bulduğunu söyleyenlerden uzak durun…

    İngilizce :“Dying for an idea” sounds well enough, but why not let the idea die instead of you? — Percy Wyndham LEWIS
    Türkçe : Walla, “bir fikir uğruna ölmek” kulağa çok hoş geliyor ama, bıraksanız da sizin yerinize fikir ölüverse…

    İngilizce :Every form of addiction is bad, no matter whether the narcotic be alcohol or morphine or idealism. — Carl G. JUNG
    Türkçe : Hertürlü bağımlılık kötüdür: Uyuşturucunuz ister alkol, ister morfin, isterse de idealizm olsun.

    İngilizce :If you want total security, go to prison. There you’re fed, clothed, given medical care and so on. The only thing lacking… is freedom. — Dwight D. Eisenhower
    Türkçe : Tam güvencede olmak istersen, hapishaneye düşmeye bak. İnsanı orada besliyorlar, giydiriyorlar, tıbbi bakım veriyorlar. Tek eksik, özgürlük…

  2. Birds of a feather flock together.
    İt ulur, birbirini bulur.

    Children and fools speak the truth.
    Bir çocuktan bir deliden al haberi.

    Actions speak louder than words.
    Aynesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

    A good beginning is half the battle.
    İyi başlamak bitirmenin yarısıdır.

    A bird in the hand is worth two in the bush.
    Bugunkü tavuk yarınki kazdan iyidir.

    Give a dog a bad name and hang him.
    Adamın adı çıkacağına canı çıksın.

    Better late than never.
    Geç olsunda güç olmasın.

    Cleanliness is next to godliness.
    Temizlik imandan gelir.

    A good wife is a good prize.
    Kişiyi vezir eden de karısı rezil eden de.

    A rolling stone gathers no moss.
    Yuvarlanan taş yosun tutmaz.

    As you make your bed, so you lie on it.
    Kendi düşen ağlamaz.

    Beauty is but skin-deep.
    Güzelim diye mağrur olma, tez geçer vakti şebap.

    Cheats never prosper.
    Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.

    Don’t count your chickens before they are hatched.
    Dereyi görmeden paçaları sıvama.

    Empty vessels make the most noice.
    Boş fıçı çok langır dar.

    A burnt child dreads the fire.
    Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.

    Decline begins by internal strife.
    Ağacın kurdu içinden olur.

    Enough is as good as a feast.
    Herşeyin fazlası fazla.

    The pot calls the kettle black.
    Tencere dibin kara seninki benden kara.

    Adam’s ale is the best brew.
    Şu dünyada su en iyi içkidir.

    Among the blind the one-eyed man is king.
    Adam olmayan köyde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.

    Coming events cast their shadows before.
    Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir.

    Dead mice feel no cold.
    Ölmüş eşek kurttan korkmaz (Acı patlıcanı kırağı çalmaz).

    A bad workman always blames his tools.
    Alet işler el öğünür.

    Between two stools you fall to the ground.
    İki cami arasında beynamaz.

    Tell me with whom thou goest and I’ll tell thee what thou doest.
    Adam ahbabından bellidir.

    Never look a gift horse in the mouth.
    Beleş atın dişine bakılmaz.

    Never put off till tomorrow what you can do today.
    Bugünün işini yarına bırakma.

    All truth is not always to be told.
    Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.

    All that glitters is not gold.
    Parlayan herşey altın değildir.

    Bad news travels fast.
    Kötü haber tez yayılır.

    The apples on the other side of the wall are the sweetest.
    Komşunun tavuğu komşuya kaz, karısıda kız görünür.

    Cast ne’er a clout till May is out.
    Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır.

    Every cloud has a silver lining.
    Herşeyde bir hayır vardır.

    Better lose the saddle than the horse.
    Zararın neresinden dönülse kardır.

    A living dog is better than a dead lion.
    Aslanın ölüsünden tilkinin dirisi yeğdir.

    A word to the wise is enough.
    Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.

    The worthless need no protection.
    Acı patlıcanı kırağı çalmaz.

    Life is no bed of rose.
    Bu dünya her zaman güllük gülistanlık değildir.

    Spare the rod and spoil the child.
    Kızını dövmeyen dizini döver.

    Beggars cannot be choosers.
    Dilenciye hıyar vermişler, eğri diye beğenmemiş.

    Divide and rule.
    Parçala ve hükmet.

    A cheerfel wife is the joy of life.
    Evi ev eden avrat, yurdu şen eden devlet.

    A stich in time saves nine.
    Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.

    There is no rose without its horn.
    Dikensiz gül olmaz.

    All his geese are swans.
    Kuzguna yavrusu şahin görünür.

    As you sow, you shall reap.
    Ne ekersen onu biçersin.

    Blood is thicker than water.
    Et tırnaktan ayrılmaz.

    Charity begins at home.
    Önce can sonra canan.

    A drowning man will catch at a straw.
    Denize düşen yılana sarılır.

    A friend in need is a friend indeed.
    İyi dost kara günde belli olur.

    Better bend than break.
    Eğilen baş kesilmez.

    A cat may look at a king.
    Bakan göze yasak olmaz.

    Still waters run deep.
    Yumuşak atın çiftesi pek olur.

    Beggars’ bags are bottomless.
    Dilencinin torbası dolmaz.

    Strike while the iron is hot.
    Demir tavında dövülür.

Leave A Reply