TÜRKİYE DE GELECEK VE UMUT VAAT EDEN SEKTÖRLER

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

TÜRKİYE’DE GELECEK VE UMUT VAAT EDEN SEKTÖRLER

Prof. Dr. Muammer KAYA
Osmangazi Üniversitesi (Eskişehir)
Teknoloji Araştırma Merkezi (TEKAM) Müdürü

İşadamları, yatırımcılar, mezun öğrenciler, meslek seçecek üniversite öğrencileri, eğer “iyi kazanç getiren bir işim olsun” diyorsanız bu önerilere dikkat edin. Geleceği planlarken bu yol haritasını göz ardı etmeyin. 15 sektör, gelecek 10 yılın Türkiye’sine damgasını vuracak. Bunların arasında 130 milyar dolarlık yatırım yapılması gereken enerji sektörü başı çekiyor. Perakende, lojistik, çevre ve yeniden dönüşüm sektörleri ise yeni alanlar olarak karşımıza çıkıyor.

Enerji sektörü hem dünyada hem de Türkiye’de katlanarak büyüyecek. Global ekonomide önümüzdeki 10 yılda yıllık yüzde 3-4 civarında bir büyüme olacağı varsayımına göre, enerji sektörü hem ülkemizde hem de dünyada büyüme ve refahı belirleyecek temel parametre olacaktır.

15 sektör Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılına damgasını vuracaktır: Enerji, otomotiv, tekstil, telekomünikasyon/ iletişim, bilişim sistemleri ve teknoloji, savunma ve hava teknolojileri, eğitim, perakende, elektronik, çevre ve geri dönüşüm, güvenlik, danışmanlık Türkiye’de en çok yatırım ve istihdamın gerçekleşeceği sektörler. Bu sektörler belirlenirken 2000’li yılların başından beri performansı yüksek sürdürülebilir sektörler dikkate alınmıştır.

Ülkemizin küreselleşen dünyada bilgi çağında Avrupa Birliği ve dünya ile entegrasyonu göz önüne alınarak ekonomik kalkınmada sıkışılan noktalar göz önüne alınmıştır. Bu sıkıntıların aşılmasında dünyanın neler yaptığı ve hangi yollardan geçtiği izlenmiştir. Ayrıca ülkemizde işsizlik özellikle üniversite mezunu işsizler göz önüne alınarak yoğun istihdam üretebilecek sektörler incelenmiştir.

Ortaya çıkan 15 sektör arasında, çevre ve geri dönüşüm sektörü bugüne kadar hiç gündeme gelmemiş geleceği çok parlak bir alandır. Türkiye’de denetlemeye dayalı sektörlerin henüz yeterince gelişmemesinin nedenleri, yasal zemin oluşmaması ve çevre kültürü ve bilincinin istenilen bilimsel düzeyde oluşmamasıdır.

Yeni gelişen sektörler çerçevesinde gençlere bazı önerilerimiz olabilir. Üniversite tercihi yapılırken istihdam alanına göre tercih yapılması, ailenin veya dar sosyal çevrelerin klişelerine uyulmaması öğütlenir. Eğer üniversite öğrencisiyseniz, seçtiğiniz sektörde hangi dilleri bilmek ve hangi ülkeleri yakından takip etmek gerektiği konusunda araştırma, merak ve kendini yetiştirme süreci içinde olmanız ileride size çok şey katacaktır.

UMUT VAAT EDEN SEKTÖRLER

1. BİLİŞİM SİSTEMLERİ VE TEKNOLOJİ SEKTÖRÜ: Türkiye’nin bundan sonraki bütün konsantrasyonu teknoloji, inovasyon ve yenilikçilik üzerinde olacak. Çünkü, Ar-Ge ile başlayan süreçte, teknoloji gelişiyor, bu kalite ve verimlilik artışı olarak artan üretime yansıyor. Bu alanda nanoteknoloji; genetik ya da biyoteknoloji; yeni nesil nükleer yakıtlar ve teknolojileri; hidrojen ve yakıt pili teknolojileri ile süper-iletkenlerin üretimi öne çıkacak.

2. EĞİTİM: Teknik eğitimden tarımdan göçenlerin dönüştürülmesine kadar her alanda değişen ekonomi ve değişen rekabet, buna uygun üretim, Ar-Ge ve nitelikli insan gücü gerektiriyor. Sektörler ya kendi elemanlarını yetiştirecek ya da bu işi başkalarına yaptıracaklar, yani standartlarını koyup, siparişini verip satın alacak. Bu alanda mesleğe dönük eğitimin derinleşmesi bekleniyor. Hayat boyu sürekli eğitim (çalışmayanlar için), mesleki eğitim (ara elemanlar için) ve meslek içi eğitim (çalışanların gelişmesi için), uzaktan eğitim (zaman ve mekandan bağımsız) önem kazanacaktır.

3. ENERJİ ve DOĞAL KAYNAKLAR: Enerji sektörü hem dünyada hem de Türkiye’de katlanarak büyüyecek. Ülkemizde enerji tüketimi dünya ortalamasının iki katından fazla büyüyeceği tahmin edilmektedir. Global ekonomide önümüzdeki 10 yılda yıllık yüzde 3-4 civarında bir büyüme olacağı varsayımına göre, enerji sektörü büyüme ve refahı belirleyecek temel parametre olacak. Hesaplamalara göre, Türkiye’nin enerji sektöründeki açığını kapatması için tam 130 milyar dolarlık yatırım yapması gerekiyor. Bu, aynı zamanda büyük bir istihdam sahası anlamına da geliyor. Yerli madenler ve doğal kaynakların önemi anlaşılacak özellikle enerji/hammadde/ ürün üretiminde temiz, yenilenebilir yerli doğal kaynaklar geliştirilerek değerlendirilecektir. İthale dayalı fosil yakıtların önemi kısmen azalacaktır.

4. OTOMOTİV: Son yılların Türkiye’de en rekabetçi ve en hızla yükselen sektörü olarak kabul ediliyor. İhracat 2006 yılına göre 2007’de yüzde 33,8 artarken, ithalattaki artış ise yüzde 8,7 düzeyinde kaldı. Yani Türkiye otomotivde dış ticaret fazlası vermiş oldu. Türkiye otomotiv sektöründe yakaladığı bu ivmeyi sürdürmek zorunda olduğundan, yatırımlara ve istihdama uzun vadede devam edecek. Ekonomik krizler nedeniyle kısa süreli duraksamalar olsa da uzun vadede bu sektör ülkemiz için lokomotif sektörlerden biri olmaya devam edecektir.

5. TEKSTİL: Dünya pazarının yaklaşık üçte ikisini Çin’in ele geçirmesi, Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektörlerinde ihracat hacmini fiziksel olarak azaltmış bulunuyor. Ancak, kalite, hız, dar alandaki özel taleplere cevap verebilme, esneklik, AB piyasalarına olan yakınlık gibi üstünlükleri sayesinde Türkiye, bu sektörde küresel aktör olma konumunu halen muhafaza ediyor. Ülkemizde tekstil sektörü döviz kurlarından kısa vadeli sorunlar yaşasa da uzun vade de büyük firmalar biraz sarsılsa da ayakta kalabilecek fakat küçük firmalar sıkıntı çekebile-cekler.

6. TELEKOMÜNİKASYON: Sektör, 15 yıl içinde yeni oyuncularla ciddi bir büyüme içine girecek. Büyük şirketler olduğu gibi, taşeron firmalar da gelişecek. Telekom sektöründe bugüne kadar ön planda olan daha çok GSM firmalarıydı. Ama önümüzdeki 15 yılda sektör daha farklı bir tablo çizecek. Alternatif telekom operatörleri büyük atılım içine girecek. Telekominikasyon alanında ülkemizdeki yabancı firmalar Türk çalışanlarını daha fazla oranda yurt dışındaki işyerlerine çalışmaya gönderecektir.

Savunma sektörünün dünyadaki büyüklüğü yılda 1,3 trilyon dolar. Bunun yarısını tek başına ABD karşılıyor. Türkiye’nin Aselsan, Roketsan, Havelsan, Kale Savunma Sanayi gibi bazı şirketleri bu piyasadan pay almaya başladılar. Son yıllardaki atılım sayesinde Türkiye, silah sanayii ihtiyaçlarını yüzde 45 oranında içeriden tedarik ediyor. Uçak, helikopter ve havacılık sanayine parça üreten firmalar (Tusaş, TAİ, Alp Havacılık vs) gelecekte önemli görevler yapacağı tahmin edilmektedir.

8. PERAKENDECİLİK: Sektördeki hareketlilik yeni açılacak alışveriş merkezleri ile daha büyük bir boyut kazanacak. Sektörde büyük oyuncuların yanı sıra küçük oyuncular da harekete geçecek. Perakende sektöründe yetişmiş ins
an sayısı çok az olduğu için ciddi transferler olacak, eğitim veren şirketlere ihtiyaç duyulacak. Bazı illerde gereğinden fazla açılan AVM’lerde sıkıntılar yaşanacakta olsa AVM’lerin geleceği oldukça parlak gözükmektedir. AVM’lerden daha iyi yaşam alanları yaratanlar, promosyan yapanlar, topluma daha fazla çekici faaliyetlerde bulunan AVM’ler başarılı olacaklardır. Gıda ürünleri mobilya, ev-bahçe, aydınlatma, banyo ve mutfak eşyaları sunan yapı marketler daha önem kazanacaktır.

9. ELEKTRONİK: Elektronik sektörü perakendecilikte büyük bir yol alacak. Mağazacılık yapan firma sayısı gittikçe artacak, yurtdışı elektronik devlerinin Türkiye’ye olan ilgisi sürecek ve yatırımlar yapacaklar. Diğer bir dalga ise sektördeki birleşmeler ve evlilikler olacak.

10. TAŞIMACILIK VE LOJİSTİK: Hem havayolu taşımacılığı hem de lojistik alanında büyük bir patlama yaşanıyor. Bunu ülkemizde piyasa uyumlu reformların ve vergisel teşviklerin tetiklediği görülüyor. 17 milyar dolar civarında bir büyüklüğe sahip olan sektörün ilk dinlenme yeri 40 milyar doları bulacak. Bu arada parlayan yıldız ise depoculuk/ antrepoculuk olacaktır. Yabancı ve yerli firmalar evlenecek. Kara yolu yolcu taşımacılığı pazar payının yaklaşık %10’luk kesimini hava, demir ve deniz taşımacılığına kaptıracaktır.

11. SAĞLIK: Büyüklüğü 25 milyar dolan aşan sektörde hedef on yıl için 50 milyar dolar olarak gösteriliyor. Artan kişi başı gelir ve sağlık bilinci nedeniyle kişi başına düşen doktor, kişi başına sağlık ve ilaç harcamaları artacak. Yeni özel hastaneler, tesisler ve klinikler açılacak. Sağlık sektöründe mesleğin haricinde eğitimler gündeme gelecek. Bilhassa Tıbbi kongre turizmi Türkiye’nin önümüzdeki yıllardaki gündemi olmaya devam etmelidir.

12. ÇEVRE VE YENİDEN DÖNÜŞÜM: Sanayileşmenin yol açtığı tahribatı yok etmek veya bunlara kısmen mahal vermemek için alınacak tedbirler dev sektörlerin doğmasına sebep olacak. Türkiye’nin AB çevre standartlarına geçmesi ve Kyoto Protokolü’nün gereklerini yerine getirmek için yaklaşık 140 milyar dolar gerektiği anlaşılıyor. Bu, gelecekteki yeni iş hacmine işaret ediyor. Ülkemizde bundan sonra çevre dostu üretim, madencilik, geri dönüşüm sektörleri önem kazanacaktır. Yarınların başladığı yerin geri dönüşüm sektörü olduğu anlaşılacaktır. Hurdaların atık olmadığı, geri dönüşümünde nihai yok etme olmadığı anlaşılacaktır. ABD’de 2006 yılında geri dönüşüm sektörünün büyüklüğü 65 milyar $’ı aşmıştır. Özellikle e-atık, hurda araçlar, demir-çelik, kağıt, lastik geri dönüşümü önem kazanacaktır. Kurumsal olarak çevre standarları alma ve uygulama konularında uzmanlara ihtiyaç artacaktır.

13. GÜVENLİK: Güvenliğin her alanı terör, hacker gibi birçok tehdide bağlı olarak katlanarak büyüyecek. Bilgi güvenliği, müşteri güvenliği, altyapı ve kimlik güvenliği, işletme, sokak, bina, kişi güvenliği hızla gelişecek. Güvenlik hizmetlerindeki tüm pozisyonlarda yetişmiş insana ihtiyaç duyulacak. Özel güvenlik kurumları sayısı artacaktır. Güvenlik görevlilerinin eğitimi önem kazanacaktır. Ev ve işyeri elektronik güvenlik ekipmanları satış ve montaj sektörü büyüyecektir.

14. DANIŞMANLIK: İmalât sanayiinin gelişimi sonucunda ortaya çıkan refah artışı ve yüksek gelir seviyesi hizmet sektörünün önemini artırıyor. Hizmet sektörünün bir kolunu oluşturan danışmanlık, kişisel ve kurumsal alanlarda hızlı bir büyüme gösterecek. Teknik, hukuksal, mali danışmanlık daha da önem kazanacaktır. Medya takibi, webometrik değerlendirme, kalite, e-devlet, sertifikasyon hizmetlerinde danışmanlığın önemi artacaktır.

15. TARIM: Dünya nüfusu ile gıda kaynakları arasındaki makas her geçen yıl artıyor. Bu da gıda arzı güvenliğini tehlikeye sokmaktadır. Küresel ısınma, su kıtlığı, tarıma dayalı alanların azalması gibi unsurlar Türkiye’nin bu alanda yıldızını parlatmaktadır. Verilmekte olan teşvikler ve yapılan yasal düzenlemelerin de katkısıyla ölçekler büyüyecek, bilinçli tarım pratiklerine yer verilecek. Özellikle organik tarım, damlama sulama, topraksız tarım, suda tarım önem kazanacaktır.

KASIM 2008

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply