İŞVERENİN TERCİHİ YÜKSEK LİSANS VE MBA

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Son yıllarda iş dünyasının değişen şartlarının da zorlamasıyla yüksek lisans eğitimlerine ilgi giderek artmaya başladı. Akademik kaygılardan çok piyasanın beklentilerini karşılama çabasıyla yüksek lisans programlarına yönelen bireyler, bu programlara katılarak uzmanlıklarını derinleştirmeye ya da çeşitlendirmeye çalışıyor. Bu programlar arasında en çok ilgi çekenler de MBA programları.

 

İLGİ AZALIYOR MU?

Türkiye’de dünya standartlarında iki tür MBA programı almak mümkün. Bunlardan biri iş deneyimi olmayan ya da az olan bireylerin yöneldiği tam zamanlı, iki yıllık MBA programları.

Diğeri ise iş deneyimi olanların tercih ettiği yarı zamanlı executive MBA programları. Ancak son zamanlarda özellikle dış basında MBA’e ilginin giderek azaldığı ve bu programın geçerliliğini yitirmeye başladığı yazılıyor. Bu iddiaların Türkiye’deki karşılığını ve en çok ilgi çeken yüksek lisans programlarının hangileri olduğunu üniversitelerin yöneticilerine sorduk.

BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ: “Programlar yoğun talep gördü”

Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Yardımcı Doç. Dr. İpek Altınbaşak, uzmanlık programlarıyla derinleşen ve branşlaşma yönünde daha geniş bir yelpazeye yayılan yüksek lisans programlarının yoğun talep gördüğünü söylüyor.
Altınbaşak, “MBA uzmanlık alanları içerisinde bu yıl stratejik pazarlama ve marka yönetimi programı özellikle tercih edilen bölümlerden biri. Genel işletmecilik, KOBİ yönetimi, küresel işletmecilik ve pazarlama, yönetim bilişim sistemleri bölümleri de çok talep görüyor. Pazarlama iletişimi ve halkla ilişkiler, reklamcılık, sinema ve televizyon, ileri oyunculuk programları ile uzmanlaşma olanağı sağlayan AB ilişkileri ve hukuk yüksek lisans programları yoğun talep gören diğer programlarımız.”

HEDEFE ODAKLI ALT UZMANLIK

Bahçeşehir Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Doç.Dr.İrini Dimitriyadis de bu yıl mühendislik yönetimi, tedarik zinciri ve lojistik yönetimi, endüstri mühendisliği ve mimarlığa talebin hızla arttığına işaret ediyor ve ekliyor; “Bunun bir nedeni de bu programların içinde hedefe odaklı alt uzmanlık alanlarının tanımlanması. Bu programlarda tanımlanan uzmanlık modüllerine ayrıca belirli kontenjan dahilinde özel öğrenci de kabul ediliyor.
Uluslararası çalışma kurallarına uyum sürecinde gerekli olan kalite kontrol, sözleşme metinleri ve FIDIC, risk yönetimi konusunda operasyonel, kredi ve piyasa riskleri gibi modüller ayrıca sertifikalandırılıyor. Aktuarya yüksek lisans programı bu konuda ülkemizde ilk ve tek program olduğundan özellikle büyük ilgi görüyor.”

SABANCI ÜNİVERSİTESİ: “ABD ve Avrupa’da doktora anlamlı”

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Kemal İnan’a göre araştırma etkinliklerinin yoğun olduğu prestijli ABD ve Avrupa üniversitelerinde, lisans sonrasında, anlamlı olan yüksek lisans değil doktora yapmak. Araştırma anlamında yoğun olmayan uygulama alanına geçmek isteyenler için yüksek lisansın da sınırlı bir cazibeye sahip olabileceğini ifade eden İnan, sözlerini şöyle sürdürüyor;
“ABD, Uzakdoğu ve daha sınırlı biçimde Avrupa, teknoloji üreten, bu nedenle ciddi araştırma ve geliştirme kurumları barındıran şirketlere sahip. Araştırmaların gerçek itici gücü bu şirketlerin varlığı. Türkiye’de bu özelliğe sahip şirketler parmakla gösterilecek kadar az. Bu eksiklik mühendislik alanlarında lisansüstü araştırmalar yapma çabasında olan üniversitelere yansıyor. Üniversitelerde yapılan araştırmalar genellikle yavan ve yayın üretse bile gerçeklerden kopuk olma özelliğini kolay kolay aşamıyor. Aradaki en önemli fark bu.”

MBA’DE HENÜZ BAŞLARDAYIZ

Sabancı Üniversitesi MBA Program Direktörü Can Akkan ise MBA’in Amerika’da ilk ortaya çıkışı itibarıyla yüz yıldır var olan eski bir derece olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye’de MBA programlarının henüz yeni sayıldığına değinen Akkan, “Eskiden akademik tez yazmayı gerektiren işletme yüksek lisans programları vardı. Tezsiz bir yüksek lisans programı olan MBA’in, Türkiye’deki geçmişi yaklaşık 10 yıl. MBA gelişiminde henüz başlardayız ve uzun vadede talep artmaya devam edecek.”

KALİFİYE YÖNETİCİ İHTİYACI

Üniversitelerindeki executive MBA programlarında öğrencilerin ortalama iş deneyiminin 10 yıl olduğunu belirten Akkan, bu programlara talebin neredeyse yüzde 100 arttığını söylüyor. Akkan ayrıca, son yıllarda ekonomideki yapısal değişiklikler nedeniyle MBA programlarına ilginin istikrarlı bir şekilde artacağını tahmin ettiğini belirtiyor.
İş dünyasının, yabancı sermayenin gelişi ve küresel rekabetin artması sonucunda daha yaygın bir şekilde kalifiye yönetici ihtiyacı duyduğunu dile getiren Akkan, şöyle diyor; “Ayrıca başarılı aile şirketleri büyüdükçe yönetimlerini profesyonelleştirmek zorunda kalıyor. Bu nedenlerle şirketler, orta seviye yöneticilerinin MBA yapmasını isteyip, okul ücretlerinin de bir kısmını veya tamamını karşılayarak çalışanlarına yatırım yapıyor.
Çalışanlar açısından talep artışının nedenlerinden biri ise üst ve orta düzey yöneticilerden MBA sahibi olanların sayısının artması. Bu durum yönetim kademelerinde yükselmek isteyenler için MBA’in kazandırdığı ortak dil ve kavramlara sahip olma ihtiyacını doğuruyor. Ayrıca çalışanlar için MBA, bilgi ve becerilerinin bir firma ve sektör ile kısıtlı kalmadığını gösteren, bu nedenle kariyerlerini geliştirmek için şirket ve sektör değiştirmelerine destek olan bir diploma.”

KOÇ ÜNİVERSİTESİ: ‘Avrupa’nın en iyi 20 programından birisi’

Koç Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yaman Arkun, işletme, fen bilimleri ve mühendislik ile sosyal bilimler enstitülerinde sundukları tüm lisansüstü programların başvuru yapan adaylardan yoğun ilgi gördüğünü söylüyor ve ekliyor: “Bölümlerin tercih nedenleri arasında, Koç Üniversitesi’nin eğitim felsefesinin, sunduğu araştırma olanaklarının, mezunlarına kazandırdığı bilgi birikiminin ve öğretim üyelerinin kalitesi öne çıkıyor.”

Arkun, MBA programlarının günümüzde gerek içerikleri gerekse iş hayatına uygulanabilinirliği ile geçerliliğini sürdürdüğünü belirterek “Koç Üniversitesi executive MBA programı, Frankfurter Allgemeine tarafından Avrupa’nın en iyi 20 programından biri olarak değerlendirildi. Ayrıca Business Week tarafından hazırlanan ‘Kuzey Amerika dışındaki ülkelerde bulunan en iyi MBA programları’ listesinde yer alıyor. Bu da öğrencilerin Koç Üniversitesi MBA programına daha fazla ilgi göstermesine neden olan etkenlerden biri” diyor.

ÇAĞIN GEREKLERİNE UYGUN

“Artık Türkiye’de verilen yüksek lisans eğitimleri yurtdışındaki üniversiteler ile rekabet edebilir, kaliteli düzeye erişti” diyen Arkun, devlet ve vakıf üniversitelerinin sundukları yüksek lisans programlarını belirlerken, çağın gereklerine uygun programlara ağırlık verdiklerini belirtiyor ve “Ayrıca Türkiye’nin bilimsel üretkenliğindeki artış, araştırma kaynaklarının çoğalması da yüksek lisans programlarına olumlu katkılar sağlıyor” şeklinde konuşuyor.

BİLKENT ÜNİVERSİTESİ: “Sayı da ortalama da yüksek”

Bilkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Kürşat Aydoğan, Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü’nün bilgisayar, elektrik-elektr
onik, endüstri mühendisliği ve moleküler biyoloji programlarının bu yıl en çok başvurulan programlar olduğunu söylüyor. Aydoğan, Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün en çok tercih edilen programlarının ise işletme, iktisat ve MBA olduğunu belirtiyor.

Bu yıl 46 öğrencinin MBA programına başladığını, geçen senelere kıyasla hem öğrenci sayısında hem öğrencilerin GMAT ve LES ortalamasında hem de iş deneyimi sürelerinde artış olduğunu söyleyen Aydoğan, şöyle konuşuyor; “Bu artışın beş önemli nedeni var. Birincisi fakültemizin Türkiye’de AACSB tarafından akredite edilen tek fakülte olması. İkincisi, bu sene başlattığımız esnek ve uygulamaya yönelik MBA programı. Üçüncüsü, zengin eğitim kadromuz ve seçmeli derslerin çokluğu. Dördüncüsü, yaz döneminde öğrencilere çeşitli olanaklar sunmamız. Beşincisi de zengin değişim programlarımız. Her isteyen öğrenciyi dünyanın önde gelen okullarına bir dönemliğine yollayabiliyoruz.”

YURTDIŞI İLE YARIŞIRIZ

Türkiye’de yurtdışındaki birçok tanınmış üniversite ile yarışacak programlar bulunduğunu ifade eden Aydoğan, “Ücret konusuna da dikkat edilmesi gerekiyor. Örneğin, Amerika ve Avrupa’nın önde gelen lisansüstü programlarının yıllık maliyeti ve yaşam masrafları, Bilkent’in yıllık maliyeti ve Ankara’nın yaşam masrafının üç katı civarında. Ayrıca yurt dışındaki MBA programlarında, Türkiye’den hiç bahsedilmemesi mümkün. Buna karşılık Bilkent MBA’de Türk iş dünyası dersi var. Diğer derslerde de Türkiye’den örnekler kullanılıyor. Derslere Türk işadamları misafir konuşmacı olarak geliyor. Ayrıca Türkiye’de staj olanağı da var. Dolayısıyla mezunumuz Türkiye’de çalışma konusunda donanımlı bir hale geliyor” diyor.

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ: “Yüksek lisans ağırlığı arttı”

Son yıllarda Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitiminin ağırlığının arttığını söyleyen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cem Behar, bugün üniversitelerinde 2 bin 200 öğrencinin yüksek lisans eğitimi aldığını belirtiyor ve ekliyor; “Bu sayı tüm Boğaziçi öğrencilerinin yüzde 24’ünü oluşturuyor. Ücretli tezsiz yüksek lisans programlarındaki öğrenci sayısı ise 350. Yüksek lisans programlarımızın kontenjanları seneler içindeki artışa rağmen doluyor. Çünkü eskiye oranla daha fazla insan, yüksek lisans yapmak istiyor.

Tezsiz ve ek ücret ödeyerek kayıt olunan yüksek lisans programları arasında en fazla ilgiyi çekenler executive MBA, ekonomi ve finans, finans mühendisliği, mühendislik ve teknoloji yönetimi.”

YÖNETİMDE ETKİLEŞİM

Boğaziçi Üniversitesi executive MBA programında, tüm derslerde küresel bir yönetim anlayışının benimsendiğini, takım çalışması becerilerinin vurgulandığını ve gerçek yaşamdan örnek sorunların incelendiğini belirterek bu nedenle halen en fazla tercih edilen programların başında yer aldığını ifade eden Behar, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Executive MBA programı yönetimde karşılıklı etkileşimi savunur ve sürekli değişen Türkiye koşullarında mezunlarının kurumlarının zorlu hedeflerine ulaşmalarını destekleyecek kişiler olmalarını amaçlar. Uygulama ile yakın bağları ve sahadan uzmanların, işadamlarının ek desteğiyle program benzerleri arasında en fazla başvuru alan program olma vasfını sürdürüyor.”

KALİTE ARTIYOR

Türkiye’de belirli bir kalitenin üzerinde yüksek lisans eğitimi alma imkânının zaman içinde arttığına dikkat çeken Behar, “Giderek daha çok sayıda kaliteli master ve doktora programı açılıyor. İşverenler artık yüksek lisans yapmış insanları daha fazla tercih ediyor. Tıpkı lisans programları gibi yüksek lisans programlarının da kalitelileri ve kalitesizleri mevcut. Bunun ayrımını da zaman içinde iş gücü piyasası belirleyecektir” diyor.

 

EN ÇOK TERCİH EDİLEN BÖLÜMLER

MBA
Stratejik pazarlama ve marka yönetimi
Genel işletmecilik
KOBİ yönetimi
Küresel işletmecilik ve pazarlama
Yönetim bilişim sistemleri
Mühendislik yönetimi
Endüstri mühendisliği
Tedarik zinciri ve lojistik yönetimi
Mimarlık
Bilgisayar
Elektrik-elektronik
Endüstri mühendisliği ve moleküler biyoloji
Ekonomi ve finans
Finans mühendisliği
Teknoloji yönetimi

 

YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI VE ÜCRETLERİ

Bahçeşehir Üniversitesi‘nde Türkçe programlar 8 bin 500 YTL, İngilizce programlar 9 bin 500YTL , Mühendislik yönetimi ise 10 bin 500 YTL . Bu fiyatlara yüzde 8 KDV de eklenmesi gerekiyor.

Bilkent Üniversitesi‘nin MSc ve doktora programlarının tümü burslu. 2006-2007 dönemi için MBA programında kredi başı ücret 468 YTL. Bu, toplamda yıllık ortalama
14 bin 40 YTL ediyor.

Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü’nde sunulan 1 senelik Executive MBA Yü ksek Lisans Programı 30 bin 750 YTL. Diğer bütün yüksek lisans ve doktora programları ise senelik 20 bin 500 YTL. Bu programlara başvuran öğrenciler arasından uygun görülenlere kısmi veya tam burs verilebiliyor.

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi yüksek lisans programlarının biri hariç diğerlerinin ücretleri 13 bin YTL. Bilişim Teknolojileri bölümü ise 14 bin YTL.

Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi’ndeki programların ücretleri ise 13 bin YTL olarak belirlenmiş.

Yönetim Bilimleri Fakültesi’ndeki Sanayi Liderleri programının ücreti 13 bin. Bu programdan mezun olan öğrenciler biri mühendislik alanında, diğeri yönetim bilimleri alanlarında olmak üzere çift diploma alma hakkına sahip oluyor. Aynı fakültedeki Yönetimde Bilişim Teknolojileri programının ücreti ise 15 bin YTL . MBA programının ücreti 17 bin YTL, Executive MBA ücreti ise 30 bin YTL.

Boğaziçi Üniversitesi, fen bilimleri lisansüstü programları ve sosyal bilimler lisansüstü programları için devletin belirlediği öğrenim katkı payı ödeniyor. Ek Ücrete Tabi Yüksek Lisans Programları ise şunlar: Avrupa Çalışmaları Yüksek Lisans Programı, Ekonomi ve Finans Yüksek Lisans Programı, Executive MBA Yüksek Lisans Programı, Finans Mühendisliği Yüksek Lisans Programı, İşletme Bilişim Sistemleri İkinci Öğretim Tezsiz Yüksek Lisans Programı, Mühendislik ve Teknoloji Yönetimi Yüksek Lisans Programı, Tıbbi Sistemler ve Bilişim Yüksek Lisans Programı, Otomotiv Mühendisliği Yüksek Lisans Programı, Yazılım Mühendisliği Yüksek Lisans Programı

18.09.2006

http://www.insankaynaklari.com

 

 

 

 

 

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply