Yerli İK stratejisi ile fark yarattık

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Yerli İK stratejisi ile fark yarattık

 
Zafer İncecik-e göre Türkiye-nin sahip olduğu potansiyel Siemens içinde önemli bir ülke olarak algılanmasını sağlıyor. Siemens-in Türkiye-de yakaladığı sıçramanın benzerinin dünyada çok az örneği var. “Belki bizi geçebilen bir tek Çin var” diyor İncecik… Herkesin Çin-den çekindiğini ancak Çin-e yatırım yapmaktan da geri kalmadığını belirten İncecik-e göre Çin düşünüldüğü kadar da büyük bir tehlike değil. Kendi ürünümüzü geliştirebilir, kendi Ar-Ge çalışmalarımızı gerçekleştirebilirsek, Çin-in bizim için tehlike olmaktan çıkacağını düşünüyor. İncecik “Eğer ürünlerinizin katma değeri yüzde 5 seviyesinde ve yoğun emek gerektiriyorsa, sizden biraz daha ucuza mal eden birisi sizi de, ürününüzü de piyasadan siler” diyor. Bundan kurtulmanın tek çözümünün ise üretimden geçtiğini düşünüyor ve inovasyonu Türkiye-nin önündeki bir şans olarak görüyor. Ve Türkiye-de yetişen yeni kuşakların inovasyonu geliştirme konusunda aslında çok kabiliyetli olduğunu ekliyor. İncecik-e göre inovasyonla anılan bir ülke olabilmenin ön şartı satış yapıyor olabilmek. Çünkü istihdamın gelişmesi için yüksek satış rakamlarına sahip olmamız gerektiğinin özellikle altını çiziyor. Türkiye-de Ar Ge-sini yaptıkları ürünlerin yüzde 70-ini ihraç ediyor Siemens. Dünyanın beş kıtasında bu ürünlere rastlamanız mümkün. Ancak şartların her geçen gün ağırlaştığını ve bir dünya devi olsalar da her geçen gün zorlaşan rekabet şartlarında ayakta kalabilmek için yeni yöntemler bulmak zorunda olduklarının altını çiziyor.

Kurtuluş inovasyonda
Türkiye-nin sahip olduğu tüm olumlu özelliklere rağmen her alanda yapması gereken daha çok iş olduğunu belirten İncecik, dünyadaki yarışın neresinde olduğumuzu anlamak için kişi başına düşen gelire ve işsizlik oranlarımıza bakmamız gerektiğini belirtiyor. Türkiye-ye özgü ürünler geliştirebilecek yeterliliklere sahip insanların bu ülkede yetiştiğini ve insan kaynağımızın bunu karşılayabilecek nitelikte olduğunu düşünüyor. Ancak konunun kilit noktasını bu insanların nasıl yönlendirileceğinde görüyor. İyi bir sonuç çıkması için iyi bir yönlendirmenin şart olduğunu anlatıyor. Türkiye-nin ekonomi anlamında yapması gerekenlere daha yeni başladığını söylüyor İncecik… Ona göre bu durum ilerlemeyi geciktiren bir unsur. Gelişmiş ülkelerden her konuda birkaç adım geri kaldığımızı düşünüyor. “Türkiye bu arayı hızlı bir şekilde kapatmak zorundadır. Yapmamız gereken verimliliği artırmak. Ancak bunun için de uzun yıllara ihtiyacımız var” diyor. Uzun iş yaşamı boyunca çok farklı kuşaklarla çalışma imkanı yakalamış Zafer İncecik. Yeni mezunların içerisinde çok yetenekli kişilerin olduğunu belirtiyor. Aslında Türk üniversitelerinin iyi yetişmiş insan mezun etme konusunda gerekli altyapıya sahip olduğunu düşünse de Türk eğitim sisteminin ara eleman konusunda ciddi eksiklikleri olduğundan yakınıyor. Herkesin üniversite eğitimini hedef olarak göstermesi sonucunda teknik okulların ihmal edildiğini, bu nedenle de liselerin hıncahınç dolduğunu belirtiyor. İncecik; “Herkes en tepede olmayı hedefliyor. Oysa ki endüstrinin ihtiyaçları çok farklı. Herkesin akademisyen olarak yetişmesine gerek yok. Göz ardı edilen bu. Bu sebeple de birçok mühendis belki de teknisyen olarak çalışmak durumunda kalıyor. Çünkü ihtiyaç o yönde. Mezun olan mühendis de nerede iş varsa orada çalışmak zorunda kalıyor. Maalesef kaynaklarımızı iyi yönetemiyoruz” diyor.

Katılımcı bir lider
Bu bakış açısıyla Siemens, yürüttükleri programlarla teknisyen yetiştiren okulları destekleyecek çalışmalara imza atıyor. Her ne kadar yönetim anlayışında çok şeyin değiştiğini düşünse de Zafer İncecik, ekonominin hala binlerce yıl önceki yalın anlayışla yönetildiğini belirtiyor. “Binlerce yıl öncesinde henüz para icat edilmemişken herkes ürettiklerini değiş – tokuş edermiş. O zamanlarda ürünü olmayanın yaşama şansı yoktu. Aynı kurallar bugün de geçerli. Bir ürününüzün olması ve onu değiş tokuş etmeniz lazım. Para ise buna yalnızca aracılık eder. Binlerce yıl öncesindeki kural bugün de geçerli. İlk ekonomi dersleri o zaman başladı aslında” diyor. Kendisini katılımcı bir lider olarak değerlendiren İncecik, tüm çalışanların fikrinin ve emeğinin şirketin gelişimine katkısını sağlamayı hedefliyor. İncecik-in gençlere bir de tavsiyesi var: “Öğrenmeye ve araştırmaya önem verin. Bunu da uygulamaya geçirebilin ve çalışkanlığı elden bırakmayın”.

Onur UYSAL

Kaynak : isteinsan.com.tr

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply