Yöneticinizi Yönetmek

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Çoğu çalışan yöneticisinin neşeli, kendisiyle barışık, vizyoner, rahat, deneyimli, yetki ve sorumlulukları adil bir biçimde dağıtan öğretici, profesyonel ama gerektiğinde “arkadaş gibi” biri olmasını ister. Ancak bu “ideal” yönetici, “ideal” çalışanlar kadar az bulunuyor. Yöneticiler her zaman açık iletişimi desteklemeyebiliyor. Kendilerine bağlı çalışanların gelişimleri konusunda yeterli çabayı göstermeyenler de var. Doğru zamanda ve şekilde geri bildirimlerinde bulunmuyorlar. Yetkileri konusunda kıskanç davranıp işi ve kararları delege etmeyen yöneticiler de sayıca az değil… Her zaman yöneticimizi seçemiyoruz.

Her şey bir yana çalışanların kariyer gelişimlerinin en önemli taşlarından biri; bağlı çalışan yöneticiler. Kısa dönemde kişilerin yükselme, görev değişikliği, ücret artışı gibi konularında onay sürecinin bir parçası oluyorlar. 

Dahası günlük iş yaşamında, yönetici ile anlaşmazlık yaşanması, çalışanların gününü karartan, motivasyonunu düşüren, kısaca en çok mutsuz eden, aynı zamanda organizasyonun etkili çalışmasını da engelleyen durumlardan biri. Çalışanlar şirketlerini değil, liderlerini terk ederlermiş derler.

Çoğu zaman yöneticilerin de yönlendirilmeye, yönetilmeye ihtiyacı vardır. Ama kendi üstleri değil, astları tarafından. Wharton Center for Leadership Direktörü Micheal Useem, “Liderlerin takipçileri vardır, ama takipçilerin hepsi onun astı olmayabilir.” diyor. Liderler sadece altlarındaki kişileri değil, raporladıkları kişileri de etkiler. Yöneticisini yönetmek isteyen çalışanların proaktif, sabırlı, duygusal olgunluğa erişmiş ve cesur olmaları gerekiyor.

Başarılı organizasyonların dayandığı temellerden biri dinamik liderler kadar dinamik takipçilerine sahip olmasıdır. Organizasyonlardaki adem-i merkeziyetçi yaklaşım (gücün merkezden şubelere, iş alanlarındaki bölümlere kaydırılması), alt kademelerdeki çalışanların yukarıya doğru gidilmesi gereken yön hakkında bilgi vermesini, kendi alanları hakkında alınması gereken kararları etkilemesini de beklentiler içine alıyor. Araştırmalar gösteriyor ki, astları tarafından doğru bir biçimde yönlendiren yöneticiler daha uygulanabilir, müşteri ihtiyaçlarına ve gündeme uygun, iletişimi daha kolay yapılan kararlar alabiliyorlar.

Üstleri yönetmek, yağcılık yapmak, yöneticinin nabzına göre şerbet vermek, onun her dediğini yaparak çeşitli manevralarla en sevdiği çalışanı haline gelmek anlamında düşünülmemelidir. Birçok kaynak, “Yöneticiyi Yönetmek”i şöyle tanımlıyor: Yöneticilerinizin, sizin ve organizasyonunuzun ulaşabileceği en iyi sonuçları elde edebilmek için üstlerinizle iş birlikçi, sürekli ve yapıcı bir ilişki yürütme sürecidir.

Yöneticiyi yönetebilmek için çok genel olarak, başlangıç noktasında yapılabilecekler; çalışanın yöneticisini tanıması, iletişim alt yapısının kurulması ve yönetici ile çalışanın temel değerler konusunda anlaşmış olmasıdır.

Yöneticiyi tanımak: Yönetici de beklentileri olan bir müşteridir: Bir iç müşteri. Ona bağlı çalışanların, diğer müşterilerine davrandıkları gibi, onun ihtiyaç ve beklentilerini, farklı durumlarda nasıl reaksiyon gösterdiğini, nasıl algıladığını, nasıl karar verdiğini anlamaya çalışmaları, bunlara uygun hizmet/ürünler vermeleri anlamına gelir. Ancak bu iç-müşterinin beklentilerini sürekli gözden geçirmek bu yöneticilerin de öncelikleri, hedefleri değişebileceğinden önemlidir.

Kendini tanımak: Çalışanın kendi önceliklerini, hedeflerini tanımlamış olması, nereye kadar hangi sorumlulukları alabileceğini, ne kadar esneyebileceğini, kapasitesini bilmesi ve bunları yöneticisiyle paylaşması, “Yöneticiyi Yönetmek” sürecini kolaylaştırır.

Düzenli iletişim kurmak: Şekli ne olursa olsun (yazılı, sözlü, hem yazılı hem sözlü…) iletişim kanalları açmak ve bu bilgi akışı sürecini içerik, detay, zamanlama ve kalite açısından tanımlamak, birçok sorunu çıkmadan çözecektir. Yönetici ne zaman ve nasıl bilgilendirilmeye açık? Kendisi hangi düzende en rahat şekilde bilgi aktarabilir? Karşılıklı akan veriler kime, hangi karar süreçlerinde destek olacaktır, önemi nedir? gibi soruların önceden yanıtlanması hız kazandırır.

Temel ilkeleri oturtmuş olmak: Yönetici ve çalışanın kurumun beklediği etik davranışların neler olduğunu, kendi değerlerini konuşmuş olmaları, bunun yanında kendi iç işleyişlerinde hangi esasları uygulayacakları konusunda anlaşmış olmaları gerekir. Nasıl iletişim kurulacağının belirlenmiş olması gibi, hatalı işlemlere nasıl yaklaşılacağı, diğer departmanlarla nasıl ilişki kurulacağı vb.

Herkesi motive eden şey farklıdır. Bunun gibi tek tip yönetim biçimi de her ast için uygun değildir. Ancak çalışan ile yöneticisinin senkronizasyonu için başlangıç olarak her iki tarafın da duygusal zekasının düzeyini bilebilmek önemli. Çalışanlar, yöneticilerinin kendilerine ihtiyacı olduğunu görebilmeli ve bu konuda da sorumluluk alabilmeliler.

Boğaziçi Dergisi'nin Mart 2002 sayısından alınmıştır.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply