Ofisteki Fısıltı Gazetesi

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Pınar Kuyucu (insankaynaklari.com İçerik Sorumlusu)

İnsanların toplu halde bulundukları her ortamda iletişim ve iletişim araçları vardır. Bu araçlar, iş yerlerinde bir taraftan işlerin yürümesini, kurumsal kültürün yayılmasını, bilgilerin kurum içinde dolaşımını sağlarken, diğer taraftan dedikodulara da imkân verebilmektedir.

İnsanlar neden dedikodu yapar?

Dedikodunun temelleri psikolojik sebeplere dayanmaktadır. İnsanlar, sosyal bir varlık olmaları sonucunda; bilgi paylaşmak, arkadaş edinmek, diğer insanları etkilemek, tanıdık ağı (network) geliştirmek ve olayları inceleyerek daha etkin karar verebilmek amacıyla başkaları ya da merak edilen konular hakkında konuşmak isterler. Bu iyi niyetli ve kimseye zarar vermeyecek nitelik taşıdığı zaman hoş görülebilir.

Fakat dedikodunun belli noktalarda zarar verici boyutlara ulaştığı ve insan doğasından kaynaklanan bir olgu olsa da kimseye, başkasına zarar verme hakkı vermediği unutulmamalıdır. Burada bahsedilen, zarar veren ve iyi niyetli olmayan dedikodulardır.

İş yerinde dedikodu…

Kişiler iyi niyetten uzak dedikodular yaparak ortamda farklı çaplarda tahribatlar oluşturabildikleri için, sosyologlar dedikoduyu sosyal bir silah olarak tanımlamaktadırlar. İş yerinde yapılan dedikodu ise; kişilerin çalışma arkadaşları, astları, üstleri ya da iş yerindeki herhangi bir unsur hakkında zarar verici şekilde konuşması olarak tanımlanabilir. Çünkü ofis içinde, iş dışında yapılan konuşmalar yerine göre zararsızken, yerine göre hem kişilere, hem de kurumlara birçok açıdan zarar verebilmektedir. Örneğin; çalışma ortamında huzursuzluğa, kurum içindeki güven ortamının zedelenmesine ve çalışanlar arasında gruplaşmaya neden olabilir.

Ayrıca, mesai saatleri boşa harcandığı için şirkete maliyet getirir ve çalışma ortamının ciddiyetine zarar verir. Bu yüzden, iş yerinde dedikodu mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Kurum içinde dedikoduyu engellemek için, kişisel ve kurumsal boyutta bazı önlemler alınabilir. Burada amaç, çalışma ortamında iş ile alakalı olan ya da olmayan konuşmaların çalışma ortamının atmosferini bozmasına engel olmaktır. Alınacak önlemlerde, kurum kültürüne bağlı olarak yazılı açıklamalar ya da daha farklı yöntemler kullanılabilir. 
 

Kurum içinde yapılan konuşmaları dedikodudan ayırt etmek için aşağıdaki özellikler incelenebilir (Iterson, 2004):

  • Dedikodular, şirketin resmi organizasyon yapısına ve iletişimine dâhil değildir.
  • Kişilerin işindeki rolünü değil, özel hayatını konu alır.
  • Bu konuşmalar toplantı tutanaklarına geçirilmeyen konuşmalardır.
  • Dedikoduda, dedikodusu yapılan kişi ortamda bulunmadığı için, kişi savunma hakkını kullanamaz. Fakat, performans değerlendirme amacıyla bir kişi hakkında konuşulması kurumun resmi tutanaklarına geçtiği için dedikodu değildir.
  • Ofis dedikodularını kimin başlattığını bilinmez. Yazılı belge olmadığı sürece bu konuşmaları bulmak mümkün değildir.

Bireysel önlemler…

Kurumun yöntemi ne olursa olsun, dedikodunun ofis ortamında bir problem olmasını önlemek için, her şeyden önce kişilerin bu konuda bilinçli olması gerekir.

Bir konuşmanın sonuçlarının nereye varabileceği, başkalarının bu konuşmayı duymasının bir sakıncası olup olmadığı, konuşmanın çalışılan kuruma ya da çalışma arkadaşlarına zarar verip vermeyeceği ve konunun anlatıldığı kişinin bu konuyu büyütecek ya da başkalarına anlatacak karaktere ya da güvenilirliğe sahip olup olmadığı gibi noktaları, kişilerin konuşmadan önce düşünmesi gerekmektedir. Bunların dışında, kendini bir dedikodunun içinde özne ya da nesne olarak bulmamak için aşağıdaki noktalara dikkat etmek gerekmektedir.

Eyvah, dedikoducu biri oldum, çıktım!

Dedikodu, bireyin konuştuklarının sonucunun ne olacağına dikkat etmesi sonucu kendiliğinden azalabilir. Öncelikle insanlar konuştuklarının, kime, ne anlattıklarının ve bu durumun ilerde herhangi bir olumsuzluk yaratıp yaratmayacağının farkında olmalılardır. Kısaca, ofis içinde konuşurken, insanlar bu konuştuklarını ofis panosunda görmekten rahatsız olmayacaksa konuşmalılardır.

Dedikodunun, hakkında dedikodu yapılan kişiye olduğu kadar, dedikodu yapan kişiye de zararları vardır. Öncelikle, dedikodu yapan kişinin şunu bilmesi gerekir; ofis ortamında dedikodu yapan kişi; bunları anlattığı kişinin kendisine olan güvenini kaybedebilir. Başkaları hakkında ya da tam olarak bilmedikleri konularda konuşmayan kişiler, insanların güvenini daha rahat kazanır. Diğer yandan, özellikle iş yerlerinde insanlar, dedikodu dinlemek istemeyebilirler.

Bunun yanında dedikodunun esnek bir yapısı vardır. Bu sebeple, bir kişi konuşmalarını dedikodu olarak tanımlamayabilir. Bunun için ofis dedikodularla ilgili olarak şunlara dikkat etmek gerekir:

  • Bir kişi karşısındaki kişiye orada olmayan bir kişi ile ilgili bir şeyler anlatıyor mu?
  • Bunları anlatırken kendini hakkında konuştuğu kişiden daha yüksek bir varlık gibi hissediyor mu?

Dedikoduları dinlemek istemiyorum…

Birçok kişi, nerede olursa olsun, istemediği halde dedikodu dinlemek zorunda kalabilir. İlgisini çektiği için dinleyenler bir yana, ilgisini çekmeden, hatta özellikle istemeden birçok konuda dedikodu dinlemek zorunda kaldığından yakınan kimseler vardır. Bu durumla karşı karşıya kalan bir kişi, karşısındakine doğrudan, bu konuyla ilgili yapabileceği bir şey olmadığını, bu yüzden ilgisi olmayan bir konuyu dinleyerek vakit kaybetmek istemediğini belirtmelidir. Bu şekilde tepki gösteren bir kişinin etrafındakiler, kişinin dedikodu duymak istemediğini anlar ve bir daha bu kişiyi, kendisiyle ilgisi olmayan bir konu ile ilgili konuşmak için rahatsız etmezler. Bunu yaparken dikkat edilmesi gereken, tavrın karşıdaki insanı terslemeden, yumuşak bir dille konulmasıdır.

Hakkımda dedikodu üretiliyor…

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, insanlar birtakım psikolojik sebeplerden dolayı dedikodu yaparlar. Fakat hiç kimse doğru da olsa yanlış da olsa; kendisi hakkında dedikodular üretilmesinden hoşlanmaz. Bu yüzden, öncelikle kişinin güvenilirliğinden emin olmadığı kişiye kendisiyle ya da ofisteki herhangi bir konu ile ilgili bilgi vermemesi gerekir.

Eğer kişi hakkında dedikodu üretilirse; öncelikle kişinin sakin olması gerekir. Dedikoduyu yapan kişi ya da kişilerle konuşulması gerekiyorsa; topluluk önünde onlara bağırmadan, onlarla yalnızken ve kişi sinirlendiyse yatıştıktan sonra konuşmalıdır. Şaka yoluyla söylenmiş; “Benim hakkımda söylenenleri duydunuz mu? Ben de çok şaşırdım…” tarzı yaklaşımla da kişilere dedikoduyu duyduğunu bildirebilir.

Kurumsal önlemler…

Kurumlarda dedikoduların çalışma ortamına zarar vermesini önlemek, dedikoduyu tamamen yok etmek mümkün olmasa bile azaltmak için öncelikle dedikoduların konusu bilinmelidir. Örneğin; ofiste uygulanan kurallar, çalışma arkadaşları ve yöneticilerle olan ilişkiler, yeni işe alımlar veya alınan
ücretler kurallar ofis dedikoduların konusu olabilirler. Bu tip konularda çalışanların doğrudan bilgilendirilmesi en uygun yoldur. Örneğin; ofis kuralları oryantasyon süreci sırasında yeni gelen herkese açıkça anlatılmalıdır. Ofis değişikliği, promosyonlar, zamlar, işe yeni birinin alınması ya da birilerinin işten çıkartılması gibi konularda çıkabilecek olası dedikoduları önlemek için çalışanlar doğrudan, gerekiyorsa birebir bilgilendirilmelidir.  

Kurum kültürüne göre değişebilen, ofis ortamlarına özgü kurallar varsa, herkesin görebileceği yerlere asılacak panolarda ya da çalışanlar için hazırlanan el kitapçıklarıyla çalışanlar merak edebilecekleri her konuda aydınlatılmalıdır.

Eğer yöneticiler bu tip konularla ilgili dedikoduları duymuşlarsa; bölüm toplantılarında aydınlatıcı konuşmalar yaparak çalışanları bilgilendirmelilerdir. Ayrıca yöneticiler, çalışanların her türlü sorularına açık olmalılardır. Böylelikle çalışanlar dedikodu yapmak yerine bilgiyi kaynağından öğrenmeyi tercih edeceklerdir.

Yöneticiler, yanlış bilgiler yayan, dedikodular yapan kişileri yakaladıklarında, o kişilerle birebir görüşmeli, bu tip davranışların kurumda hoş karşılanmadığını ve çalışanların performans değerlendirmelerine olumsuz yansıyabileceğini anlatmalılardır.  Ayrıca ofiste bir bütünlük olması, çalışanların kendilerini bir takım gibi hissetmesi, ofiste konuşulan iş dışındaki konuların dedikodu boyutuna gelmesini önleyecektir.

Ofis ortamında tüm bunlar yapıldığı halde hala dedikodu yapmaya devam eden birileri oluyorsa; bu konu ile ilgili aşağıdaki yöntemler kullanılabilir;

  • Çalışanlar her konuda olduğu gibi, dedikodu konusunda da eğitilebilir; dedikodunun kuruma ve kişilere verdiği zararlar çalışanlara anlatılır. Diğer taraftan, çalışanların yaptığı minik diyaloglar ve dedikoduların birbirinden farklı olduğu ortaya konmalıdır.
  • Çalışanlara anlamlı ve işe yarayacak işler yaptırılmalı, sürekli bir beyin fırtınası yapılması sağlanmalıdır ki, dedikodu yapma ihtiyacı oluşmasın.
  • İş yerinde hem kurumun imajını zedeleyen, hem de çalışanlara zarar veren konuşmaların takdir edilmediği vurgulanmalıdır. Kurumların görevlerinden biri, çalışanlarına huzurlu ve sağlıklı çalışma ortamları yaratmaktır, bu yüzden dedikodu gibi bir olguya karşı önlem almak kurumun görevlerinden biridir.
  • Sözlü dedikodu dışında, elektronik posta yoluyla yapılabilecek olası istem dışı dedikodu nitelikli bilgi yayılımını önlemek için de çalışanlara, e-postalarından sildikleri mesajların dahi istenirse kurum tarafından okunabileceği bildirilmelidir.
  • Bunun yanında sürekli dedikodu yapan insanlar, zamanlarını gereksiz ve verimsiz şekilde harcayan kişilerdir. Mesai saatleri içinde çalışmayan, arkadaşlarını çekiştiren, çalışma ortamının huzurunu kaçıran kişilerden pozitif bir performans beklemek belli bir noktada anlamsızlaşmaktadır. Bu yüzden bu kişiler, bu tutumlarını sergilemeye devam ettirdiği takdirde, uyarılmalı ve bu davranışları performans değerlendirme sürecine yansıtılmalıdır. Gerekirse, kişilere bu konuda birebir eğitim verilmelidir. 

Referanslar


“Office Gossip”. 
http://www.e-hresources.com/Samples/sample5.html

Ad van Iterson. “Carnival Mockery of the Locals: A Case of Organizational Gossip in Print.”, 2004

Dunn, Susan. “Office Gossip: An HR Challenge, 2002-11-12” , 2002
http://www.insideoffice.com/insideoffice-20-20021112Office-Gossip-An-HR-Challenge.html 

“The Mysteries of Gossip”
http://iml.jou.ufl.edu/projects/Fall04/Fernandez/stats.html

Palatnik, Lori and Burg, Bob. “Gossip: Ten Pathways to eliminate it from your life and transform your soul.”
http://www.endgossip.com/ 

Fox, Kate. “Evolution, Alienation and Gossip. The role of mobile telecommunications in the 21st century”
http://www.sirc.org/publik/gossip.shtml

Skowronski, John and Mae, Lynda. “Be Careful with that Gossip”
http://www.selfhelpmagazine.com/articles/relation/gossip.html

DeAngelis, Tori. “Things I wish I-d learned in grad school”
http://www.apa.org/monitor/jan05/gradschool.html

Houmanfar, Ramona and Johnson, Rebecca. “Gossip and Rumor in Organizations”
http://www.obmnetwork.com/resources/articles/tips/Houmanfar_Gossip.htm

Summerhurst, Bob and Talbott, Jorge. “How to Completely Eliminate Office Gossip” 
http://www.summcoach.com/articles/How%20to%20Completely%20Eliminate%20Office%20Gossip.pdf

Doty, Sharon Womack. “What is the Price of Workplace Gossipand How Can I Help Stop It?”
http://www.schinnerer.com/product_info/design_firms/agos_gos.html

Tripathy, Madan Mohan. “Gossip at workplace – Bane or Boon?”
http://www.selfgrowth.com/articles/Tripathy3.html

kaynak: insankaynalari.com
 
Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply