Merdivenin İlk Basamağında (Genç Elemana Mektup)

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

MERDİVENİN İLK BASAMAĞINDA

(GENÇ ELEMANA MEKTUP)

 

Okulu bitirdin ve bir işe girdin. Sana bir masa verdiler. Bir bilgisayarın bile var. Öğrencilik yıllarının avare havası geri gelmemek üzere geçti gitti.

 

Daha yirmilerindesin. Kariyer merdiveninin henüz ilk basamağına adım attın ama “gerçek” hayat tüm sorunları ve stresi ile omuzlarına bindi bile. Yükselmek, daha fazla para kazanmak istiyorsun.

 

Ancak hayat o kadar zor ki…

 

Belirsizliğin Sisi

 

Yeni bir işe girdiğinde önce belirsizlik bulutları üzerine çöker. “Yukarısı”nın senden tam ne istediğini bir türlü belirleyemezsin. Öncelikler ve önemli görülen şeyler sık sık değişir. Sorular çok cevaplar azdır. Her yaptığında eksik bulurlar. Bunalır gibi olur, anfilerin özlemini çekersin.

 

Ayağının altındaki zeminin kaydığı duygusu yalnız sende değil genel müdürde bile var. Belirsizlikten ürkme. Öndeki otomobilin stop lambasını görebiliyorsan, yoluna devam et, sisten korkma…

 

Kırılganlığa gerek yok

 

İşteki ilk sorun ve aksaklık seni can evinden vurabilir. Değerinin bilinmediğini düşünebilirsin. Ailesinin ve arkadaş çevresinin prensi artık işyerinde “herhangi” bir eleman olmuştur. Her sözden alınır, her davranışın altında bir hor görme ararsın. Suratın asılır, uykuların kaçar.

 

Yeni işe girdiğinde kırılganlığın pençesine düşmekten sakın. Müdürünün eleştirisi biraz sert yapılmış olabilir. Sana soğuk davranan arkadaşının aklı belki kendi sorunlarındadır. Direncini artırmaya bak. Kalbinde her “çıt” sesi duyduğunda iş değiştirmeye kalkma. Gerilimi üç aşağı beş yukarı, her işyerinde aynıdır. Strese dayanıklılığını artırmaya çalış. Çok sık iş değiştirdiğinde, değerli yılların ve en yaratıcı dönemlerin, hep stajyer statüsünde geçer.

 

Öğrenmeye Övgü

 

İşe biraz ısındığında ise okulda öğrendiklerinin pratikle pek alâkasının bulunmadığını görürsün. Bir şey sormak istediğinde yardımcı olan çıkmaz. Çaresizlik etrafını sardığında, herkesin gözü sendeymiş gibi gelir. Kendini yetersiz hissedersin.

 

Okulda öğretilenler, bilgi yolculuğuna çıkmak için yalnız bir vize niteliği taşır. Okuyacak, araştıracaksın. Her geçen gün yeni birşeyler öğrenmeye gayret et.

 

Dokuz-beş Sendromu

 

Zaman geçtikçe işini, işyerini sevmeye başlarsın. Senden beklenen işi tam olarak yerine getirdiğinde içine huzur dolar. Bu huzur seni rahatlatır ve kendini günlerin akışına bırakırsın. Kıdem süren arttıkça kendine güven duyarsın. Bu monotonluk zamanla yeteneklerini geliştirmeni önler.

 

Bu sendromlardan ancak araştırarak, yeni çözümler bularak kurtulabilirsin. Kariyer merdiveninde yükselmen bu tür bir çalışma ile mümkün olabilir. Farklı olduğunu, işyerinin sorunları üzerinde kafa yorduğunu çevrene göster. O zaman kimse seni kaybetmek istemez.

 

Sen bir tanesin

 

Öğrenmek, araştırmak kabul ama koşullar o kadar hızlı değişiyor ki izlemekte zorlanıyorsun. Dün açılan pazar bugün kapanıyor. İki yıl önce peynir-ekmek gibi satılan malın bugün kimse yüzüne bakmıyor. Yeniliklere uyum çabası zaten seni yorarken, Müdür bey gelecek ile ilgili tahmin ve projeksiyon yapmanı da istiyor.

 

Şirketin müşterileri ile konuştuğunda, sokaktaki insanın davranışlarına baktığında, hedef kitleni büyüteç altına aldığında, sır gibi görünen olayların perdesi kalkar. Yeter ki sen kendine güven ve beceri düzeyini sürekli yükselt. Hiçbir kimsenin aklına gelmeyen çözümü sen bulabilirsin. Sen bir tanesin, sen özelsin. Ancak seni özel kılacak olan, senin direncin, azmin ve çabandır… Senin beyninin teri, göz nurun ve karşındakilere göstereceğin saygıdır.

 

Faruk Türkoğlu 

Hürriyet Gazetesi, İnsan Kaynakları Eki

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply