Depo Eğitimi

Türk patronunun anatomisi

0

Türk patronun DNA’sı

Gazeteci Demet Cengiz, patronlarla yaptığı söyleşileri kitap haline getirdi. Türk patronlar ve yabancılar arasındaki farkları ortaya koydu. Hobileri, otomobil sevdaları, yeme alışkanlıkları her şey bu kitapta
Bu kitap nasıl doğdu?
– Hürriyet gazetesinde yaklaşık üç yıl Konuk Odası söyleşileri yaptım. Burada iş insanlarının nasıl yaşadıklarını dokuz ayrı başlıkta anlatıyorduk. Söyleşiler bitince onları bir kitapta toplamak istedim ama peş peşe söyleşileri bir araya getirmek biraz tembellik olacaktı. Ben de oturup bunları çalıştım. 24’ü yabancı 130 iş insanını analizleyip ortaya Türk patron profilini çıkardım. Ve bunu yabancılarla karşılaştırdım.
Ortaya nasıl bir Türk patron profili çıktı?
– Kariyer, toplantı, güne başlarken, spor, beslenme, mekân, tatil, otomobil, hobi başlıklarında ayrı ayrı detaylar var. Örneğin kariyeri ele alacak olursak, Türk patronların çok büyük kısmı birinci kuşak. Yani girişimci. Çocukken en çok hayal ettikleri meslek pilotluk. Çocukken hayalini kurduğu mesleği yapanlar sadece yüzde 10. Şimdi çocuk işçi olmak yasalara aykırı ama Türk patronların yüzde 62’si çocukken çalışmış. Baby Boomers denilen İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki kuşağın neredeyse tamamı çocukken çalışmış. Yabancılarda sadece yüzde 4 kendi işini kurmuş, çoğu aile şirketi devam ettiriyor.
Size en ilginç gelen bilgi nedir?
– Hobi konusu çok ilginç. Yüzde dokuzu “İşim hobim” diyor ve “Ailem hobim” diyenlerin oranı yüzde 6. İşi ailenin önünde tutuyorlar. Her 10 patrondan birinin hiçbir hobisi yok. Yabancılardaysa hobi ve tatil konusu çok önemseniyor; hakkı veriliyor. Bizde müzik aleti çalan patron çok çok az. Yabancılarda bir enstrüman çalan patron oranı yüzde 21.
Başka?
– Bizde şoförsüz patron yok gibi. Bir mecburiyet neredeyse. Yabancılarda şoför çok az. Hatta yüzde 13’ü toplu taşıma kullanıyor işe gidip gelirken, bisiklete binen veya işe yürüyenlerin oranı yüzde 8.
Tatil yapmayan patronlar

Spor konusunda şaşırtıcı bir şeyle karşılaştınız mı?
– Spor ve beslenme konusunu sağlıklı olmak için önemsiyorlar. Bu insanların ne kadar kurumsallaşırlarsa kurumsallaşsınlar asıl sermayeleri kendileri. Genellikle yürüme, yüzme, fitness gibi erişimi kolay sporlara yöneliyorlar ama arada çok çılgın sporlar yapanlar da var. Tatil konusunu da giderek daha fazla önemsiyorlar ama yüzde 4’ü hiç tatil yapmıyor. 
Beslenmede neler öne çıkıyor?
– Hem Türkler hem yabancılar açık ara balık tüketiyor. Yabancı patronlar daha fit. Türk iş insanlarının yüzde 10’u mangala bayılıyor. Yabancılarda mangal kelimesini ağzına alan olmadı. Kitapta hem Türk hem yabancı patronların favori restoranları da var. 
Uykuyla araları nasıl?
– Parada zengin uykuda fakirler. Türk patronların yüzde 32’si altı, yüzde 25’i yedi, yüzde 14’ü beş saat uyuyor. Yabancılar daha da az… Yüzde 30’u altı, yüzde 18’i yedi, yüzde 16’sı beş, yüzde 13’ü de dört saat uyuyor. Türk patronların yüzde 32’si sabah 7’de, yabancıların da yüzde 40’ı 6’da kalkıyor. Yabancılar daha erkenci.

En sevdikleri

GÜLER SABANCI
Aslında iç mimar olmayı hayal etmiş ama amcası Sakıp Sabancı’nın tatlı yönlendirmesiyle işletme okumuş. 
7-8 saat uyuyor. Sabahları mutlaka spor yapıyor. 
En çok Akdeniz, Japon, Tayland, Vietnam mutfaklarını seviyor.
Tatil için Ayvalık’taki yazlık favorisi. 
En büyük hobisi sanat.

FERİT ŞAHENK
Futbolcu olmayı hayal etmiş. 
Çoğunlukla dört saat uyuyor, sabah 06:30’da ayakta. 
Kızı Defne ile akşam yemeklerini kaçırmamaya özen gösteriyor. 
Ekibiyle spor salonunda bile toplantı yapabiliyor; rahatlıktan yana. Haftanın beş günü spor yapıyor.
Kahvaltıda yumurtanın beyazından yapılmış yulaflı omlet veya yulaflı kefir yiyor. 
Ufakken şişmanmış. 
Evde kitap okuyup, müzik dinleyerek dinlendiği tatilleri seviyor. 

CEM BOYNER
Çocukken hayali pilot olmakmış.
Toplantılarda saçma sapan fikirlere bile açık. Ancak kısa olmasından yana. 
Sabahları üç haşlanmış yumurta ve bir tatlı kaşığı çörek otu yiyor.
Şampiyon’da kokoreç, Marmaris Büfe’de dilli-kaşarlı tosta bayılıyor. 
Balık ve kara avcılığı hobisi. Sadece yediği hayvanları avlıyor. 
Ava giderken ailesi, arkadaşları ve köpekleri bir kamyonete doluşuyorlar. Otomobillerle pek ilgisi yok. 
Şoförü arkada oturup navigasyon yapıyor, otomobilini çoğu zaman kendi kullanıyor.

İSHAK ALATON
Babası Varlık Vergisi yüzünden iflas edince üniversiteye gidememiş. 
İsveç’e kaynak işçisi olarak gitmiş ve dönünce Alarko’nun temellerini atmış.
Sabah 05:30 kalkıp balkona çıkıp Allah ile bütünleşiyor.
e-postaya bayılıyor. 
Herkes çay-kahve içerken o kavun karpuz tüketiyor. 
Kitap okumak mümkün olmadığı için otel tatili sevmiyor, tekneden yana. 
Binlerce kitabı var. Felsefeye meraklı. Karl Marx ve Popper favorileri.

ALİ SABANCI
Yedi yaşında yazlıkta gazete satarmış. 
Gece yarıları kalkıp çocuklarını seviyor, öpüyor. Yedi saat uyku yetiyor.
Haftada beş gün spor yapıyor. Pilatese bile başlamış. 
Yemek düzeni kötü. Geceleri mutfakları kilitletiyor yoksa gece yarısı kalkıp irmik helvası bile yapabilirmiş. 
Lahmacunun içine kebap koyup yiyebilecek kadar iştahlı.
Dalmayı ve su altı fotoğraf çekmeyi seviyor.

KONT FABER-CASTELL
Sekizinci kuşak olarak aile şirketinin başında. 
14 yaşındaki ikiz çocuklarının okul saatine göre saat altıda kalkıyor. 
Öğlenleri yemiyor ama genellikle Türk sekreterinin zoruyla bir sandviç bitiriyor.
Audi S8’in kısa versiyonunu kullandığı için eşi şikayetçi. 
Yatları seviyor ama eşini deniz tuttuğu için teknede tatil yok.
Dedesinden ve babasından kalan silah koleksiyonu var.

Yazar: İpek Özbey
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr

KONUYA YAPILAN EK ve YORUM

Share.

Leave A Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.