Hastayız, yine de ofisteyiz!

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Hastayız, yine de ofisteyiz!


insankaynaklari.com içerik ekibi

İş hayatının klasikleşmiş “Hastayım bugün gelemeyeceğim” tablosu değişiyor ve yerini ‘presenteeism’ olarak adlandırılan yeni bir sorun alıyor. ‘Rahatsız olduğu halde ofiste bulunmak’ olarak özetlene¬bilecek ‘presenteeism’ kavramı, son yıllarda şirketlere ciddi kayıplara mal olmaya başladı. Eskiden ‘absenteeism’ olarak bilinen ‘çeşitli bahanelerle işe gelmeme’ sorunuyla mücadele etmek zorunda kalan şirketler şimdi de ‘presenteeism’ sonucu oluşan verimsizliğin önüne geçmeye çalışıyorlar. Tapma Çalışan Sağlık Koalisyonu tarafından 17 rahatsızlık üzerinden yapılan araştırmaya göre ‘presenteeism’, ‘absenteeism’den 7,5 kat daha fazla verimlilik kaybı yaratıyor. Yapılan araştırmalar ‘presenteeism’in şirketlere getirdiği mali yükün ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor.

Amerika’da yapılan ve Harvard Business Review’da yayımlanan araştırmaya göre; şirket için çalışan başına 2 bin dolarlık maliyet anlamına gelen ‘presenteeism’ sadece Amerika’da ekonomiye yıllık 150 milyar dolar kayıp getiriyor.  Amerika’da çalışanların bir takım rahatsızlıklar yaşamalarına rağmen işe gelmelerinin çalışana kaybettirdiği zaman ise 115 saat. Bu bağlamda bakıldığında ‘presenteeism’, 21. yüzyılda hız kazanmaya devam eden bir sağlık ve üretkenlik riskidir. 

‘Presenteeism’in nedenleri

‘Presenteeism’ temelde iki davranış biçiminden kaynaklanıyor. ‘Presenteeism’in ortaya çıkışını 1990larda hız kazanan fazla mesaiye bağlayan kurumsal psikolog Prof. Dr. Cary Cooper, fazla mesai kavramını iş güvenliğinin olmamasına bağlıyor.  Cooper, iş yerindeki baskı ortamını, ‘presenteeism’in asıl nedeni olarak gösteriyor. İkinci davranış biçiminin ise çalışandan kaynaklanan huzursuzluk ve ‘absenteeism’in 1990 sonrası dönüşmesi olduğu görülüyor. Rahatsız olduğu halde ofise gitmek zorunda hisseden çalışan; baş ağrısı, grip, depresyon, stres, alerji ve diğer rahatsızlıklar nedeniyle verimlilik sağlayamıyor. 

G. Aronnson, K. Gustafsson ve M. Dallner’in hastalık sonucunda oluşan ‘presenteeism’ hakkında yaptıkları; Journal of Epidemiological & Community Health’ de yayınlanan araştırmalarına göre iş yerinde yaşanan baskı ‘presenteeism’e neden olan en önemli faktör. Araştırmaya göre, iş yerindeki baskı ortamı çalışanın, hasta ve verimsiz olduğu halde işe gelmek ve fiziksel olarak orada bulunmak zorunda hissetmesine neden oluyor. ‘Presenteeism’in erkek ve genç çalışanlarda daha çok yaşandığını söyleyen yazarlar; bireylerin inisiyatif kullanamaması,  özerkliğinin olmaması ve düşük iş güvencelerinin olmasını da önemli faktörlerin arasında sıralıyorlar.

İş-yaşam dengesi ve depresyon: İş yükünün fazla olması da ‘presenteeism’i kaçınılmaz kılan faktörlerden bir tanesi. Desteğin yetersiz, baskının ve iş yükünün fazla olduğu iş ortamları, çalışanların rahatsızlıklarına rağmen işe gitmek zorunda kalmalarıyla sonuçlanıyor. Bu anlamda işin yapılmasının gecikmemesi, plandan geri kalmak, sorumluluk duygusu ve hedeflerin ulaşılabilir olmaması ‘presenteeism’i oluşturan faktörler arasına giriyor. Bu bağlamda ‘Presenteeism’, iş-yaşam dengesi çerçevesinde de ciddi bir problem olarak tanımlanıyor. İş-yaşam dengesinin doğru kurulamaması ve çatışma içerisinde olması, çalışanların kendilerini iyi hissetmedikleri zamanda ofiste bulunmak istemeleriyle sonuçlanıyor. İş-yaşam dengesinin olmaması stres, kaygı ve depresyon gibi gerçekleri beraberinde getirdiğinden dolayı da ‘presenteeism’i tekrar üreten bir alan olarak tanımlanıyor. Ancak ofiste bulunma zorunda olma hissi, uzun vadede iş-yaşam dengesini daha çok bozuyor, dolayısıyla yarattığı sorunun boyutu da büyüyerek devam ediyor.

Dünya Sağlık Örgütü ise depresyonu, gelecekte hızla büyüyecek olan küresel bir problem olarak tanımlıyor. 2001 yılında Yale Üniversitesi’nde kronik depresyon belirtileri gösteren çalışanlar üzerinde yapılan araştırma bu çalışanların, belirtileri göstermeyen çalışanlara göre yedi kat daha fazla verimsizlik gösterdiğini kanıtlıyor. İş-yaşam dengesinin kurulamamasının en ciddi sonuçlarından biri olan depresyon, kişinin kendi verimliliğini olumsuz yönde etkilediği kadar takım çalışması temelli projelerin yürütüldüğü şirketlerde diğer çalışanların da verimliliğini düşürüyor. Journal of the American Medical Association’da yayımlanan, depresyon belirtileri gösteren çalışanlar üzerinde yapılan araştırmaya göre, depresyon kaynaklı ‘presenteeism’in tek başına Amerikan ekonomisinde yarattığı kayıp 44 milyar dolar ve bu oran artarak devam ediyor.  Depresyon belirtileri gösteren hastaların işe gelmemesinin yarattığı 8.27 milyar dolarlık kayıba karşı; ofiste bulunup verimli olamamalarının yarattığı kayıp 35.73 milyar dolar. Depresyon belirtisi göstermeyen çalışanların yarattığı üretkenlik kaybı haftada 1.5 saat iken; gizli depresyon belirtileri gösteren çalışanlar 5.6 saat kayıba yol açıyor.  ‘Presenteeism’in temel nedenlerinden bir tanesi olan depresyonun giderek daha ciddi boyutlar alarak, verimliliği ve ekonomiyi olumsuz yönde etkilediği göz ardı edilemez bir gerçeği oluşturuyor.

Grip: Kış aylarında yaşanan grip salgınları, ‘presenteeism’in yaşanması için uygun ortamın oluşması için ciddi kaynak oluşturuyor. Grip olduğu için işe gelemeyenlerin yanında, grip olduğu halde işe gelenlerin olmasının yarattığı kayıplara, iş ortamına gelen hasta insanın hastalığı bulaştırması ya da yaratığı negatif atmosferde ekleniyor. Dolayısıyla hepimizin hayatında uzak kalamadığı bir hastalık olan gribin bütünsel olarak düşünüldüğünde iş ortamları, verimlilik ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri tahmin edemeyeceğimiz boyutlar alıyor.

Kişisel sorunlar: ‘Presenteeism’ depresyon, grip, migren… vs gibi sağlık konularıyla ilgili olduğu kadar çalışan bireyin kişisel sorunlarıyla da ilgilidir. Finansal sorunlar, çocuk bakımıyla ilgili problemler, bağımlılık, boşanma ve aileyle ilgili olan kişisel sorunların çözülemeden devam etmesi de ‘presenteeism’e neden olabiliyor.

İş ortamı: Çalışanlar arasında uyum sorunlarının yaşanması, yanlış anlamalar, dışlanma mekanizmaları, yöneticilerle çatışmaların olması, birimler arası eşitsizlik ve adaletsiz uygulamalar sonucunda ortaya çıkan olumsuz iş ortamları, ‘presenteeism’e olanak yaratıyor.

Ve Türkiye…

‘Presenteeism’, dünya ile beraber Türkiye’de de bir sorun olarak iş piyasalarını tehdit ediyor ama Türkiye’de ‘presenteeism’in yarattığı sorunlara karşı tam anlamıyla bir bilincin oluştuğunu söylemek oldukça zor. Türkiye’de ‘presenteeism’i engellemek için alınan önlemler arasında grip aşısı, motivasyonu ve bilinci artıracak eğitim ve seminerler, uygun bütçe planlaması, esnek çalışma saatleri ve sağlık problemlerine karşı uygulamalar yer alıyor. Ama bu uygulamalar sadece büyük ve uluslararası şirketlerde yaygınlı
k kazanmış durumda.

Ülkemizde yakın bir zamana kadar hakim olan kriz ortamı dolayısıyla önceliklerin farklı tanımlanması, bu önlemlerin çok az şirket tarafından benimsenmesine neden oluyor. Dünya ile paralel olarak şirketlerin küçülme politikaları izlemesi, çalışanların şirketlerine karşı güvenlerini kaybetmelerine yol açıyor. Bu da iş-yaşam dengesinin kurulmasını imkansız kılıyor ve baskı ortamının oluşmasına kaynak sağlıyor.

‘Presenteeism’i engellemenin yolları ve insan kaynaklarının rolü
‘Presenteeism’in şirketlere getirdiği maliyetin git gide artarak devam etmesi kuşkusuz insan kaynakları birimlerinin önlem almasını da kaçınılmaz kılıyor. G. Aronnson, K. Gustafsson ve M. Dallner’in araştırmalarının sonuçlarına göre, maddi gelirlerinden mutlu olan ya da yarı zamanlı çalışanlarda ‘presenteeism’in daha az yaşanıyor. Kişilerin çalıştıkları atmosferde mutlu olmaları, iş-yaşam dengelerini sağlayabilmiş olmaları ve kişinin karakterine bağlı nedenler kişinin ‘hasta olduğu halde ofiste bulunmasını’ engelliyor.

Şirket kültürü ve şirket içi uygulamalar: Şirketinize eleştirel bir gözle bakıp ‘presenteeism’in probleminin var olup olmadığını incelemek, varsa nedenini anlamak ve çalışanlarınızda bu konuda bilinç oluşturmak yapılması gerekenlerin başında geliyor. Sağlık konusunda yapılan harcamaların gerekliliğini anlayıp, sağlıklı çalışanların yatırımın ciddi bir parçasını oluşturdukları bilincini yerleştirmek, dolayısıyla çalışanların sağlığına önem vermek şirket kültürünüzün önemli bir parçasını oluşturmalıdır. Bu aşamada çalışanlara uygulanan; ‘presenteeism’in varlığına ve nedenlerine dair sorular içeren anketler, şirketinizin öz eleştirisini yapmanıza fırsat sağlayacaktır.

Sağlık ile ilgili uygulamalar: Grip aşısı ve genel sağlık danışmanlığı gibi rahatsızlıkları önleyici uygulamaların düzenlenmesi, çalışanların rahatsızlık ve stres yaşaması durumunda danışmanlık verilmesi, çalışanların sağlıkları konusunda veri tabanının oluşturulması ve şirket içi iletişimin artırılması ‘presenteeism’in oluşmasının önüne geçmek için önem verilmesi gerekenler arasındadır.

İletişim ve Destek Programları: Rahatsız olan çalışanların o gün çalışmama konusunda kendilerini huzurlu hissetmesi, yöneticilerin bu politikayı destekleyici örnek teşkil etmeleri, çalışanlara sorumluluklarının ve hedeflerinin açık şekilde belirtilmesi, fiziksel olarak sağlıklı atmosferin sağlanması ve çalışanların birbirini desteklemesinin ödüllendirilmesi yoluyla şirket içi iletişim ve güven ortamı sağlanabilir. Çalışanların kişisel olan problemlerini çözmeleri için uygulanacak olan Çalışan Destek Programları da verimliliğe olumlu olarak yansıyacaktır. Olası sağlık problemleri, zaman yönetimi, iletişim… vs gibi konularda eğitim ve seminerlerin düzenlenmesi de uzun vadede ‘presenteeism’i önlemek için etkili olabilecek çözüm yöntemleridir.

Yasal düzenlemeler: ‘Presenteeism’ ile mücadelede kullanılabilecek olan yolların oluşturulabilmesi için bir takım yasal düzenlemelere de gerek var. Esnek çalışma saatlerinin düzenlenmesi, haftalık yasal çalışma saatlerinin ayarlanması, küçük çocuğu olan kadın çalışanlar için farklı uygulamalara olanak sağlanması (evden çalışma ortamı, önceden planlanmış izin günleri yaratılması, destek ve danışmanlık hizmetleri gibi), fazla mesai ve izin düzenlemelerinin standartlaştırılması ve adil iş yükü uygulamaları ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler arasındadır.

Referanslar:


Aronnson, G., Gustafsson, K. and Dallner, M. Sick but yet at work; an empirical study of sickness ‘presenteeism’, Journal of Epidemiological & Community Health, Vol. 54, 2000. pp. 502-9.

Hemp, Paul. ‘Presenteeism’: At work –  but out of it. Harvard Business Review 82(10) , Ekim 2004. pp 49-58
http://harvardbusinessonline.hbsp.harvard.edu/b02/en/common
/item_detail.jhtml?id=R0410B

Hemp, Paul. Help Your Employees Fight Illness, Harvard Business School Working Knowledge, Kasım 2004.
http://hbswk.hbs.edu/item.jhtml?id=4518&t=organizations

Lowe, Graham. Here in Body, Absent in Productivity: ‘Presenteeism’ Hurts!
http://www.refresher.com/!gsl’presenteeism’.html

Smith, Sandy. Companies Urged to Combat ‘presenteeism’ During Flu Season, Ekim 2004.
http://occupationalhazards.com/articles/12547

Whitehouse, David. Workplace ‘presenteeism’: How Behavioral Professionals Can Make a Difference, CIGNA Behavioral Health.
http://www.manisses.com/bht/ISSUES/2005/1Feb/32.htm

The cost of depression, Blues Buster Newletter, Dec 2003.
http://cms.psychologytoday.com/articles/pto-20040206-000005.html

Stevens, Marybeth. Present dangers: presenteeism is the next area of focus as companies seek to maximize their investment in human capital by improving productivity and promoting employee health and wellness-disability, Risk&Insurance, Mart 2004.
https://www.injurynet.com.au/resource/Present_Dangers.pdf

Bu yazı 24/02/2005 tarihinde yayımlanmıştır.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply