ÇALIŞMA HAYATININ BİLİNMEYEN YÜZÜ

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.
İş hayatı hakkında herkes bir şeyler söylüyor. Ancak bu bilgi bombardımanına rağmen iş hayatı hakkında hiç bilinmeyen gerçekler de var. İşte bu gerçekten yola çıkarak yapılan bir araştırmadan bakın nasıl bir sonuç çıktı…

ÇALIŞMA HAYATIYLA İLGİLİ ÇOK BİLİNEN HİÇ BİLİNMEYEN 13 KORKUNÇ GERÇEK

Son aylarda batı ülkelerinde bizim gibi çalışanları ilgilendiren birçok araştırma yayımlandı. Bunların bazıları yıllardır bildiğimiz kimi gerçekleri doğrularken, kimileri insana vay be! dedirtecek sonuçlara ulaştı. İşte size bu araştırmalardan en çarpıcıları…

Patronunuz 'başarmış bir psikopat' olabilir
“Bizim patron resmen psikopat ya!..” Bu yakınmayı mutlaka bir yerlerde duymuşsunuzdur. Sakın gülüp geçmeyin. Sizinki de, Amerikalı psikolog Paul Babiak'ın tanımıyla 'başarmış bir psikopat' olabilir. Yapılan bir araştırma her 25 Amerikalı patrondan birinin psikopat eğilimli olduğunu ortaya koyuyor. İşin ilginç yanı bu oran diğer meslek dallarına göre 4 kat daha yüksek. Babiak'ın araştırmasına göre bu 'psiko'lar yönetim becerilerinin zaafını, çalışanlarının 'gözünü boyayarak' telafi ediyorlar. Adını koyamasalar bile, altlarında çalışanların tavırlarını ve duygularını tahlil edip 'duygusal manipülasyon' yapmayı beceriyorlar. Yöntemleri değişiyor elbet, sindirme politikası izleyen de var, karşısındakini yok farzetmeyi yeğleyen de. Babiak bu yöneticilerin 'başarmış psikopatlar' olduğunu ve 'ne kadar hasta ruhlu iseler o kadar karizmatik olduklarını' iddia ediyor.

Şirretlik size maaş olarak geri dönüyor
Yapılan araştırmalar çalışma hayatında 'şirretler'in (edepsiz, kavga çıkarmaktan hoşlanan) daha yüksek maaş ve zam aldığını gösteriyor. Amerika'da yapılan araştırmalar, şirret erkeklerin meslektaşlarından ortalama yüzde 18, kadınların da yüzde 5 fazla kazandığını gösteriyor. Özetle agresif bir tutum, görüşlerini kabul ettirmeyi, çatışmalardan kazançlı çıkmak ve şirkette yükselmek için bir avantaj. Bir çalışma arkadaşınız sizden bir yardım istediğinde, yahut patronunuzla maaş zammını konuşurken bu gerçeği unutmayın.

İnternette gezinmek faydalıdır
Singapur Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre internette gezinmek çalışanların motivasyonunu ve enerjisini yeniliyormuş. Üstelik internette gezinmek, özel telefon görüşmelerinden, şahsi e-postasına cevap vermekten bile 'faydalı' imiş. 3 gruba ayrılan 96 öğrenciden uzunca bir metnin içindeki 'e' harflerini tek tek saymaları istenmiş. Birinci gruba hiç teneffüs verilmemiş; ikinci grup istediği zaman dinlenmiş ama internete girmesine izin verilmemiş; üçüncüsü ise, istediği zaman internete girerek, kafasına göre çalışmış. Peki hangi grup en verimli olmuş sizce? Sonuncusu.

Çocuk sahibi olmak kariyere darbe indirir
İşte bilinen bir gerçek daha: Zaten kadınların kâbûsu olan 'cam tavan' anne oldukları zaman biraz daha kalınlaşıyor. Anne olmak, zaten çalışma hayatında 'negatif ayrımcılık' kurbanı olan kadınların kariyerine ağır bir darbe indiriyor. Fransa'da yapılan bir ankete göre, şirketlerin yüzde 34'ü 2011 yılında yeni personel almaya hazırlanırken 'çocuklu kadın' istihdam etmeyi 'kabul edenler'in oranı sadece yüzde 25 idi. Bu oran 2010 yılında yüzde 33 idi. Yani durum giderek kötüleşiyor.

Sarışınlar daha yüksek ücret alır
1953 yapımı 'Erkekler Sarışın Sever' filmi, biri paralı erkeklerin peşinde koşan bir 'aptal sarışın' (Marilyn Monroe) diğeri her seferinde çulsuz erkeklere aşık olan kumral (Jane Russell) iki arkadaşın Paris macerasını anlatır. Avustralya Queensland Üniversitesi'nin 13 bin kadın çalışan üzerinde yaptığı bir araştırma erkek egemen şirketlerin de 'sarışın sevdiği' gerçeğini ortaya çıkardı. Avustralya'da sarışın kadınlar esmer veya kumral hemcinslerinden yüzde 7 daha yüksek ücret alıyorlarmış.

Fazla mesai yapanın sonu akşamcılıktır!
Yeni Zelanda Otago Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre, haftada 50 saat ve üstü mesai yapan çalışanların alkol bağımlısı olma riski, fazla mesai yapmayanların 1.3 ila 3.3 katı imiş. Alın size patronun 'ricasına' karşı çıkmak için kapı gibi bir gerekçe! Uzmanlar bu riski 2 ana nedene bağlıyorlar: Ağır mesainin getirdiği yük ve stresi atmak için akşam bir kadeh içme eğilimi + iş arkadaşlarıyla uzun saatler bir arada olup 'aşırı sosyalleşmenin' getirdiği 'hadi çıkışta bir kadeh atalım' ritüeli…

Krizde kadınlara ayrımcılık uygulanır
Fransa'da yapılan araştırmaya göre, 4 Fransızdan biri 'krizde işe almada erkeklere öncelik tanınmasını normal bulduklarını' söylüyorlar. Gerekçe? 19.yy'dan kalma klişeler: Evi geçindiren erkektir, kadının maaşı ek gelirdir. Erkek iş bulamaz, eve ekmek getiremezse utanır, kadın çalışmasa da olur. Tek teselli gençlerin bu koduna büyüklerinden daha 'medeni' oluşu. 'İş ararken erkeklere öncelik verilmeli' cevabı 75 üstü kadın ve erkeklerde yüzde 50 iken, bu oran 20-24 yaş arası gençlerde yüzde 10'a düşüyor. İnşallah bu geçler yaşlanınca dedelerine-ninelerine benzemezler!

Çay-kahve molası = 188 gün mesai
Sabah mesaiye çayını-kahvesini yudumlamadan başlamayanlar, saat 10'da 11'de, öğleden sonra 5 sularında bir küçük çay-kahve molası veren İngilizler… bir hesaba göre (günde ortalama 24 dakikadan) kariyerleri boyunca 188 tam gün işten kaytarıyorlarmış. Online Opinions adlı sitenin araştırmasına göre bunun İngiltere ekonomisine maliyeti yılda çalışan başına 416 İngiliz sterlini yani 1.165 TL imiş. Tabii söz konusu araştırma, bu çay-kahve molasının çalışanların enerjisini ne kadar tazelediğini, motivasyonunu ne kadar arttırdığını; yahut da hiç ara vermeseler verim düşüklüğünün ekonomiye kaça mal olacağını söylemiyor…

'Boş vaktimizde' de çalışıyormuşuz
Biz değil aslında Fransızlar, ama Türkler için de durum farklı değildir herhalde. 100 Fransız çalışandan 90'ı normal mesai saatleri dışında da işine zaman ayırmayı sürdürüyormuş. İlginçtir, çalıştığı şirket ne kadar küçükse, özel hayatından fedakarlık o oranda artıyormuş. 'Mesai saatlerim dışında 3 saat daha evden/dışarıdan çalışıyorum' diyenlerin oranı büyük şirketlerde yüzde 57 iken küçük şirketlerde yüzde 70'i buluyormuş.

Fiziksel görünüm ayrımcılık sebebi
Bu da bilinen ve söylenen bir gerçek aslında. 'Güzel olmamak' işe girerken, işte yükselirken çok ciddi bir dezavantaj. Ne yazık ki! Hatta kimi araştırmalara göre 'olumsuz bir fizik' bir numaralı ayrımcılık sebebi. Etnik kökenden, cinsiyetten, eğitim ve iş tecrübesinden bile fazla… Bunun bilincinde olan kimi çalışanlar estetik ameliyata sığınıyor.

Pazartesi, depresyona en meyilli gün
İngiliz pop grubu Supertrump'ın ünlü From Now On parçasının 'Yine pazartesi geldi / Yine aynı yerde oturuyorum / Yine aynı suratlar bana bakıyor / Kimbilir daha ne kadar burada oturacağım' dediği gibi… pazartesi çalışanlar için en zor gün. O kadar ki, İngilizler'in pazartesi günü 'ilk kez yüzlerinin gülmesi için' saatlerin 11'i çeyrek geçmesi gerekiyormuş. Üstelik pazartesi sendromunun 'alışması' da yokmuş, aksine. İnsanlar şirkette eskidikçe, pazartesi daha çok 'koyuyor' imiş.

Oturarak çalışmak ö
mrü kısaltıyor
American Cancer Society'nin bir araştırmasına göre günde 6 saatten fazla oturarak çalışanların ölüm oranı, 3 saatten daha az oturan çalışanlardan yüzde 20 daha fazla imiş. Bu fark kadınlarda yüzde 40'a çıkıyormuş. Sebep? Hareketsizliğin sebep olduğu şeker ve obezite gibi hastalıklar. İşte bu yüzden doktorlar 'e-posta atacağınıza, telefon edeceğinize kalkıp şefinizin odasına gitmeyi yeğleyin. Hatta mümkünse asansörle değil, merdiveni kullanarak' diyorlar. Sosyalleşmesi de cabası…

Şirretler yaratıcılığı arttırıyor
Yukarıda şirret çalışanların daha iyi işi ve maaşı kaptığını söyledik ya… Meğer edepsizliklerinin sadece kendilerine değil, diğer arkadaşlarına da faydası varmış. Journal of Applied Psychology'de yer alan bir makaleye göre kötü muameleye, alaya, bağırıp çağırılmaya maruz kalan çalışanlar bu duruma düşmemek için daha yaratıcı oluyorlarmış. Belki, belki doğru olabilir ama herkes biliyor ki, çalışanları motive etmenin, yaratıcılıklarını teşvik etmenin en iyi yolu onlara saygı göstermek, yetki vermek ve inanmaktır.

 
Kaynak : www.yenibirisi.com/HurriyetIK
Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply