Mesai bitti, şimdi ne yapıyorsunuz?

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Yorucu bir iş gününün ardından evinize gidip ayaklarınızı uzatmanın hayalini içinizde taşırken, patronunuz önünüze iki klasör daha koyunca eminiz dünya başınıza yıkılıyordur. Ama bilin ki bu durumu yaşayan yalnız siz değilsiniz.

insankaynaklari.com’un “Mesai bitti… Genellikle ne yapıyorsunuz?” konulu anketi; çalışanların %14,1 i mesai sonrasında ofiste çalışmaya devam ettiklerini belirtiyor.

* Yurt dışında ise daha şaşırtıcı bir tablo karşımıza çıkıyor:
Nisan 2000 tarihinde yapılan bir araştırmaya göre çalışanların %24 ü günde 10 saatten fazla ofiste çalışırken, %48 i çok sık ve %6 sı sürekli olmak üzere toplam %98 si hafta sonunun bir gününü çalışarak geçiriyor.


* http://humanresources.about.com/gi/dynamic/offsite.htm?zi=1/XJ&sdn=humanresources&zu=http%3A%2F%2Fwww.meridia-interactive.com%2Fnews10.htm

Durum böyle olunca da ister istemez akıllara şu soru geliyor: Çalışanlar fazla mesaiden doğan haklarının ne kadarını alabiliyor?

Fazla mesai hakkında bilinmesi gerekenler…

İyi niyetli ve hukuki olarak; işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle, belirlenmiş mesai saatlerinin üstünde çalışmak” olarak nitelendirilen fazla mesai, gitgide iş hayatının bir gereği olarak çalışanlara empoze ediliyor. Çalışanlar ise ne yazık ki ya hukuki haklarının farkında değiller ya da bu hakları talep edecek cesarete sahip değiller.

Öncelikle yasal sınırları incelemek gerekirse, 4857 Sayılı İş Kanunu'na göre karşımıza ilk çıkan nokta, haftalık normal çalışma süresinin 45 saat olduğu ve bu saati aşan her saatlik çalışma için olağan ücretin birim saate düşen miktarının yarısı kadar ek ödeme yapılması gerektiğidir. İş Kanunu gereğince, günde 3 saatten, senede ise 270 saatten çok fazla mesai yapılamamaktadır.

Bazı durumlarda ise işveren denkleştirme yoluna başvurabilmektedir. Zorunlu nedenlerden dolayı personel örneğin haftada toplam 50 saat çalıştırılmışsa, sonraki hafta 40 saat çalıştırılarak durum denkleştirilebilir. Fazla mesainin mutlaka ücret olarak ödenmesi gerekmemektedir. Fazladan çalışılan her 1 saat için, çalışana şirket dışında geçirilmek üzere ‘izin’ adı altında fazladan yarım saat verilebilmektedir. Fazla mesaisini yapan çalışan, mesai bitiminden sonra 11 saat geçmeden tekrar çalışmaya zorlanamaz.

Bütün bunlardan daha önemli olan bir nokta vardır ki; o da fazla mesainin gönüllü olarak, çalışanın da onayı ile yapılmasıdır. Yani çalışan kendi rızası olmadan, işverenin zoruyla fazla mesaiye kalmak zorunda değildir. Bunun yanında fazla mesai, çalışan kişiye üstünün ya da işverenin yazılı emri olmadan ve kendi imzası dışında yaptırılamaz. Fakat personelin ‘yazılı’ ya da ‘sözlü’ olarak bu fazla çalışmayı kabul etmesi, işvereni fazla mesainin ödenmesi durumundan kurtarmamaktadır.

Neden fazla mesaiye ihtiyaç duyuluyor?

Planlamanın zayıf olması, görevlerin hafife alınması veya zaman kontrolünün iyi yapılamaması; kurumlar için fazla mesaiyi zorunlu kılmaktadır. Hepimizin bildiği gibi zaman yönetimi günümüzde kurumlar için en az sermaye yönetimi kadar önemli bir kavram haline gelmiştir. Etkin zaman yönetimini kurum kültürünün bir parçası haline getirememiş şirketler ne yazık ki fazla mesaiyi bir ‘zorunluluk’ olarak görmektedirler. Bunun yanında ‘yetişir’ gözüyle bakılan ve sürekli ertelenen işler zannedildiği kadar altından kalkılır olmayınca, çalışanların işi zamanında sonlandırmak amacıyla ofiste fazla zaman geçirmeleri olağan karşılanmaktadır.

Normal çalışılan sürede yapılan işin aynısı mesai saatlerinin dışında yapılırsa işveren aynı işe yüzde elli daha az para vermesi ise ikinci bir sebep olarak görülebilir. Bu da “az paraya çok iş mantığını” körükleyen bir uygulama olmaktadır. Fakat iş bulmanın gittikçe zorlaştığı şu günlerde çalışanlar işlerine sıkı sıkıya bağlanmak gibi bir zorunluluk hissetmektedirler. Yöneticiler de bunun farkında olduklarından ellerindeki çalışanlardan azami derecede faydalanmaya çalışmaktadırlar. Bu da fazla mesaiyi çalışanı istismar etmenin bir maskesi haline getirmektedir.

Üçüncü bir sebep ise fazla mesaiyi kurum kültürüne sindirmiş olan iş yerlerinde bunun üretimi artırdığı düşüncesinin değişmemesidir. Senenin belli dönemlerinde fazla mesai yapan kurumlarda bunun dönemsel olarak verimliliği artırdığı düşünülebilir. Ancak bu durum genel bir çalışma şekli haline gelmişse, uzun vadede kurum ve çalışan performansına olumsuz etkileri görülebilir.

Fazla mesai verimli mi?

Araştırmaların sunduğu üzere, nicelik arttıkça nitelikte azalma görülmektedir. Çalışma süresi arttıkça kişilerin performansında düşüş olmakta ve en sonunda çalışan da, işveren de, müşteri de tatmin olamamaktadır. Fazla mesai yaratıcılığı da kötü etkilemekte ve problem çözme mekanizmasını yavaşlatmaktadır. İş yerindeki tatminsizlik çalışanların ruh haline de yansımakta ve tedavisi güç olan sorunlara neden olmaktadır. Kişilerin iş yerinde geçirdikleri her saat özel yaşamlarından ve kişisel gelişimlerinden fedakârlık etmelerine neden olmaktadır. Bu da yeteneklerini geliştiremeyen bireyler ve yetenekleri yönetemeyen kurumlar, dolayısıyla verimsiz bir çalışma ortamı anlamına gelmektedir.

Çalışanlar için çalışma süresinin zorlayıcı derecede olması:
• Performans düşüklüğü
• Dikkat dağınıklığı
• Hata olasılığının artması
• Yaratıcılık düşüşü
• Kendilerine, iş arkadaşlarına, işe ve yarattıkları ürüne karşı bir yabancılaşma
• Motivasyon azalması
• İşe karşı isteksizlik
• İş yerinden saat kaçta çıkılacağının bilinmemesinin verdiği huzursuzluk
• Hafta içi sosyal hayatın kalmaması (bazen hafta sonu da)
• Özel hayatın ihmal edilmesi
• Kişisel gelişimin engellenmesi
• Sürekli çalışma yüzünden kişinin profesyonel hayatı için kendine yatırım yapamaması
gibi uzun vadede etkileri artabilecek sorunlara neden olabilir.

Atlanmaması gereken noktalardan biri de özellikle çalışma hayatının ilk yıllarında oryantasyon çalışmaları çerçevesinde mesai saatleri dışında verilen eğitimler ve işi öğrenmek adına kalınan fazla mesailerin çalışana çok katkısı bulunacağıdır.

Çalışanlara…

Eğer çok sık fazla mesaiye kalmak durumunda iseniz iş ve özel hayatınız arasındaki dengeyi korumanız konusunda sıkıntılar yaşabilirsiniz. Ofiste geçen uzun saatler, sizi gerek ailenizden gerek uğraşlarınızdan uzak bırakıyor olabilir. Böyle zamanlarda planlama ile ilgili problemlerinizin olduğunun farkına varacaksınız. Zamanlama yeteneklerinizi geliştirmeli yoğun tempolarınız aralarına dinlenme vakitleri koymalısınız. Kendi sınırlarınızın ve yetilerinizin farkında olmalı, sizi zorlayacağını düşündüğünüz işlere hayır demesini bilmelisiniz.

Bütün bunların yanında bir de fazla mesaiye kalmayı alışkanlık haline getirmiş çalışanların varlığını da unutmamak gerekir. Tabii ki bunun sebepleri farklı olabilir. İşin yetişmemesine bağlı olarak ki bu da keyfiyetten ve
ya zorunluluktan gerçekleşebilir, fazla çalışmak durumunda kalınabilinir. Diğer bir sebep ise çok çalışır görünmek arzusu olabilir.

Kurumlara…

Kurumlardaki çalışan sayısının yetersiz olması durumunda, mevcut personelle daha çok saat çalışılması gibi bir çözüm ancak geçici olarak uygulanmalı ve en kısa zamanda bu eksiklikler giderilmelidir. Beklenmedik durumlara karşı daima hazırlıklı olunmalı, çalışan sayısı-iş yoğunluğu oranı makul seviyelerde tutulmalıdır.

Fazla mesailer belli dönemlerde yoğunlaşıyorsa, bukonuda adaylara işe alım sürecindeyken bilgi verilmeli, yoğun geçen dönemlerin ardından çeşitli etkinlikler organize edilerek motivasyon artırılmalıdır.

Kurumlar, fazla mesaiyi, yukarda belirtildiği üzere, bir 'hak' olarak değil bir 'lüks' olarak görmeli ve kurum kültürünü fazla mesai üstüne değil de işi zamanında bitirme üstüne kurmalıdırlar. Zaman yönetimine önem vermeli ve gerektiğinde bu konuyla ilgili uzmanlardan destek almalıdırlar. Çalışanların yasal haklarını korumak da kurumlara düşen başlıca sorumluluklar arasındadır.

Fazla mesai kavramı iş hayatının olmazsa olmazları arasında günbegün daha fazla yer alırken, bunun negatif etkilerinden kurtulmak hem kişilerin hem de kurumların elindedir. İş ve özel yaşam dengesi korundukça, zaman yönetimine verilen önem artırıldıkça, kurum çıkarlarının yanı sıra çalışanın da çıkarları gözetildikçe fazla mesailere olan ihtiyaç azalmakla birlikte, bu, çalışanlar için angarya olmaktan çıkacaktır.

Referanslar:


4857 Sayılı İş Kanunu (Md 41, 42, 43, 63, 64, 67)
http://www.insankaynaklari.com/cn/ContentBody.asp?BodyID=4291
 http://spaces.msn.com/members/chiefskipper/Blog/cns!1pcQyny3goTsBSdT3kgCqCvQ!446.entry
 http://humanresources.about.com/gi/dynamic/offsite.htm?zi=1/XJ&sdn=humanresources&zu=http%3A%2F%2F
www.meridia-interactive.com%2Fnews10.htm

Share.

Leave A Reply