İş arayışınız uzadıysa

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.
Doğruya doğru: işimiz varken, hayat yerinde giderken kazancımız devam ederken iş arayanlara yol göstermek, rehberlik etmek, hedefini bul sonra çabala demek kolay.  Özellikle kurumsal hayatlar ‘hedef odaklı’ yürüdüğünden, hayatın da hep öncelikle hedef bulmak sonra harekete geçmekle yürüdüğünü sanıyoruz.
 
İş dünyasını kuran bizler, kendimize dahi dürüst davranamayan insanlar yaratır olduk. Şu meşhur ‘imaj yönetme’ durumu var ya, işte ondan. Bir koldan ‘kendin ol’ naraları atıyor, bir yandan da ‘imaj tazeleyip’ duruyoruz. İkisi bir arada yürümüyor elbette. Ya kendin olacaksın, ya da imaj yaratacaksın. İmaj yaratmayı tercih edenler, zor zamanlarda daha fazla zorluk çekiyorlar. Maalesef, o yaratılan imajı korumak da oldukça pahalıya patlıyor.
 
 
İş arama sürecinde de bu imajı korumak pahasına zorluk çekmeyi göze alabiliyoruz.
Örneğin, MBA yaptığımız halde iş bulamadığımız için öfkeleniyoruz. Oysa, sadece iş bulmak ya da MBA’liyim diyebilmek için yüksek lisans yapanların öfkelenmesi anlamsız. MBA’li olduğunuz için iş bulmanız gerektiği düşüncesini kafanızdan atın.
 
 
 
 
MBA iş garantilemiyor.
 
İnanmıyorsanız, yurt dışında okumuş, dönmüş, iş bulamayan arkadaşlarınıza bir sorun.
 
Daha fazla örnek arıyorsanız, deneyimli Harvard MBA mezunlarının bir yılı aşkın süredir iş bulamadıklarından dolayı Wall Street Journal’da iş arayışlarını belgeleyen yazı dizilerini buradan okuyabilirsiniz. Belki bir nebze olsun içinizi rahatlatır!
 
Hedef odaklı hareket etmenin ve bunu yaparken de imajı çizdirmemenin ağırdır bedeli. Kısa bir süre için bile olsa hedefimizi ve egomuzu yana koyup, zor zamanlarımızda hayatımızı idame ettirmek için gerekenleri yapma cesaretini kendimizde bulamamamız, belki de bu bedellerden biri…
 
Gücümüzü sürekli ünvan ve prestijden aldığımızda egomuz biraz şişiyor. Güzel günlerde bu hoş oluyor da bulutlu havalarda ünvan işe yaramadığında bırakın ruh halimizin bozulmasını, şişkin egomuzdan kurtulamadığımız için çözüm üretmek de güçleşiyor.
 
Öyleyse neler yapılabilir? Bu yaz günlerini güney ya da ege sahillerinde tur rehberliği, garsonluk, bell-boyluk yaparak geçirebilirsiniz. Hem hizmet kalitesini artırarak daha fazla turistin memnun kalmasını sağlarsınız hem de bakarsınız bu sektör hoşunuza gider, yeni bir hedef bulmuş olursunuz.
 
Belki direk satış yapan şirketlerle irtibata geçer, ürünlerinin satış ve pazarlamasına yardımcı olursunuz. Kendi işinizi yapmanın en rahat yollarından biri olabilir. Kısa bir süre için bile olsa, belli bir kazanç sağlamanıza yardımcı olur.
 
İstanbul, Ankara, İzmir gibi pahalı bir şehirde yaşamaktansa, hayat maliyetleri daha düşük olan şehirlerde yaşama ve çalışma şansınızı deneyebilirsiniz. Kısa bir dönem bile olsa. Örneğin, Kastamonunun Hönönü ilçesinde açılan ve 100 personele ihtiyacı olan tekstil atölyesi bir ayda sadece 40 kişi bulabilmiş. 60 kişiye daha ihtiyaçları var. Atölyede işcilik size göre olmayabilir. Ancak bazen farklı deneyimler ve hayatın cafcaflı taraflarını keşfetme isteği insana beklemediği anda hayal edemeyeceği kadar muhteşem geleceklerin kapılarını açabiliyor. Mc Donald
’s da hamburger satarak işe başlayan Hakan Serim’in bugün şirketin Genel Müdürü olması gibi…
 
Karar sizin. Evde oturup kara kara ne yapacağınızı düşünebilir, iş başvurularınıza neden geri dönüş olmadığına üzülebilir, ekonominin düze çıkmasını bekleyebilirsiniz. Ya da, daha fazla zaman harcamadan, şimdiye kadar tercih etmediğiniz imkanları tekrar gözden geçirip, çizginizin dışı sayılabilecek ama hayatınıza hareket ve bereket katacak yolları aramaya bakabilirsiniz.
 
 
Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply