İnşaat Sektörünün 3 Önemli Sorunu

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

I. Teminat Mektubu Sorunu ve Türk Bankalarının Yurtdışında Kabul Edilmemesi
 
Türkiye’deki bankalar, yürürlükteki mevzuattan kaynaklanan nedenlerle teminat mektubu vermekten kaçınmaktadır.

Bu nedenler arasında, teminat mektupları için ayrılması istenen karşılıkların yüksek olması ve teminat mektuplarının risk kaydına alınma oranının yüksek olmasıdır.

Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin önündeki en büyük sorun teminat mektubu temin edilememesi sorunudur. Yakın dönemde, yurtdışı müteahhitlik hizmetleri için verilecek teminat mektuplarının yeniden değerleme oranı %50’den %40’a indirilmiştir. Ancak, hem bu uygulamanın yalnız yurtdışındaki işler için geçerli olması hem de yeniden değerleme oranında yapılan indirimin çok sınırlı olması beklenen yararı getirmemiştir.

4389 sayılı Bankalar Kanunu ve ilgili mevzuatta gerekli değişiklikler yapılarak Türk bankaları teminat mektubu vermeye teşvik edilmelidir. Teminat mektuplarının değerleme oranının %40’dan %10’a indirilmesi gibi mevzuatta bankaların teminat mektubu vermelerini kısıtlayıcı hükümlere esneklik getirilmelidir.

Bankaların konsorsiyum kurarak teminat mektubu vermelerinin değerleme oranları düşürülerek teşvik edilmesi, bankaların olanaklarını birleştirerek inşaat sektörü ile çalışabilmelerini sağlamak açısından önem taşımaktadır.

Ayrıca, yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin bu büyük sorununa çözüm getirilmesi amacıyla bir Teminat Mektubu Fonu oluşturulması için yürütülen çalışmaların bir an önce tamamlanması ve hayata geçirilmesi yararlı olacaktır.

Türk bankalarından bulunabilen teminat mektupları yurtdışında kabul görmemektedir. Türk bankaları tarafından verilen teminat mektuplarının yurtdışında kabul görmemesinin nedenleri, ülkemizin son dönemde geçirdiği ağır ekonomik krizler nedeniyle ülke riskinin yüksek olması; aynı ekonomik krizler sonucunda Türk bankacılık sektörünün de ciddi sıkıntı yaşaması ve kredibilite notlarının düşmesi; Türk bankalarının geçmişte yurtdışına verilen teminat mektupları için gelen nakde çevirme taleplerini yerine getirmemeleri olarak ortaya çıkmaktadır.Türk bankalarının yurtdışında kabul görmesi için çalışmalar başlatılmalıdır. Yurtdışında tanınan ve itibar sahibi olan kamu bankalarının inşaat sektörüne teminat mektubu vermeleri sağlanmalıdır.

Yabancı işverenlerin Türk bankaları tarafından verilmiş olan teminat mektuplarını nakde çevirme taleplerine yapılan itirazlar için ihtisas mahkemeleri görevlendirilmelidir.

II. Kamu İhale Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler
İdarelerin bazı büyük projeleri küçük dilimler halinde ilanlı açık ihale yöntemi kapsamında değerlendirmesi nedeniyle bu işleri teknik ve organizasyon kapasitesi, deneyimi yeterli olmayan firmalar üstlenmektedir. Aşırı düşük teklifler verilerek üstlenilmiş olan bu tip işler kaliteden ciddi ödün vermek pahasına bitirilebilmekte veya işler yarım kalmaktadır.

Kamu kaynaklarının rasyonel ve verimli bir şekilde harcanması için özellikle yapım projelerinde kalitesiz, riskli ve denetimsiz üretimin önünü kesecek çözümlerin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Yasal düzenlemelerle ilgili yürütülen çalışmalarda sektörle işbirliği yapılmamaktadır. Bu durumda, hayata geçirilen düzenlemelerde ilk günden itibaren sorunlar yaşanabilmekte, Kanunun bile üst üste değiştirilmesi ihtiyacı doğmaktadır.

Piyasa şartları ve sektörün yaşadığı sıkıntılar, karşı karşıya olduğu kısıtlamalar dikkate alınmadan yapılan Kanun değişiklikleri nedeniyle telafi edilemez zararlar yaşanmakta, ülke ekonomisinin %30’unu etkileyen inşaat sektörünün gelişimi engellenmektedir.

Kamu kaynaklarının verimli kullanılarak projelerin zamanında, belirlenen maliyetle tamamlanabilmesi ve yapıların kalitesinin yükseltilmesi için ihalelerin önseçimli olması ve yeterlikleri dikkate alan bir ihale sisteminin uygulanması gerekmektedir.

Ayrıca, aşırı düşük teklif sınırını belirleyen Kamu İhale Kurumu Tebliği yeniden ele alınmalı ve uygun bedelin belirlenmesi prosedürü ihale komisyonlarının değerlendirmesine bırakılmayacak şekilde kesin bir yönteme bağlanmalıdır.

Bu konudaki en önemli husus ise, sektörün gerçek temsilcileri olan müteahhitlik sektörü temsilci kuruluşlarına hiç danışılmadan Kamu İhale Kanununda değişiklikler yapılmasıdır. Nitekim, son 3 yıl içerisinde bu şekilde yapılan değişikliklerin sayısı sekize ulaşmasına karşın halen hiçbir somut çözüm üretilememiştir. Şu günlerde yine aynı yanlış yapılmakta ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda sektör temsilcilerinin bilgisi haricinde değiştirme çalışmaları sürdürülmektedir.

Yasal ve yapısal düzenlemelerin hazırlanması veya Kanun değişiklikleri çalışmalarında sektörün temsilci kuruluşları ile işbirliği yapılması ve piyasa koşullarının, sektörün geleceğinin dikkate alınarak sektörün görüş ve önerilerinin değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

III. Tasfiye Kararnamesi İhtiyacı
Döviz cinsinden birim fiyatlarla üstlenilmiş olan veya eskalasyon katsayıları Üretici Fiyatları Endeksiyle (ÜFE) ilişkilendirilmiş olan projelerde ağır sorunlar yaşanmaktadır.

Ana inşaat malzemelerindeki yüksek maliyet artışlarına karşın ÜFE’deki ve döviz kurlarındaki (özellikle 2003 yılı başından itibaren) değişimlerin ana inşaat malzemelerinde yaşanan yüksek maliyet artışlarının çok gerisinde kalması, hatta negatif olması nedeniyle bu işler artık sürdürülemez hale gelmiş ve firmalar oluşan zararları artık kaldıramama durumuna düşmüş, taahhütler sürdürülemez hale gelmiştir.

Bu ciddi sorunun çözümü için en kısa zamanda bir Tasfiye Kararnamesi çıkarılarak, müteahhit firmaları iflasın eşiğine getirmiş olan ve sürdürülemeyecek konumdaki bu işlerin tasfiye edilebilmelerine olanak sağlanmalıdır.

kaynak: www.sedefed.org

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply