Öğrenen Organizasyonlar

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

 Geleneksel organizasyonlarda makina ağırlığı vardı Bu da tabii ki makineyi en önemli faktör yapıyordu. Artık makineyi kullanan insan faktörü dikkate alınmaya başladı. Çalışan insanların potansiyelini artıracak en önemli organizasyonda öğrenen organizasyon kavramıdır. Öğrenen organizasyon değişen dünyaya göre her yapıda her bölümde değişime göre kendini ayarlayabilmesine yardımcı olur.

 

Değişim ve rekabet arttıkça,

İş yapısı değiştikçe,

Çalışanın istekleri değiştikçe,

İş koşulları ve üretim şekli değiştikçe,

Çalışan bu koşullar içinde ortama uyum sağlayarak verimlilik sağlamaya çalışmaktadır.

 

Öğrenme kavramı iş hayatında her bölümde uygulanabilmekte ve sonuçları ölçülebilmektedir.

 

 

Öğrenme kavramı içinde,

 

* Bireysel Öğrenme

* Örgütsel Öğrenme

 

 İki tanımdan bahsedilmektedir. Bu iki kavram birbiriyle ilgilidir. Hatta birbirini takip etmektedir. Bireysel öğrenme gerçekleşmeden örgütsel öğrenmeden bahsetmemiz mümkün değildir.

 

Bireysel öğrenme; kişinin iç dinamiklerini kullanarak istek sonucu oluşan fiili bir eylemdir. Bireyin iş başında işi yaparak öğrendikleri ve işle ilgili edindiği bilgileri kapsamaktadır.

 

Örgütsel öğrenme; Bireysel öğrenmeden oluşan daha dinamik birlikte öğrenme kavramını da içine alan, şirket içi bilgi alışverişinin ve iletişimin etkin olduğu örgüt yapısıdır.

 

Örgütsel öğrenme Peter Senge tanımına göre beş şekilde gerçekleşmektedir:

 1- Sistematik şekilde problemleri çözme:
Organizasyonel işlemlerin problemlerini sistematik bir şekilde çözmek istiyorsak bunun kafadan yöntemlerle değil bilimsel yöntemlere dayanması gerekiyor. Meydana getirici hipotezler ve test edici hipotezler burada baya tercih edilmektedir. Gerçeğe dayalı yönetimler (ki bu da karar verirken tahminden daha çok veriye dayanması ister) sistematik şekilde problemleri çözmede kullanılan bir yönetim şeklidir.

2- Deneyim :
Bu aktivite sistematik bir şekilde yeni bilgileri araştırmayı ve test etmeyi içeriyor. Sistematik bir şekilde problem çözmeyle paralel olsada bu bize yeni ufuklar açıyor. Deneyimler iki metodla gösterilebilir:

3- Geçmişteki deneyimlerden öğrenme: şirketler önceki başarılarını başarısızlıklarını gözden geçirmelidirler Ve bunları kayıt etmelilerdir ki çalışanları istedikleri zaman bunlara kolaylıkla ve çabuk bir şekilde bulabilsin. Organizasyonel öğrenim sırasında yöneticiler eski deneyimleri atlamamaları gerekiyor. Öğrenme geçmişi organizasyonel öğrenime yardımcı olan bir dökümandır. Bu da organizasyonın başlılıkları ile daha iyi öğrenebilmesine yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır. Sonuçta çıkacak olan dokümanda yeni ve ihtiyaç duyulabilecek bir form da olabilir. Verimli bir başarızıslık verimsiz bir başarıdan daha iyi olabilir. Verimsiz başarıda kimse niye ve neden sorusunu bilmez.

4- Başkalarından öğrenme: Dış perspektifi yakalayabilecek bir yol bencmarkingdır. Bu disipline bir işlemdir. Organizasyon için en iyi pratikleri açıklayıcı detaylı bir bilgi ile başlıyor. Bir kişin
in kendi praktisleri ile dikkatli bir şekilde çalışması ile devam eder. Ve sonuçların analizi ve önerilerle biter.

5- Bilgiyi transfer etme: öğrenmek için organizasyonel bilginin rapor, tur, personel rotasyon programları ile çabuk ve etkili bir şekilde transfer edilmesi gerekir. Bilgi birkaç el içinde sıkışmamalı ve dağıtılmalıdır.

 

 Gönül DANGAÇ

 

 

 

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply